30.05.2017

KARA DİZİ (Film Noir Üzerine Yazılar): Out of the Past

Geoffrey Homes mahlaslı Daniel Mainwaring’in “Build My Gallows High” adlı romanından uyarlanan ve yönetmen koltuğunda Jacques Tourneur’un oturduğu 1947 yapımı “Out of the Past”, ya da Türkçe ismiyle “Maziden Gelen”, film noir türünün zamansız klasiklerinden biri. Etkili flashback kullanımıyla geçmiş ve geleceği bir potada yoğurarak tam da noir’a özgü karman çorman bir öyküyü anlatan yapım, tüm bunları bir film noir klasiğinden beklenecek usül ve ustalıkla yapıyor.

Kara film söz konusu olduğunda, özel dedektiflerden ne kadar uzaklaşırsanız uzaklaşın, yolunuz eninde sonunda kendileriyle yeniden kesişiyor. Kariyerinin henüz başındaki Kirk Douglas’ın muazzam bir coşkuyla canlandırdığı Whit Sterling adlı bir gangster tarafından tutulan özel dedektif Jeff Bailey (Robert Mitchum), köşe bucak aradığı kadına -pek tabii- âşık oluyor ve olay örgüsünün ipleri birbirine düğümlenmeye tam da bu noktada başlıyor. Femme fatale’imiz Kathie (Jane Greer), Jeff’in kalbini paramparça etmekle kalmayıp onu bir suça ortak da ederek çekip gidince hikâyenin ilk kısmı sona eriyor. Filmin başlangıcında aslında bundan yıllar sonrasına gidiyoruz; bir noktada geçmiş geleceği yakalıyor ve filmin hikâyesi yeni bir dönemece ulaşıyor.

Filmin bir sekansını ele alalım… Yıllar sonra, âşık olduğu kadını bir kahvaltı masasında yeniden gören Jeff, onu hatırlayıp hatırlamadığı sorusuna “Tabii ki hatırlıyorum” diye cevap verir. Femme fatale’lerin bir özelliği de, ne kadar isterseniz isteyin onları unutamamanızdır. Fiziksel olarak yakınınızda bulunmasalar dahi zihninizin bir köşesini kemirmeye daima devam ederler. “Out of the Past”in, Jane Greer tarafından büyük bir zarafetle hayat verdiği Kathie’si de böyledir; Jeff yıllar boyu onu görmese de, o kahvaltı masası zamanın her türlü tesirinden azade gibidir. Dolayısıyla adıyla menkul olarak “Out of the Past”, zamanla ilişkisi yönünden etraflıca incelenebilecek kara filmlerdendir.

Film hakkında 2004 yılında kaleme aldığı eleştiri yazısında Roger Ebert, noir kahramanlarının -ya da daha doğru bir tabirle antikahramanlarının- daha film başlamadan önce lanetlenmiş, öyle ya da böyle suça bulaşmış olduğunu söyler. Kara filmlerde geçmiş de karaya çalar; geleceğe dair de pek bir umut yok gibidir. Hayatta kalmak bile genelde büyük bir zaferdir. Bu bakımdan “Out of the Past” geçmişin kara yükünü şimdinin çıkmazlarıyla buluşturan, James M. Cain’in de içinde bulunduğu senaryo ekibinin türe hakimiyetini konuşturduğu incelikli senaryosuyla öne çıkıyor. Ne kadar uğraşırsa uğraşsın geçmişinden kaçamayan Jeff, eninde sonunda karanlık bir yüzleşme yaşamaya mecbur kalıyor. “Out of the Past” işte bu yüzleşmenin hikâyesi. Kara filmlerin neden bu kadar iyi işlediğini analiz etmek için muhakkak izlenmesi gereken özel bir yapım.

Sırada: The Lady from Shangai