31.05.2020

Hiçliğin Maviye Karıştığı Yapım: Nói albinói

İrem KÖYCÜ

İzlandik yönetmen Dagur Kári’nin İzlanda sineması adına uluslararası başarıyı yakaladığı, ilk uzun metrajlı filmi ve aynı zamanda bir yönetmenlik atılımı olan Nói albinói; klostrofobik İzlanda doğasının insan yaşamı üzerindeki etkilerinin sinemaya iyi bir aktarımı olarak değerlendirilebilir. Filmde, yer yer öne çıkan manzara görüntüleriyle buzlar ülkesini andıran İzlanda’nın sunduğu yaşam koşullarının baskıcı kapalılığını aşmayı hayal eden bir gencin hikâyesine tanık oluyoruz.

On yedi yaşındaki Nói, büyükannesiyle birlikte yaşıyor ve zaman zaman babası tarafından ziyaret ediliyor. Okula pek uğramayan Nói, bunun yerine köydeki kitapçı ile vakit geçirmeyi veya evindeki bodrum katında saklanmayı tercih ediyor ve tüm bu süreç devam ederken alışılmışın dışında geçen bir günde ise arada bir gittiği benzin istasyonunda çalışan Íris ile tanışıyor.

İzlanda’nın batı fiyortlarında melankoliyle ve umutsuzlukla dolu bir köyde yaşayan karakterlerin günlük rutinleri ve sıradan meslekleri var. Bu düzenin içinden kopmak isteyen Nói, Hawaii’ye kaçmaya karar verir, bu isteğini gerçekleştirmeye çalışırken bir araba çalar ve kız arkadaşı Íris’ten de onunla birlikte gelmesini ister. Íris bu teklifi reddettikten sonra Nói hırsızlıktan tutuklanır ancak tutukluluğu uzun sürmez ve evine döndüğünde kendisiyle baş başa kaldığı bodruma iner. Nói yeniden dışarı çıktığında ise büyük bir felaketle karşı karşıya kalır çünkü diğer tüm karakterlerin ölümüne neden olan bir çığ yaşanmıştır. Son sahnede Nói evin sağlam kalan bir yerine gider, View-Master’ını alır, kaçıp gitmeyi hayal ettiği egzotik bir plajın fotoğrafına bakar.

Film, arka planında ihtişamlı bir dağ olan Nói’nin evine bir bakış ile başlıyor. Bu sahne, solucan gözü lensle çekildiğinden dolayı, dağ gerçekte olduğundan daha büyük görünüyor. Yönetmen, bu ve benzeri dış mekan sahnelerinde soğuk renk paletini pervasızca kullanıyor; özellikle mavi renk tonuyla sonsuz donma hissini ve İzlanda’da geçen kışların alaca karanlığını seyircinin üzerine yüklüyor.

Bir sonraki sahne Nói’nin bodrum katına inişini gösterir. Evin içinde doğal ama yine de mavi gibi algılanan bir ışık vardır. Devamında Nói; kötü aydınlatılmış, basit nesnelerle dolu bir bodrumda görünür: bir yatak, küçük eşyalarla dolu ahşap bir raf, bir fan. Nói bir sigara yakar, derken bir yıldırım sesi duyulur. Karakterin nötr kostümü soluk mavi tişörtten ve açık renk kot pantolondan ibarettir ve bu durum, sahnenin ve filmin geri kalan soğuk motifleri ile uyum sağlar.

Nói sigarasını içerken sahne, büyükannenin yapboz yaptığı mavi ışıklı oturma odasına geçer. Parçaları bir araya getirme sesi bir çalkantıya eşlik eder ve hızlı bir sahne geçişiyle Kiddi yemek odasında yemeği bırakır ve giderek artan çalkantılı sesi dinlemeye başlar. Sonra işini bırakıp başını kaldıran ve sese kulak kesilen büyükanneye yeniden dönülür. Devam eden sahnede rubik küple oynayan Nói’nin okul müdürü Þórarinn, gelen sesle beraber rubik kübü bırakıp pencereye doğru bakar. Sonrasında kamera Nói’ye geri döner, Nói’nin yatakta oturduğu ve şans eseri sesi dinlediği gösterilir. Aynı anda bodrum sallanmaya başlar ve raflardan eşyalar düşer.

Bundan sonra 22 saniye süren tam karanlığa, hafif bir cızırtı haline dönüşen ölü sessizlik eşlik eder. Sonra karanlık ve sessizliğin ikisi de Nói’nin ellerindeki çakmak tarafından kesilir. Ortamdaki tek ışık kaynağı Nói’yi orta parlaklıkta gösterir. Burada tek bir sahne olsa bile kalan kısımlar tek tek resmedilir. Şu şekilde sıralanabilir: Nói’nin bodrum kapağına doğru bakan yüzüne bir bakış, Nói’nin kapağı itmeye çalışmasına bir bakış, Nói’nin kapağı açıp ardından yatağına geri döndüğü orta ölçüde bir yakın çekim. Bu sahnelerdeki tek ışık kaynağı olan çakmak ile Nói yakın çekimde gösterilir fakat kamera çakmağa odaklıdır, Nói’nin yüzü bulanıklaşır.

Karanlıkta köpekler havlamaya başlar ve kapağı açmanın sesi duyulur. Kamera, solucan gözü lensle bir kurtarma görevlisini gösterir. Sonra görevlinin Nói’nin dışarı çıkmasına yardım ettiği ve Nói’nin soğuktan nefes nefese olduğu kısım gösterilir. Sıcaklık farkının vurgulandığı sahnede Nói’nin soluk mavi tişörtü, kurtarma görevlisinin turuncu üniforması ile zıtlık oluşturur.

Genel itibariyle çığın kendisi filmde bir kez bile tasvir edilmez. Bununla birlikte açılış sahnesinde Nói’nin karla tamamen tıkanmış kapıdaki karları küremesi son trajediye duyulan bir küstahlık göstergesi ve diğer yapılandırmalar (kan sıçraması, Kierkegaard’ın felsefesi) bu trajediye eşlik eder.

İlk paragrafta üzerinde durulduğu gibi Nói albinói oldukça İzlandik bir film. Filmin odak noktası sadece kuzeydeki uzak ada değil. Aynı zamanda filmde bölgenin doğal bir fenomenine, özellikle de sahne üzerinde yaratılan atmosfer için seçilen Bolungarvik kasabasındaki bir binanın temsil ettiği Batı fiyortlarına vurgu yapılır. İzlanda’nın bu seyrek nüfuslu bölgesindeki insanlar, 1995’te Súðavík ve Flateyri’de iki büyük çığ felaketi yaşadılar. Bu açıdan bakıldığında film, yerel ve toplumsal olarak da değerlendirilebilir.

Kaynakça:
1) https://www.imdb.com/title/tt0351461/
2) https://grapevine.is/icelandic-culture/movies-theatre/2016/08/11/the-saga-of-icelandic-cinema-noi-the-albino/
3) https://utulethule.pl/analysis-of-dagur-karis-noi-the-albino/
4) http://www.bfi.org.uk/news-opinion/news-bfi/lists/10-great-icelandic-films Accessed 26 September 2017