23.03.2017

Japonya’nın Dünyaya Armağanı: Akira Kurosawa

Gelmiş gelmiş en büyük yönetmenlerden biri tartışmasız Kurosawa’dır. Japonya ve Asya sinemasına olan katkıları, auteur diybileceğimiz tarzı ve sanatın her dalından esintiler sunması ile bu ünvanı fazlası ile hak etmekte. Ressamlığa soyunduğu yılların etkisi ile adeta tablo gibi sekanslar oluşturan Kurosawa, edebiyat ile kurduğu yakın bağ ile de sağlam uyarlamalara imza atmayı başardı. Tiyatro oyunlarına da sinemasında yer veren usta, başta Amerikalılar olmak üzere birçok yönetmene de ilham kaynağı oldu. Leone, “Dolar Üçlemesi” için Yojimbo filminden esinlendi. Lucas, Star Wars filminin anlatım tarzını belirlerken “Kakushi-Toride No San-Akunin” filminin iskeletini kullandı. John Sturges’in sonradan bir western klasiğine dönüşecek olan Magnificent Seven filmi ise “Seven Samurai” filminin bir yeniden çevrimiydi. “Rashomon” filmindeki hikaye örgüsü ve anlatım tarzı ise başta Usual Suspects olmak üzere birçok filmde kullanıldı. Arthur Penn ve Francis F. Coppola ise kendisinden etkilendiklerini defalarca dile getirdiler. Son yıllarında mali destek sıkıntısı çektiğinde ise Spielberg önderliğinde bir grup ünlü yönetmen kendisine ve film çekmesine yardım etti. İşte tüm bunlar, Kurosawa ve sinemasının bütün dünyada ne kadar önemli olduğunun ve birçok yönetmenin sinemasında sağlam bir yeri olduğunun kanıtı.

Kurosawa, mükemmeliyetçi bir yönetmen olarak bilinir. Sette gerçekçi olmak adına her yolu denemekten de çekinmez. Nehirleri geri akıtması, mekanların çatılarını söktürmesi, onlarca hayvanı yurt dışından getirtmesi… Oyuncuların kostümlerini bile aylar öncesinden hazırlatıp kendilerine gönderir, alışmaları ve karakterlerine özümsemeleri için. Çekimlerde ise harika tekniklerle hem müthiş görüntüler elde eder, hem de oyuncuların rahat performans sergilemelerini sağlar. Çekim menzilini uzatan mercekler ile, kamera ve ekibini oyunculardan uzağa çekerek daha rahat ve daha gerçek bir ortam yaratır. Böylece oyuncular, set ortamından bir nebze olsun uzaklaşırlar ve bu performanslarına pozitif etki yapar. Buna, derin odaklı çekimi benimseyerek de destekte bulunur. Bu sayede de bütün karakterlerin net olarak görülmesini sağlar. İzleyici için yenilikçi olan bu yöntemler, daha sonraları kendisinden etkilenen yönetmenler tarafından da denenir.

Kurosawa sinemasında senaryo çok önemlidir. Edebiyata ve yazıma verdiği önemin de etkisi vardır elbet ama anlatılanın değeri onun için her zaman ön planda olmuştur. Kendisi bunu şu sözler ile destekler “İyi bir yönetmen, iyi bir senaryo ile başyapıt üretebilir. Aynı senaryo ile vasat bir yönetmen ise ancak sıradan bir film yapabilir. Kötü bir senaryo ile çok iyi bir yönetmen bile iyi bir film yapamaz. Bir sinema özdeyişine göre, kamera ve mikrofon, yangını ve suyu birlikte geçmelidirler, gerçek bir film ancak böyle yapılabilir ve güç, büyük ölçüde senaryodadır.” Tabii filmlerinin senaryoları üzerine de epey tartışmalar yaşandı. Japon eleştirmenler onun sinemasını yaşı ilerledikçe batılılaşmakla suçladı. Batılıların daha çok seveceği ve onların kültürüne daha yakın filmler çektiği söylendi. Hatta bir dönem bazı ülkelerin propagandasını yaptığı gerekçesiyle sansüre maruz kaldı. Teknoloji ilerledikçe, sinemasının samimi duruşunu kaybettiğini düşünenler de az değildi. Bütün bunların üzerine onaltı filmde beraber çalıştığı Toshire Mifune ile de yollar ayrılınca Japonya’dan aldığı destek epey azaldı. Amerika ve Sovyet Rusya’nın yardımları ile film çekebilmeye devam etti. Bu filmlerinde de, inat ederek ve intikam alırcasına Japon tarihi ve kültüründen esintiler sunmaktan geri kalmadı.

Keskin kurgu, etkili dramatik yapı ve sert üslubu ile Kurosawa sineması hala dünya sinemasının en iyilerinden biri durumunda. Epik filmlerdeki ustalığı, karakter anlatımındaki derinliği ve aksiyon türüne verdiği inanılmaz katkılar sinemayı yönlendiren yönetmenlerden biri olarak anılmasını da sağladı. Sanatın her dalını seven ve özümseyen Kurosawa, bunu filmlerinde de hissettirir ve bizlere müthiş yelpazeler sunar.

Kendisi ile henüz tanışmamış olanlar için mutlaka izlenmesi gereken beş filmi de sıralayalım:

1- Rashomon, 1950

 

2- Shichinin No Samurai, 1954

 

3- Ran, 1985

 

4- Yojimbo, 1961

5- Dreams, 1990