31.03.2020

İzlenmesi Gereken 20 Japon Filmi

Confessions (Kokuhaku, 2010)

Sinema tarihinin en stilize filmlerinden biri olan “Kokuhaku” tam bir yönetmenlik harikası. Kızını öldüren öğrencilerinden intikam alan bir öğretmenin hikayesinin anlatıldığı filmde ‘cinayet anı’nı geriye dönüşlerle  anlatıyor Tetsuya Nakashima. Ama kurgudaki orijinalliğin yanı sıra yönetmenin video klip estetiği etkili biçimsel numaralarına hayran olmamak elde değil. Görsel açıdan yaratıcılık salgılayan “Kokuhaku” alt metin açısından da tartışmaya açık, cesur bir iş. 

Double Suicide (Shinjû: Ten no Amijima, 1969)

Masahiro Shinoda’nın filmi, bir kukla gösterisinden (bunraku), iki aşığın sonu trajik bir ‘çifte intihara’ varan yasak aşk öyküsü çıkarıyor. 1700’lerde yazılmış bir kukla tiyatrosuna dayanan film, Japon Yeni Dalgası’nın en önemli eserlerinden kuşkusuz. Hikayeyi sunma biçimi bakımından ‘kuklacılardan’ yararlanan yenilikçi tavrı ve dramatik örgü yaratmadaki başarısı nedeniyle “Double Suicide” için sinema tarihinin en önemli eserlerinden biri diyebiliriz.

Guilty of Romance (Koi no tsumi, 2011)

Shion Sono’nun Nefret Üçlemesi’nin son filmi olan “Guilty of Romance”, yönetmenin şiddet ve cinsellik yüklü  tarzını sonuna kadar yansıtan, rahatsız edici,  uç noktalarda dolanan bir eser. Sıradan bir kadının bir hayat kadınıyla tanıştıktan sonra tersine evrilen yaşamını odağa alan Sono, üçlemenin ikinci filmi Cold Fish’in aksine bu filmde polisiye örgüye daha fazla ağırlık veriyor. Yönetmenin, aşırılıklarla, histerik performanslarla ve abartılı duygu patlamalarıyla dolu sineması herkese göre değil ama farklı deneyimlere açık olanların bu tokat hissiyatı yaratan filmi ilgiyle izleyeceği kesin.

12345