08.08.2017

Oidipus Kompleksini Konu Alan 15 İyi Film

Oidipus Kompleksini Konu Alan 15 İyi Film

 

Hazırlayan: Lâl Yolgeçenli

Oidipus Kompleksi, bir çocuğun karşı cinsteki ebeveyne, özellikle erkek çocuğun anneye, karşı duyduğu bilinç dışı oluşan bastırılmış cinsel arzulamaya verilen isimdir.

“Oidipus kompleksi” terimi ilk olarak Sigmund Freud tarafından ortaya atıldıktan sonra Carl Gustav Jung genç kızlarda görülen halini “Elektra kompleksi” olarak adlandırdı. Daha güncel olacak “Odipal Kompleksi” ana-oğul arasındaki cinsel arzulamaya verilmiş isimdir, karşılık görüyor olması gerekmemektedir.

Erkek çocuk, libidosunu anneye yöneltir ve bu durum anneyle birlikte olan babaya karşı bir kıskançlık ve düşmanlık duymasına sebep olur. Bu sebeple oğul, kendi babasını öldürerek rekabeti yok etmeyi arzular. Bu karmaşık psikolojik fenomen, her ne kadar genelleme yapılamayacak olsa da çeşitli filmlerde tema olarak işlenmiş veya ima edilmiştir.

 

Psycho (1960)

Hitchcock’un kült psikolojik gerilim-korku filmi Psycho sadece ustaca kurgulanışı; seks, şiddet ve sapkınlığı radikalce işlemesiyle değil hızlı, yanıltıcı anlatımıyla, hiç beklenmedik yerlere sürüklenmesiyle seyirciyi dehşete düşürmeyi ve bildikleri her şeyi sorgulatmayı başarıyor.

Hitchcock’un bu filmi siyah-beyaz olarak televizyon dizisinin ekibiyle ve düşük bir bütçeyle çekmiş olması filmin cüretkar ve karanlık havasını daha da güçlendiriyor.

Yaklaşık 40.000$ çalıntı parayla kaçan Marion Crane (Janet Leigh) masum bir kadın olmasa da parayı ihtiyacı olduğu için çalmış olması seyircinin bu gerçeği göz ardı etmesine, onun yerine sarı saçlarına, kıyafetlerine ve gözlerindeki korkuya odaklanılması sağlar. Geceyi geçirmek için Bates Motel’e gelen Marion, motelin sahibi Norman Bates (Anthony Perkins) tarafından karşılanır.

Perkins’in muhteşem oyunculuğu, kameraya yansımayan annesi ile olan konuşmaları ve dikizlemeriyle Norman karakterinde yanlış bir şeyler olduğunu belli ediyor. Annesiyle birlikte Bates Motel’e kapalı kalmış olması, Norman’ın herhangi biriyle sosyalleşmesini engellemiş ve annesiyle olan ilişkisinden kaynaklanan bastırılmış cinsel güdülerini hiç bir zaman dışarı vuramamasına sebep olmuştur.

Bunun yerine annesine ve annesinin partnerine karşı olan kıskançlığını onlara yansıtmış, kendisinin annesini kıskandığı gibi, annesinin de onu kıskanmasını beklemiştir. Böylece Norman’ın sebep olduğu zayiat sayısı gittikçe artmıştır.

 

Mommy (2014)

Xavier Dolan’ın belki de en başarılı filmi, dul bir anne olan Diane “Die” Després (Anne Dorvil) ve onun şiddete eğilimli oğlu Steve’i (Antoine Olivier Pilon) konu alıyor.

Steve’in okul kantinini yakması sonucunda akıl hastanesine yollanmasının ardından bir araya gelen aile, yeni ve çekingen karşı komşuları Kyla (Suzanne Clement) ile tanışır. İlişkileri Steve’in ani çıkışları ve beklenmedik öfke nöbetleri ile sınanan tuhaf, beklenmedik ve eğlenceli bir üçlü haline gelirler. Üç başrol de kendi karakterlerinin güçlerini muhteşem bir biçimde yansıtarak filmin melodramatik gerçekliğini izleyiciye aktarıyorlar. Pilon, annesi dahil, herkesle flört etmeyi başarıyor. Annesine sürekli dokunma ihtiyacı duyarken küfürler edebiliyor. Die Steve’in, Steve de Die’nin en yakın dostu. Yaşanan Odipal kompleks anne için oğlununun kontrolsüzlüğünü dizginleme şansı veriyor ve Die bu durumu kendi yararına kullanıyor.

Sıklıkla arka plandaki pop müzikle hareketsiz sahnelerin birleşiyor olması, filmin 1:1’lik kare çekiminin yarattığı klostrofobik ambiyans, karakterlerin kendi limitli durumlarını izleyiciye yansıtıyor.

 

Only God Forgives (2013)

Nicolas Winding Refn’in kült filmi Drive’dan sonra gelen yapıtında Ryan Gosling Bangkok’ta uyuşturucu kaçırma işini gizlemek için kurduğu muay Thai kulübü işleten bir Amerikalıdır. Ağabeyi Billy, on altı yaşında bir seks işçisine tecavüz edip öldürür.

Billy’i yakalayan Teğmen Chang kızın babasının Billy’i dövmesine izin verir fakat adamın kontrolünü kaybetmesi üzerine Billy ölür. Julian Billy’nin ölüm sebebini öğrenene kadar intikam almak ister. Bu esnada kardeşlerin annesi Crystal (Kristin Scott Thomas), Billy’nin cenazesi için Bangkok’a gelir, bu esnada büyük oğlunun katilini bulup öldürmekte de kararlıdır.

Julian’ın katille karşılaşıp yaşamasına izin verdiğini  öğrenen Crystal, onu sürekli olarak taciz eder, hakaret eder, Billy’nin yanında ne kadar yetersiz olduğunu ve anne ile büyük oğulun çok daha yakın oluşunu ne kadar kıskandığını belirtir. Freud’un Kastrasyon Kompleksine yapılmış klasik bir göndermedir bu.

Filmde, Julian’ın Crystal’ın isteği üzerine babasını öldürdüğü ve bu yüzden Amerika’dan Bangkok’a kaçmış olduğu ima edilir. Başka bir Odipal Komplekis belirtisi ise Julian’ın elini annesinin rahminin üstüne koyuşudur. Freud’un bir başka teorisi olan “rahim özlemi”, erkek çocuğun anneyle yeniden bağlanma isteğini ve ait oldukları ve her şeyin başladığı anne rahmine dönme isteğini belirtir.

Billy’nin gözde çocuk olması Julian’ı sürekli annesinin onayını kazanmak için çalışmaya itmiştir, gerek annesinin hünerlerini kazanarak gerek Billy’nin katilini öldürerek, hatta rekabeti azaltmak için kendi babasını öldürerek… Oldukça az konuşma olan bu film, sabitliği ve huzursuz edici sessizliğine rağmen adrenalini en yüksekte tutuyor. Hareketsiz karakterler, neon ışıklar ve tuhaf arka plan müzikleriyle karakterlerin duygusal olarak dinamiklerine yoğunlaşılıyor.

12345