17.04.2017

İFF Günlük – 11

Tiere / Hayvanlar

Avusturya ile İsviçre arasında gidip gelen, evlilik, aldatma ve ilişkiler sarmalında ilerleyen bir akıl oyunları Tiere adeta. Sıradan bir çatırdayan aile hayatı ya da aldatma hikâyesi izleyeceğini düşünen seyirciyi adeta şaşkına çeviren bir film var karşımızda. Zira birbirine paralel ilerleyen hikâyelerin bir de iç içe geçen ve takip etmekte zorlanılacak kurgusu ile film, tam bir arap saçına dönüyor. Seyircinin algısıyla tabiri caizse kedinin fare ile oynadığı gibi oynayan film, Lynch’in kafasından oldukça etkilenen güçlü bir psikolojik gerilim filmi olarak tanımlanabilir.

Tuba BÜDÜŞ

Kékszakállú

Mayınlı Bölge filmlerinden Kékszakállú, sakin sakin ilerleyip, fakat dile getirmek istedikleriyle oldukça sarsıcı bir etki yaratanlardan. İsmini Macar besteci Bartók Béla’nın A kékszakállú herceg vára adlı operadan alan ve müziklerinden de yararlanan film, birçok noktada da bir opera temsilini kendine rehber ediniyor. Zira birden çok karakter üzerinden Arjanti’nin üst-orta sınıf gençlerinin büyüme sancılarını kendine dert edinen film, bazen topluca karakterlerini karşımıza konumlandırırken bazen de solo bir performans izlettiriyor adeta bizlere. Özellikle ergenlikten gençliğe ya da gençlikten yetişkinliğe geçiş aşamasındaki kadın karakterleri, klasik sinemada olduğunun tam tersi bakılan değil de hep bakarken izliyoruz. Karakterlerini bir başkasının özellikle de bir erkeğin gözünden göstermeyerek onları koruyup kollayan Gastón Solnicki’i sırf bu sebeple bile takdir etmek gerek. Lakin filmin parçalı kurgusunun çok da kolay bir seyir deneyimi yaşatmadığını da söylemek gerek.

Tuba BÜDÜŞ

Weirdos

Kendini bulma ve kabullenme temaları üzerine ilerleyen bir büyüme hikayesi olan Weirdos, öte yandan yetişkin insanlar için de bir büyüme filmi sayılabilir. Ana karakterlerin ailelerinin büyümeme ısrarları, çocukların zorunlu büyümesine neden oluyor. Her şeyi iki karakter de çok olgun karşılarken karşımıza Kanada yapımı bir Amerikan bağımsızı  yol filmi çıkıyor. Çok büyük laflar etmese de sıkmayan bir hafif seyir olarak antidepresan etkisi yapıyor.

Haktan Kaan İÇEL

Murtaza

Nuri Bilge Ceylan’ın yardımcı yönetmeni Özgür Sevimli’nin dedesinin anılarından esinlenerek yazılan filmi Murtaza, ölüm ve yaşam arasında ruhları çökmeye başlayan insanların filmi olarak yorumlanabilir. Cezmi Baskın rolünde klasik Cezmi Baskın rollerinden biri oynarken, durumu farklı kılan sinematografi ve sinema dili olarak farklı bir projede yer alması diyebiliriz. Görsel açıdan son derece başarılı sahneler kotarılırken hikaye anlatımı konusunda pek de verimli bir iş çıkartıldığını söyleyemeyiz.

Haktan Kaan İÇEL

Wulu

Afrika’daki uyuşturucu trafiğini ve nezih yaşamaya çalışan ama fakirlikten kötü şartlara mahkum olan Malililerin hayatlarına eğiliyor. Afrikalı futbolcularda da görülen parayı bulunca savurma alışkanlığı bu filmde de irdeleniyor. Güvenliğin sınırlı olduğu bu yolda her gün canını tehlikeye atan insanların hikayesini, tempolu bir kurgu ve oturaklı senaryosuyla perçinleyen Wulu sağlam bir suç filmi olarak göze çarpıyor. Afrika’dan böyle eli yüzü düzgün iş az çıktığı için kaçırılmamalı…

Haktan Kaan İÇEL

Kırık Kalpler Bankası

Onur Ünlü’nün Romeo ve Juliet hikayesini Türk kültürüne entegre ettiği film, gösterişli görüntü yönetimi, parlak sanat tasarımı ve sarhoş edici kurgusuyla  yorucu bir filme dönüşüyor. Ancak stilize bir çalışma olarak benzersiz olduğundan filmi hoş görmek mümkün diyebiliriz. Ses bandının sağlıklı analiz edilmemesi sonucunda Shakespeare’in metninden kopan diyaloglar anlaşılmaz hale gelmişler. Filmin temposu yarışın başında fazla hızlı koşan bir koşucunun dalağının şişmesi sonucunda ivme kaybetmesine benzer olarak güç kaybetmiş.

Haktan Kaan İÇEL