31.03.2020

İzlenmesi Gereken 20 Japon Filmi

Samurai I: Musashi Miyamoto (1954)

Japon kılıç ustası Miyamoto Musashi’nin hayatının belli dönemlerinin anlatıldığı Samurai Üçlemesi’nin ilk filminde karakterin asiliği, kılıç kullanmadaki ustalığı gibi belli başlı özellikleri yansıtılıyor. Hiroshi Inagaki’nin filmde yalın ve sade bir anlatıma başvurduğunu söyleyebiliriz. Yönetmen filmi düello sahneleriyle doldurmadan yaklaşık 93 dakikalık süre içerisinde ‘kısa ama öz’, etkileyici bir samuray filmi yaratıyor.

Good Morning (Ohayo, 1959)

Ozu’nun pek bilinmeyen ama en iyi filmlerinden biri. Evlerine televizyon girdikten sonra bir iletişim sorunu yaşayan iki küçük çocuğun hikayesi, sıcak ve sevimli bir şekilde anlatılıyor. Yine sabit planlar ve minimalist ton filmi sırtlarken Ozu’nun özellikle teknolojiyle birlikte değişen yaşamları resmederken mizahı asla elden bırakmaması takdire şayan.

Still Walking (Aruitemo aruitemo, 2008) 

Günümüze uyarlanmış modern bir “Tokyo Story” olarak adlandıracağımız “Stil Walking”de Ozu sinemasından fazla etkilenmişe benzeyen Hirokazu Koreeda,  jenerasyon farklılıkları öyküsünü modern insanın sorunları üzerinden anlatıyor. 2000’lerin en iyi minimalist filmlerinden biri olan”Stil Walking”, ciddi bir tavır takınmayan, doğal karakterleriyle günlük hayatta göz ardı ettiğimiz küçük ayrıntıları ön plana alan fazlasıyla hoş ve sıcak bir film.

Street of Shame (Akasen chitai, 1956) 

Kenji Mizoguchi’nin başyapıtı “Sansho Dayu”dan iki yıl sonra çektiği “Akasen chitai”, yani bilinen İngilizce adıyla “Street of Shame”, yönetmenin kendine has minimalist üslubunun doruk noktalarından. Bir genelev çalışanlarının sıradan hayatlarına dalan yönetmen, özellikle dönemine göre son derece cesur, zaman zaman feminizm kokan alt metinlerle donatıyor filmi. “Akasen chitai”, Mizoguchi’nin filmografisinde biraz geri planda kalmış olsa da, sinemasal başarısı dışında öyküsüne bakış açısındaki cesareti ve toplumsal çıkarımları nedeniyle yönetmenin başyapıtlarından biri.

 

12345