20.09.2019

Görülmüştür’de Görünen

Yazarın Film Puanı: 10/5

Görülmüştür, iyi bir kısa film yönetmenliği kariyerine sahip Serhat Karaaslan’ın ilk uzun metraj filmi. Görülmüştür, birçok ulusal ve uluslararası festivallere aday olduğu gibi bunların birçoğundan da ödüllerle dönmeyi başardı. Film, cezaevinde mektupları kontrol eden bir memurunun kendi kafasında kurduğu hayat ve realite arasında gidip gelen bir hikayeye sahip.

Karaaslan verdiği röportajlarda böyle bir iş kolunun olmasından haberdar olmasıyla konuyla ilgilenmeye başladığını söylüyor. Çeşitli izinler alınması gerektiği için de konuya belgesel olarak eğilmediğini ve bu işi yapan birinin nasıl biri olacağına kafa yormaya başladığından bahsediyor. Özellikle bu iş için edebiyat mezunlarının tercih edilmesi ve edebiyatçıların kurgu yeteneği de yönetmenin ilgisini çekmiş. Aynı şekilde yönetmenin filmi yazarkenki merakıyla ana karakter Zakir’in içinde bulunduğu meraklı durum ve olayların gelişmesi örtüşüyor. Yönetmen her ne kadar kendinden yola çıkarak bir senaryo yazmamış olsa da içinde bulunduğu araştırmacı hali yazdığı karaktere yansıtmış gibi görünüyor.

Psikolojik Altyapı ve Hikaye

Sürekli kapısı kilitli bir evde, eve gidiş geliş saatlerini takip eden içe kapalı bir anneyle yaşayan Zakir’in bir hapishanede iş bulması karakterin içinde bulunduğu psikolojik döngüyü de veriyor. Bunun yanında bu döngüden çıkmak için kafasında tasarladığı hayat ve gerçek hayat da genellikle çatışma halinde. Bu çatışma da izleyiciye karakterin tepkisizliği olarak veriliyor. Büyüdüğü ortam ve çalıştığı yer karakterin içe kapanık ve sessiz biri haline getirse de içindeki merak ve hayal gücü birleşince tutkusunun peşinden koşan bir Zakir ortaya çıkıyor.

Görülmüştür, hikaye olarak her ne kadar tutarlı olsa da bir uzun metraja yetecek malzemeye sahip değil. Bir noktadan sonra sahneler tekrara düşüyor. Defalarca görüş günü sahnesi var ve aslında zaman geçişi için kullanılan yöntem oldukça orijinal bir tercih ama bu tercih bile filmin akışına pozitif bir etki sağlamıyor. Bu sekans izleyici açısından daha çok kopukluk yaratıyor. Zakir’in gözünden izlediğimiz filmde böyle bir tercihin amacı Zakir için bir hafta içerisinde sadece görüş günlerinin anlamlı oluşu şeklinde açıklanabilir. Gerçeklikten kopan karakterin tek önem verdiği anlar Selma’yı gördüğü anlar olduğu için izleyiciye bu şekilde verilmek istenmiş olabilir. Bu düşünce filme hizmet eden bir yaklaşım olsa da izleyici açısından aynısını söylemek mümkün değil.

Yan Karakterler ve Karakomedi

Filmde yan karakterin derinlikli oluşu ama izleyiciye gerektiği kadarının aktarılması filmi izlemeye değer kılıyor. Oldukça durağan hatta depresif diyebileceğimiz Zakir’in çevresindeki karakterle Görülmüştür kara komedi havasını yakalıyor. İzleyici için ana karakterin iş arkadaşlar ve annesi birçok yöneyle karanlık ama davranış biçimleri ile komik hale geliyor. Söz konusu sahnelerde geçen sarkastik diyaloglarda Karaaslanoğlu Türkiye toplumunun sıradan halinin küçük bir profilini çiziyor. Erkek karakterlerin çoğunlukta olduğu filmde cinsiyetçi ve cinsel içerikli esprilerin var olmasına ve bunun sıradanlaşmış haline tanık oluyoruz. Gerçek böyleyken Zakir’in romantik dünyasında değişen hiç bir şey olmuyor. Hatta var olan gerçeğe karşı koymak yerine takıntı haline getirdiği merakı sayesinde hayal gücüne daha çok bağlanıyor.

Görülmüştür, anlatılmak istenen hikaye ve durum, kurulan yapı açısından iyi düşünülmüş olsa da işin içerisine anlatım biçimi ve film kurgusu girdiğinde bütünlükten bahsetmek mümkün olmuyor. Yapılan her tercihe ayrı ayrı anlam yüklemek mümkün ama bunların bütüne katkısı tartışılır çünkü izleyiciyi ne içine dahil eden ne de dışlayan bir yapısı var. Bu da bambaşka bir tercih olabilir ama izleyici açısından kafa karıştırmaktan öteye geçmiyor. Yine de Görülmüştür’le ilk uzun metraj filmine imza atan Karaaslan’ın ilerleyen zamanlarda başka filmlerini görmek yeni deneyimlere kapı açabilir.