06.08.2020

Kicking and Screaming: Mezun Olmak

Mezuniyet ve sonrasında beklenilen hayata adapte olabilmek ne kadar zordur. Çocukluktan yetişkinliğe kadar birçok an, değişim yaşanır fakat belki de en zoru eğitim hayatını sonlandırıp, yetişkinlik hayatına atılmaktır. Kicking and Screaming, mezuniyet gününden başlayan bir hikâyeyi anlatıyor.

Grover ve arkadaşları tam olarak hayatlarını belirsizlikler ve sıradanlık içinde yaşamaya alıştıkları için hayatlarının yeni evresine geçmek onlar için oldukça zordur. Mezuniyette Grover’ın sevgilisi Jane, Prag’a taşınıp orada yazarlık derslerine devam etmek istediğini söyler. Grover, üniversiteyi bitirme fikrine bile tam alışamamışken, başka bir ülkeye gidip bambaşka bir kültürle tanışma fikri ona hiç mantıklı gelmemektedir. Jane gittikten sonra kalp kırıklığının üstesinden gelmeye çalışacaktır.

Grover ve arkadaşları Max, Skippy ve Otis başta olmak üzere kendi arkadaş çevrelerinin jargonu, sürekli oynadıkları Trivia oyunu ve takıldıkları yerel bir bar var. Takıldıkları bar onlar için pek uygun yer olmasa da onlar orada olmaktan mutlular. Aslında pek de üstüne düşünmedikleri için oradalar. Entelektüel olarak çok donanımlı bireyler olmalarına rağmen genel olarak sosyal hayatlarında çok fazla “düşünmemeyi” tercih ediyorlar çünkü aynı zamanda düşündükleri çok fazla konu var.

Max ve Grover birbirine yakın karakter özelliklerine sahip, ikisi de kadınlar tarafından depresifliğin içinde kaybolmuş karakterler olarak görülüyorlar. Bir şekilde kaybeden olarak hayatlarına devam etmeyi seviyorlar ama aynı zamanda bu bilerek yaptıkları bir şey değil. Jane, Grover’ı tıpkı kendi gibi depresif ve modu düşük bir hayatta kalmaya zorladığından şikayetçi. Grover hayatı umursamayıp, hiçbir şekilde plan yapmadıkça Jane bu hiçliği göze alamayıp, daha düzenli bir hayat için oradan uzaklaşmak zorunda olduğunu düşünmektedir. Aynı şekilde Max’in ilişkisinde de Kate, Max’in dahil olduğu her şeyin kasvetli ve ikilemlerle dolu olduğundan bahsediyor. İkisi de bir şeyler arıyorlar fakat aradıklarının ne olduğunun farkında değiller. Bu yüzden sadece zamanlarını bir şekilde geçirip, işaret bekliyorlar.

Plan Yapmak

Chet: Eğer Tanrıyı güldürmek istiyorsan ona planlarından bahset.

Belki de bütün karakterlerin çıkış noktası tam olarak bu. Hiçbiri plan yapmayı sevmiyor veya geleceklerini tasarlamıyorlar çünkü içlerindeki karamsarlık aslında hayatın ta kendisi. Okudukları ve yaşadıkları olayların sonucunda plan yapmanın onları bir yere götüremeyeceğinin farkındalar, geleceğin belirsizliğinden korkuyorlar. Bu filmin dahilinde ve haricinde genel olarak 90’lı filmlerin farklı bir düşünce yapısı var. O zamanki toplumun düşünce karmaşasını hala yaşıyoruz ama şu an yaşadığımız geleceğin belirsizliği ve onların yaşadıkları çok farklı, bunlar da filmlere fazlasıyla yansımış.

90’lı yıllarda insanlar 2000’li yıllarla tamamen her şeyin değişeceğini düşünüyorlar; uçan arabalar, robotlar ve bir sürü farklı bilimkurgu öğeleriyle dolu bir dünyanın parçası olabileceklerinden eminler çünkü gelişen teknoloji artık onları korkutmaya başlıyor. Bizler ise artık gelecekteyiz ve hem çok fazla gelişimin olduğunun hem de çok fazla değişimin olmadığının farkındayız. 90’lı yılların karmaşası neredeyse insanlığın sonunun geleceğinden (belki de gelmiştir…) emin olan bir düşünce yapısına bağlı.

Marriage Story, Frances ha, Greenberg gibi filmlerle tanıdığımız Noah Baumbach’in ilk filmi olan Kicking and Screaming, Noah’ın sinema sektörüne ne kadar sağlam bir giriş yaptığının canlı bir örneği. Sürekli diyaloglarla geçen bir filmi kurgulamak ne kadar zor olsa da Noah bunu gayet güzel bir şekilde başarmış. Filmde çok fazla diyalog olmasına rağmen filmin hikayesinin önemli bir parçası olduğu için seyirci, diyaloglara karşı yabancılık hissetmiyor ve filmin anlatısında kendilerini bulabiliyorlar.