19.08.2020

İki Gün Bir Gece: “İyi Bir Mücadele Sergiledik”

Sandra’nın mücadelesi

Deux Jours, Une Nuit – İki Gün Bir Gece, Dardenne Kardeşler tarafından yazılıp yönetilen bir Belçika filmidir. Film 2014 yılında vizyona girmiştir ve aynı yıl düzenlenen Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarışmıştır. Film işten çıkarılan Sandra’nın işini geri kazanmak için vermiş olduğu mücadeleyi bizlere gösterir.

Sandra geçirdiği depresyon nedeniyle bir süre işine ara vermiştir ve bu süreçte patronları, işleri bir kişi eksik olsalarda yürütebildiklerini görmüşlerdir. Bunun sonucunda patronlar çalışanlardan bir karar almalarını isterler ve onlara iki seçenek sunarlar. Birincisi Sandra işten çıkarılacaktır ve bütün çalışanlar ikramiyelerini alacaklardır. İkincisi ise Sandra işine geri dönecektir fakat çalışanlar ikramiyelerini alamayacaklardır. Oylama 16 kişiden 14 kişinin ikramiyelerini seçmesiyle sonuçlanır. Sandra tam işine geri dönmeye hazırlanırken bu haberle sarsılır. Arkadaşının yardımı ve ısrarıyla patrondan yeni bir oylama için iki gün daha süre ister. Bu iki günde bütün enerjisini işini geri kazanmak için çalışma arkadaşlarının kararını değiştirmeye harcar.

Vakit kaybetmeden kapı kapı dolaşmaya başlar. Sandra kapısına gittiği her insanın fikrini değiştirmeye çalışırken, onlar da Sandra’ya, aldıkları kararı meşrulaştırmak ister gibi kendi sebeplerini sunarlar. Belki de bahanelerini… Varılan her sonuçla birlikte Sandra’nın ruh halinde ciddi değişimler yaşanır. Kendini dilenci gibi hissettiği bir noktaya bile gelir fakat fikrini değiştirdiği insanlar umudunu kaybedip pes etmesine engel olur. Yeni kurtulduğu depresyonun da etkisiyle fazla sıkıntılı bir süreçten geçmektedir.

Sandra zorlu geçen bu iki günden sonra yeni oylama için iş yerine gider. Oylama tekrarlanır ve sonuçta çalışanların sadece yarısı Sandra’nın lehine oy kullanmıştır. Çoğunluk sağlanamamıştır. Sandra eşyalarını toparlayıp ayrılmaya hazırlanırken, patronun onunla görüşmek istediğini öğrenip yanına gider. Patronu Sandra’ya kontratı dolmakta olan bir işçisinin kontratını yenilemezse onu işe geri alabileceğini söyler. Sandra ise iki gündür sürdürdüğü işsizlik mücadelesinin arkasında durarak bu teklifi kabul etmez. Kendisinin işsiz kalmasına göz yuman çalışma arkadaşlarına rağmen o işini geri almak pahasına da olsa bunu yapmayacaktır.

Marion Cotillard’dan unutamayacağınız Sandra performansı

Verdiği karardan memnun, mücadele etmenin rahatlığı ile mutlu bir şekilde oradan ayrılır. Sandra bizden uzaklaşarak yürürken biz de taşıdığı yükten kurtulmuş olmasının hafifliğini hissedip onunla birlikte girdiğimiz bu macerayı sonucu ne olursa olsun huzurlu bir şekilde tamamlıyoruz.

Marion Cotillard, Sandra karakterinin bitkinliğini ve çaresizliğini başarılı bir şekilde izleyiciye yansıtır. Kendimizi onunla birlikte yorulup, üzülüp, sevinip, vazgeçmeye yaklaşıp tekrardan çabalarken buluyoruz. Hayatın acımasızlığını hatırlarken bir filmde olduğumuzu unutuyoruz. Bir şeyleri kazanmak için hep savaşmak, çabalamak gerektiğini çok gerçek bir olayla adeta yaşıyoruz.

Film ne kadar kişisel bir hikaye gibi görünse de aslında toplumsal bir sorunu ele alıyor. Hayatın her alanında karşılaşabileceğimiz sıkıntılar, gerçek problemler, herkesin başına kolayca gelebilecek bir olayla gösteriliyor. Bu gerçeklik can sıkıcı olsa da Sandra’nın verdiği mücadele hep bir umudun olduğunu ve sonucu ne olursa olsun iç huzurun her şeyden önemli olduğunu anlatıyor.