16.05.2016

2015’in Gözden Kaçan Filmleri

Ercan Dalkılıç

What We Do in the Shadows

Geçtiğimiz yıl !f İstanbul’da “Aylak Vampirler” adı altında izlediğimiz “What We Do in the Shadows”, vampirlerin hayatlarını konu edinen bir sahte-belgesel (mockumentary) -belki de türüne “Vampire-mockumentary” demeliyiz tam olarak. Jemaine Clement ve Taika Waititi’nin müşterek yazıp yönettiği film, vampirlerin mutat sorunlarının (taze kan, kurt adamlarla mücadele gibi) yanı sıra günlük, sıradan insanların (kira, kız arkadaş, alışveriş gibi) sorunlarından da kendine neşeli anlar dokuyabiliyor. Bu arada filmin, “Braindead”, “Bad Taste” ve “Meet the Feebles” gibi gore-komedi örneklerinin ardılı olduğunu da belirtmeden geçmeyelim.

The Dark Valley

Geçtiğimiz yıl sanırım bir tek 26. Ankara Uluslararası Film Festivali’nde gösterildi “The Dark Valley” (“Das finstere Tal”), alışılagelmiş ‘kasabadaki yabancı’ kalıbını alıp 19. Yüzyıl Avusturya’sına taşıyan oldukça yenilikçi bir western denemesi. Teknik olarak oldukça üst düzey olan film, domino taşı edasıyla peşi sıra yıkılan taşlarıyla da tam bir dramaturji harikası. TV kökenli –ki hala televizyonlara çalışıyor (imiş) yönetmen- Andreas Prochaska’nın yönettiği filmde Greider karakterinde boy gösterin Sam Riley’in Clint Eastwood personasından beslenen kompozisyonu da görülmeye değer.