24.02.2017

Hayvanseverleri Kızdıracak Filmler

Lasse Hallström’ün yönettiği A Dog’s Purpose filminin çekimleri esnasında kaydedilen bir videonun yarattığı infial üzerine hayvanların film uğruna zarar gördüğü veya öldürüldüğü filmlerin listesi ile karşınızdayız. Dünya sinemasından yeni veya eski pek çok can alıcı örneği içeren bu filmler “sanat için değer miydi?” sorusunu akla getiriyor. Buyurun siz karar verin.

1. Electrocuting an Elephant (1903)

İlk örneğimiz Thomas Edison’un 1903 tarihli “Electrocuting An Elephant” adlı kısa filmi. Topsy, Coney Adası’nın Luna Parkında çalışan bir sirk filiydi. Bazı saldırgan davranışları nedeniyle insanlara tehdit olarak görüldüğü için asılarak cezalandırılması isteniyordu. Aslında Topsy’nin bu tip davranışlar sergilemesi sebepsiz değildi. Mesela eğitmenlerinden biri üzerinde yanan bir sigara söndürmeye çalışmış ve Topsy de bu yüzden ona saldırmıştı. Hayvanın asılması yerine elektrik çarpmasını öne süren Edison olaya müdahale etti. Elektrik çarpması tartışmalı bir şekilde “insancıl” (ve sinematik) olsa da, Edison’un asıl amacı, kendi yüksek voltajlı doğru akım sisteminin etkisini göstermekti. ” Electrocuting an Elephant”, geçen yüzyılın başında kitlesel eğlence anlayışında da bir değişime işaret ediyordu. Sirkte performansını izlemek yerine seyirciler bir filin ölümünü izlemek üzere defalarca sinemaya akın etti.

2. Stagecoach (1939)

Hollywood’un en büyük dublörlerinden biri olarak hatırlanan ve 1930’lu yıllarda John Wayne’in dublörlüğünü yapan Yakima Canutt aynı zamanda hayvan hakları savunucuları arasında da hayli kötü bir üne sahip. Neden mi? Basit ama korkunç bir mekanizmayı icat ettiği için. Mekanizma şöyle çalışmaktaydı. Atın ön bacaklarına bağlanan kablolar toprağa gömülü ağırlıklara sabitleniyordu. Böylece at dört nala koşarken tellerin bitiminde ayakları yerden kesiliyor ve feci şekilde yere yuvarlanıyordu. Bu sayede Stagecoach harika efektlere kavuşmuştu ama o zamandan beri yasaklanmış olan bu mekanizma yüzünden çok sayıda at öldürülmüş ya da sakat kalmıştı.

4. Ben-Hur (1925)

Reeves’in yönettiği film ne yazık ki güvenliği sağlama konusundaki gevşek tutumdan ötürü bir dublörün ve beş atın hayatına mal olmuş.

5. Jesse James (1939)

Jesse James’in Frank James (Henry Fonda) ve kardeşi Jesse (Tyrone Power) ın yerine geçen dublörleri atlarıyla yüksek bir uçurumdan atlıyordu. Düşüş farklı açılardan iki kere çekilmiş ancak atı öldürmek için tek bir atlama yeterli olmuştu. Hesaplara göre at ya suya düşmeden önce belini kırmış ya da suya düştüğünde panikleyince boğulmuştu. Geniş kapsamlı protesto gösterileri sonrasında Amerika Sinema Derneği, hayvanların kullanımı için kurallar oluşturulmasına izin vermeyi kabul etti.

1234