08.02.2016

Kadın Sinema Yazarlarından “Artık Yeter”

Sanatın dönüştürme gücünün hiçe sayıldığı bir sinema anlayışına doğru yol alıyoruz, ne yazık ki! Sinemaya – daha geniş manada da sanata – yaşamın her unsuru konu olabilir, sanatçı her şeyi anlatabilir. Ancak unutulmaması gereken çok önemli bir husus vardır ki o da özellikle sinemanın toplumu dönüştürme etkisidir. Artık “Halk bunu istiyor, halk buna gülüyor, şuna ağlıyor” gibi bahaneler bir tarafa bırakılmalı ve sinemanın yaygınlaştırıcı etkisi üzerine ciddiyetle düşünülmelidir.

Son zamanlarda iyice artan; tacizi, tecavüzü, toplumun her kesiminden bireyleri aşağılamayı bir marifet gibi gösteren ve bu yolla, toplumda bu davranış şekillerinin yaygınlaşmasına sebep olma yönünü düşünmeyen sinema filmleriyle çok sık karşılaşır olduk. O yüzden sinema yazarı kadınlar olarak bu gidişata “Artık Yeter” demek istiyoruz. Bu minvalde hazırlanan ortak bildiri aşağıdadır:

ARTIK YETER!

 

Tecavüzün komedisi olmaz

Tacizi, tecavüzü komedi unsuru olarak kullanan filmler, neredeyse bir tür sinemasına dönüşmüş durumda. Bunları ortaklaştıran şey, cinsiyetçiliği bir güldürü unsuru olarak kullanmaları. Artık çığırından çıktığını düşündüğümüz bu filmlerin kadını aşağılamasına, eşcinsel ve trans bireyleri hor görmesine karşı çıkıyoruz ve öfkeli bir sesle “Artık Yeter” diyoruz.

Küfür ve cinsellik mizahın bir parçası olsa da, cinsel ve etnik azınlıklara yönelik saldırgan bir dil komedi unsuru olmaktansa bir nefret suçudur. Pek çok film de bu çizgiyi geçmez, hatta zaman zaman bu dili kullanan hatalı karakterler cezalandırılır ve böylece seyirci onore edilir. Fakat Türkiye’de son yıllarda vizyona giren filmlerde bu çizginin sürekli olarak aşılması, bu unsurları kullanımındaki hoyratlık ve cinsiyetçilik kabul edilemez. Bu filmler hikâyelerinin hiçbir noktasında yaptıkları için özür dilememektedir. Kadınlar bu filmlerin aynı zamanda izleyicisiyken, filmdeki dil tarafından sürekli aşağılanmaktadır. İşin daha trajikomik tarafı tecavüz kültürünü besleyen esprilerle donatılan bu yapımlarda yer alanlar sık sık kendilerini günlük hayatta kadına yönelik ayrımcılığın karşısında konumlandırmaktadırlar.

Sanatın ve sinemanın bir toplumu yeniden inşa etme gücü vardır. Bu gücün kadınların, eşcinsellerin ve trans bireylerin aleyhine kullanılması kabul edilemez. Filmlerdeki bu sığ ve zararlı komedi anlayışına “Artık Yeter” diyoruz. Hemen her filmde kullanılan espriden ziyade hakaret içeren “Gay misin?”, “Top musun?”, “Topacım benim”, “Kaportan çökmüş”, “Fatmagül” , “Ananızı çam dibine yatırıcam”, “Anasını sen al”, “Rus karılarla donat masayı” gibi replikleri de şiddetle kınıyor ve duyarlı seyirciyi de, komedi kisvesi altında üretilen bu tecavüz kültürü havuzunun suyunu kesmeye ve bu filmlere “Artık Yeter” demeye çağırıyoruz.

***

İmza atanlar:

* Ezgi Aksoy

* Gökşen Aydemir

* Gülcan Bağırkan

* Banu Bozdemir

* Tuba Büdüş

* Gizem Çalışır

* Ebru Çeliktuğ

* Hilal Çetinder

* Suzan Demir

* Tuğçe Madayanti Dizici

* Alkım Doğan

* Gözde Hatunoğlu

* Müjde Işıl

* Dilek Karataş

* Duygu Kocabaylıoğlu

* Hazan Özturan

* Büşra Şavlı

* Ecem Şen

* Güzin Tekeş

* Deniz Tokgözdemir

* Seçil Toprak

* İnci Tulpar

* Semra Uygun

* Özge Yağmur

* Melis Zararsız

* Canan Aydın

* Ceylan Özgün Özçelik