30.05.2017

Lars Von Trier’a Sansür!

Fransız muhafazakar grup Promouvoir, Fransız ekranlarındaki seks ve şiddeti engelleme zaferine bir yenisini daha ekledi. Cannes Film Festivali’nde Charlotte Gainsbourg ile En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kucaklayan Lars Von Trier’ın 2009 yapımı filmi Antichrist, Paris İdari Mahkemesince yürürlükte olan işletim vizesi iptal olduğu için engelle karşı karşıya kaldı. Mahkeme Çarşamba kararında sunduğu bir çok raporda genel hatlarıyla gerekçe olarak ise “şiddet dolu sahneler”i ve “simüle olmayan sex” içeriğini hedef gösterdi. Başını Promouvoir’in çektiği ve son aylarda aynı başlık altında yapılan çoğunlukla cinsel içerikli kampanyalar olarak gelişen hareket, derecelendirme sistemini mahkeme dışında tutmak adına yapılan sektörel reforma denk geldi. Ayrıca bu kadar ifade özgürlüğü peşinde yürüyen bir ülkede böyle bir şeyin olması sinirleri bozuyor ve 2015’te yapılan saldırılar ise çok muazzam!

Fransız film şirketi ARP’den beklenen açıklama ise akabinde hemen geldi. Kültür Bakanı ve Sınıflandırma Komisyonu tarafınca yargı önüne taşınan ve “bir kez daha şaşkınlık içerisinde” olduğunu dile getiren şirket bunun bir tür “baskıcı ve köktenci dernek” Promouvoir işi olduğunu ve Fransa’nın bu süreçte nasıl bir karar vereceğini beklediklerini dile getirdi.

Bu durumu üçüncü kez yaşayan Antichrist, –Croisette’ye giriş yaptığından beri kendi payına düşeni alıyor- meydanlardaki notunu gördü. Daha evvel film, 2009 – 2012 yıllarında ise Kültür Bakanlığı tarafından on altı belge hedef gösterilerek State Council’de yasaklanmıştı. Geçtiğimiz günlerde ise yargı kurulu aynı belgeleri yeniden masaya yatırdı. Temyizin ise mümkün olduğu söylendi.

Promouvoir bu olayın tekrar gündeme oturmasından evvel Gaspar Noé’nin Love’ı, Virginie Despentes’ın Baise-Moi’si, Universal’ın Fifty Shades Of Grey’i ve Trier’ın diğer bir filmi Nymphomaniac’ı,  derecelendirme sınıflandırmasını işaret ederek hedef gösterdi. Aralık ayında ise vize işlemleri yüzünden 2013 yılında Altın Palmiye’yi kucaklayan Blue Is The Warmest Color çembere takıldı. Bu süreç ise Kültür Bakanlığı tarafınca temyiz edildi.

ARP’nin yönetmenler topluluğu SRF ile birlikte yaptığı açıklamada ise dile getirdikleri nokta “Sektörün öncü festivallerinde takdir edilen bunca filmin, kimse duyarlılıklarını rencide –gericilik rehberleri hariç- edemez ve bunu bir şeylere mal edemez” yönünde.

Gruplar bu sistemin yeniden modernize edilmesi ve acil önlem alınması hususunda Kültür Bakanı Fleur Pellerin’e neredeyse yalvardı ve Sınıflandırma Komisyonu’na tekrar “anlam ve ağırlık” verdiler.

Ancak pazarda yerine göre muamele uygulayan karar sisteminde cinsel şiddet söz konusu olduğunda daha yumuşak kararlar alan bir tarafta var. İşin reyting sistemiyle alakalı olan bu durum bir yana Sınıflandırma Komisyonu insan bilimleri, hükümet temsilcileri ve gençlik uzmanlarının bir araya gelmesiyle oluşur. Böyle bir kurulda ise son sözü söyleyenin Kültür Bakanı olmasını kabullenen başta ARP olmak üzere taraf olan kitle şöyle bir öneri sundu:

Zaten sinemasaverlerin koruma ve korunma garantisinin hayati bir rol egzersizi var. Artık bir şeyler tolere edilebilir (Promouvoir’in avukatlığı) ama komisyonun meşruiyetinde bize, göz ardı edilen metinlerimizi kullanmak için izin verilebilir

Haber: Zekican Sarısoy
Kaynak: deadline.com