13.09.2018

Karakter Mutfağı: Marilyn

My Week with Marilyn üzerine…

İzleyenler, yukarıdaki fotoğrafın geçtiği sahneyi hatırlayacaklardır. Sanırım Michelle Williams’ın nasıl da Marilyn Monroe’ya dönüştüğünü gösteren en etkileyici sahne buydu. Monroe ile genç Colin gezintiye çıkmışlar ve okullu genç erkeklerin “Marilyn burda” diyerek coşmalarının ardından, Michelle Williams kimliğindeki Marilyn Monroe, birden gerçek Marilyn Monroe’ya dönmüştü. Bu değil tabii sadece etkileyici olan.

O sahnede Marilyn, Colin’e dönüp “O olayım mı?” minvalinde bir şeyler demişti, her halinden kendisinin de Monroe olarak Monroe’yu oynadığı, aslında en hazin olanın da bu olduğu orada çok çarpıcı bir biçimde görülüyordu. Tabir-i caizse “Marilyn”lik yapıyordu. Yani biraz daha açık söylemek gerekirse, Michelle Williams, Monroe rolünde Marilyn’in Marilyn’i oynadığını ne de güzel gösteriyordu.

Kimse “o” olamazdı ancak Marilyn gibi olabilirdi

Film kabaca hatlarıyla bakıldığında Marilyn Monroe’nun 1956 yılında (ölümüne altı yıl kala) bir Laurence Olivier filmi olan The Prince and The Showgirl‘ü çekmek için İngiltere’ye gidişini ve orada ona arkadaşlık eden Colin’i (Eddie Redmayne) anlatıyor. Tabiî filmin Marilyn’in hayatından kısa bir süreci anlatmaya soyunması onu anlamamız konusunda eksiklikler oluşturuyor. Otuz yaşına gelmiş, ününün doruğunda ama bir tarafıyla da yaşlanma / unutulma korkusu sinyalleri de veren bir yıldız.

Star kumaşı her ne ise Marilyn’in ondan dokunduğu açık… Filmin de onun bu yönünü es geçmek istememesi ve her fırsatta diğer oyuncuların ağzından “onun göründüğü her sahne ışıtlılı”, “o bir yıldız” minvalinde sözler söylemesi boşuna değil. Zaten Monroe’nun da ekran personasını bilenler için bu yargı, önceden bir kabulleniş. Dolayısıyla Williams’ın esas başarısı gerçekten de o ışığı gösterebilmesi. Film içindeki filmde Marilyn’in oynadığı her sahneyi Marilyn gibi oynayabilmesi büyük başarı. Film dışındaki filmde ise, Marilyn’in naif, duygusal yönünü iyi yakalayabilmesi…

Onun sevgiye açlığını ve bu açlığın onu zaman zaman çekilmez biri yapmasını, starlaştıkça kendine güveninin eksilmesi ve terk edilme hissiyatının artması gibi çelişkileri Williams iyi yansıtıyor. Ancak film genel olarak senaryosu, ele aldığı konuyu işleyiş biçimi açısından vasatî sularda yüzüyor. Ama yine de var mı böyle bir güzellik diyerek tek özelliği Marilyn’i anlatması olduğunu bilsek bile bu filmi sevmemek elde değil.