07.10.2021

İstanbul Film Festivali Kino Seçkisi İzlenimleri – 2

İstanbul Film Festivali ve Goethe-Institut iş birliğiyle Alman Sineması’nın en güncel ve başarılı filmlerinin gösteriminin gerçekleştiği Kino 2021’de kısa süre önce seçkinin ilk beş filmini sizler için değerlendirmiştim. Bugün de seçkinin ikinci yarısında yer alan beş filmle birlikte olacağız.

İşte o filmler:

Rivale

Seçkide yer alan altıncı film, büyük kısmı kapalı bir mekânda ve çok az sayıda karakter arasında geçen Rivale. Kısıtlı mekan ve az karakterli yapısını ilgi çeken bir konu ve başroldeki çocuğun göze batan performansıyla avantaja çevirmeyi başaran film, altında yatan psikolojik temelli davranışlarıyla zıt yapıda bir hikâye sunuyor. Dram ve gerilim türüyle keskin biçimde ikiye ayrılan filmin ilk yarısındaki olay örgüsü, ilerleyen dakikalar için sürprizler barındırsa da ikinci yarıyla birlikte klasik gerilim filmi havasına bürünmesi, beklentileri de başka bir yöne çekiyor. Finalinin nasıl kurgulanacağı dışında pek çok açıdan beklentilerin uzağında kalan ikinci yarı, akıllarda bıraktığı birçok soru işareti ve tahmin edilebilir finaliyle özgün işleme potansiyelinden uzaklaşarak noktalıyor.

Filme notum: 5,5/10

Ökozid

Seçki kapsamındaki yedinci yapım, tipik bir mahkeme filmi olan Ökozid. Son yıllarda etkileri ciddi derecede hissedilen iklim krizine 2034 yılında Almanya’ya karşı açılan uluslararası bir dava üzerinden bakan film, gergin atmosferi ve tartışmayı diri tutan mahkeme sahneleriyle dikkate değer bir anlatım sunuyor. İnsanın doğa üzerinde kurduğu hakimiyetin sonuçlarının yaşama hakkıyla olan çatışmasıyla meydana gelen sonuçların sadece mahkeme salonunda yoğun diyaloglarla dillendirilmesi filmin bir noktasından sonra takip etmeyi zorlayarak yer yer tekrarlara düşen atışmalara dönüşüyor. İklim konusunda yer verdiği farklı görüşlerle müzakere ortamına da zemin hazırlayan olay örgüsü, seyirciyi de dahil ettiği sert duruşmalarla insanoğlunun en aciz halini ortaya koyup “Tüm bu yaşananlar ne için?” sorusunu ortaya atıyor.

Filme notum: 5/10

Le Prince

Seçkinin sekizinci filmi, aşk üzerine bir dram olan Le Prince. Farklı toplumsal çevreden gelen iki aşığın ilişkilerinin kendi sınırları içindeki boğuculuğunu dışarıya da yansıtan film, kendi içinde debelenip duran senaryosuyla benzer örneklerinden farklı hiçbir şey sunamıyor. Film; klasik karakterleri, sevgi ve acıyla birçok kez gelgit yaşayan bir ilişki ve merak olgusunu körelten anlatımıyla yönetmenin ilk uzun metrajı olmanın verdiği toyluğu fazlasıyla ve tüm defolarıyla yansıtıyor.

Filme notum: 4/10

Die Frau des Piloten

Seçkinin dokuzuncu filmi, “Çok iyi tanıdığınızı sandığınız eşinizin giderek kaybolup gitmesi nasıl bir histir?” sorusunu sormamızı sağlayan Die Frau des Piloten. Suçluluk ve güven ile bağlılık ve ayrılık üzerine farklı duyguları birbiri içine geçiren film, aşk kavramının çelişkilerinin dar koridorlar arasında çıkış aradığı bir dram. Aşkın cazibesiyle bir araya gelen farklı dünyaları beş yıllık zaman diliminde veren yönetmen, ağırlığı doğru paylaştırdığı karakteriyle hikayenin olay akışını Yeşilçam’ın melodramları şeklinde sunuyor. İki farklı kültürün bireyleri ve özellikle ikinci yarısında ağırlık vermeye başladığı “radikal İslam”ı göze sokmadan anlatan yönetmen, filmin iskeletini aşk üzerine kurarak yola çıktığı amacından sapmıyor.

Filme notum: 6/10

Fabian oder Der Gang vor die Hunde

Gösterimlerin onuncu ve son filmi ise seçkinin en iddialılarından Fabian oder Der Gang vor die Hunde. İdeal bir dünya inancına tutunan ve bugünün dünyasından umudu kesmiş bir hayalperest olan Fabian’ın hayatına çöküşe doğru gitmekte olan Almanya özelinden bakan film, uzun süresiyle uyarlandığı romanın tadını bırakmayı başarıyor. Henüz ilk dakikasından itibaren her yönüyle farklı anlatım tarzı ve teknik ayrıntılarda alınan risklerle doğru yolda ilerleyen film, 1930’lar Weimar Almanya’sına sarkastik bir bakış atarak hedonizm yüklü bir ülkenin röntgenini çekiyor. Geçtiği çağa uygun modernist film teknikleri ve arşiv görüntüleriyle anlatısını güçlendiren hikâye, seyircisini farklı bir aşkın içinde çıkardığı yolculukla görevini başarıyla tamamlıyor.

Filme notum: 7,5/10