15.09.2018

İçimdeki Hazine: Emanetin Peşinde

İçimdeki Hazine, köklü ve zengin bir ailenin yurtdışında büyümüş kızları Sema’nın babasını kaybetmesi üzerinde İstanbul’a dönmesi ve kendisine miras kalan çok değerli bir emanetin sırrını çözmeye çalışmasını konu ediniyor.

Filmin içeriği; Türk-İslam bilgi birikimi, metafizik, tasavvuf gibi derin kaynaklardan beslenmiş. Burada filmin yapımcılığını ve senaristliğini üstlenen Coşkun Çokyiğit kendi akademik çalışmalarından faydalanmış olsa gerek. Farklı bir bakış arandığı ortada ancak biçim, içeriğin bir tık altında kalmış diyebiliriz.

Seyirci Heyecanlanmak İstiyor

Bir sinema eseri dramatik yapısındaki taban ve tavanlarla; tıpkı bir klasik müzik eseri gibi sürekli bir hareket içinde olmalıdır. Seyirciyi filme bağlayan şey şüphesiz bu harekettir. “İçimdeki Hazine” bu dinamizmi kendi biçiminde oturtamamış bir film. Özellikle öyküsel düğümlerin çözüldüğü anlarda tavan yapması gereken duygularım içimde söndü diyebilirim. Seyirci ayağa kalkmak istiyor. Kötünün cezasını bulduğu bir an olabilir bu veya beklenen bir cevabın bulunduğu; seyirci heyecanlanmak istiyor. Ne yazık ki hevesi kursağında kalıyor.

Demir Karahan, Sedat Erdiş ve Levent Sülün gibi isimleri tenzih ederek; cast ve oyunculuğun benim beklentiyi tatmin etmediğini de belirtmek zorundayım.

Önayak olabilir

Türk Sineması devşirme kahramanlar ve öykülerle bir dönem “yeni” arayışında zarar görmüştü. Son yıllarda ortaya konan birtakım ürünler; Türk Sinemasının sadece melodramlardan, avam komedisinden, ucuz korku filmlerinden ibaret olmadığını da gösterme gayreti içinde. Her ne kadar teknik açıdan yetersiz olsa da bu filmler bizde geç kalmış “Tanzimat” edebi genleşmesi gibi dallanıp budaklanacak farklı kulvarlar arıyor. “İçimdeki Hazine” de bu bağlamda bilim kurgu, fantastik, psikolojik, özgün dram gibi alanların yıllardır bir türlü ayaklanamayan bir bebeğin emeklemeleri benzerliğinde beyaz perdeye gelmesidir. Her türlü olumsuz ancak yapıcı eleştirilerin yanısıra bu bahsi geçen dallanma, genişlemede bu ve benzeri filmlerin önayak olabilirliği noktasında hep umut dolu kalacağız.