29.05.2017

Short Skin: Enteresan Bir Sorunum Var, İşin içinden Çıkamıyorum!

Arzu ÇEVİKALP

34. İstanbul Film Festivali’nin “Antidepresan” filmlerinden biri olan “Küçük Bir Sorun” cinsellikle ilgili sorun yaşayan bir çocuğun, ergenlikle mücadele edişini, ergenliğin altında yatan nedenleri ortaya koyuyor. Cinselliği tanımayan ve hayatında hiç milli olmamış genç bir ergenin başına gelenleri, güzel bir mizah sosuna bulayarak anlatan film, İtalya’nın doğal ortamlarını perdeye kancalayarak natüralist bir anlatımla güçlendiriyor ve gençliğe farklı bir bakış atıyor ki, farklı görüşlerin altını çizebilsin!

Penisiyle ilgili (fimozis, sünnet

derisi darlığı) sorunu olan genç ç

ocuk, bir türlü ilişkiye giremiyor çünkü penisindeki acı ona psikolojik anlamda zarar veriyor. Peki, genç çocuk bu acıdan nasıl kurtulabilir? İşte burayı çok dikkatle okumanızı öneririz, sebebi de söyleyeceğimiz şeyin sizi güldürecek oluşu. Sünnetle penisteki ince derinin atılması gerektiğini söyleyen doktor, çeşitli esprilerle çocuğun bu ameliyatı kabul etmesini istiyor, ama söz konusu penis olunca bu o kadar kolay değil! Sünnet hakkında bazı bilgiler veren filmi izlerken aklımıza Türk inanışındaki sünnet kavramı geldi. Müslümanlığa göre sünnet olması gereken erkekler buna alışkın oldukları için sorun olmuyor, lakin İtalyan çocuğun geçireceği ameliyatın riskli olduğunu düşünüyor oluşu, çok büyük bir olay. İtalya’da böyle bir inanç olmadığı için, çocuğun bu şekilde kendini negatif düşüncelere doğru itmesi çok da şaşılacak ve büyütülecek bir şey değil aslında. Sözün özü; bizde bir kural olan sünnet olma olayı, İtalya’da farklı bir duruma dönüşüyor. Sünneti yalnızca sağlık için yapıyorlar.

İtalyan aile yapısını göz önüne seren hikâye, onların rahat yaşamlarını izleyiciye göstererek İtalyanların hiçbir şey üzerinde çok fazla düşünmediklerini ve aşırıya kaçmadıklarını vurgulayarak, olayları ve insanları olduğu gibi kabul etmelerini ön plana alıyor. Sorunlarını gayet cool bir biçimde çözmeye alışkın olan İtalyanlar, özgürlüklerinin tadını çıkartarak, bazı detaylar üzerinde gereksiz yere takılmıyorlar, belki de tüm bunlar filmdeki karakterlerle ilintilidir, ama İtalyanların bu şekilde davrandıklarına dair bir izlenim edindiğimizi de belirtmek isteriz. Buradan hareketle; ergenlik sorunlarını ailesine anlatmadan kendi başına çözmeye çalışan genç çocuk, bazı garip deneyimler yaşayarak, izleyenleri bir hayli güldürüyor, çünkü o deneyimler herkesin kolay kolay yaşamayacağı türden! Psikolojik motiflerle mizahın dibine vuran film, karakterin naif ve saf hallerini belirginleştirerek, filmi onun gözünden izlemememizi vesile oluyor ve onun duygularının perdeye nasıl yansıdığını böylece görmüş oluyoruz. Çekingen ve ürkek bir genç çocuğun cinsellikle ilgili fikirlerini hikâyeye güzel bir şekilde ekleyen yönetmen, arada gerçeküstü sahnelerle absürtlüğün sınırlarını çiziyor. Gerçekleri burnumuzun dibine dayayan film, özgün bir şekilde ele aldığı penis problemini estetik sahnelerle zenginleştirerek, sadece sağlık sorununa odaklanmıyor, aynı zamanda genç çocuğun cinselliği tanımasını arzu ediyor ve bunu da bazı argümanlarla destekliyor. Görselliğe aşırı önem veren film, yakın ve uzak planlardaki başarısını çerçeveleyip, karakterler arasındaki uyuma yer veriyor.

Sonuç olarak; ergenlik dönemine ait korkuları ve hayalleri aşina olmadığımız bir biçimde sergilen film, bilindik sistemin üzerine çarpı atarak, gençlerin ergenliklerini istedikleri şekilde yaşamaları adına bazı söylemlerde bulunuyor. Genç çocuğun düşünceli hallerini seyircilere güzel bir biçimde aktaran hikâye, ince ayrıntılarla beraber limitsiz ve kuralsız hayatın gençler için daha iyi olduğunu öne sürerek, onların gençliklerini öyle ya da böyle yaşamaları gerektiğini savunuyor ve şunu soruyor: cinsellikte ne kadar ileri gidebilirsiniz? Filmin en büyük özelliği; olayları sıradanlaştırmadan anlatıp, karakterleri de biraz çılgınlaştırması… Bu yıl Berlin’de ‘Generation’ bölümünde yarışan “Küçük Bir Sorun”, 2014 Venedik AKAI Özel Mansiyon ödülünü kazandı.