28.05.2017

Batan Geminin Yıldızı: Leonardo DiCaprio

Onu diğerlerinden farklı olmayacak şekilde sektöre adım attığı küçük yaşlardan itibaren tanıdık klişe girişi 11 Kasım 1974’te dünyaya merhaba diyen Leonardo DiCaprio için de kullanmak mümkün. Kariyer çizgisine bakıldığı zaman yer aldığı projelerin hemen pek çoğu sektörün önemli isimleri tarafından yönetilmiş durumda. Özellikle Martin Scorsese ile giriştikleri ortaklık sonucunda izlediğimiz “New York Çeteleri”, “Köstebek”, “Zindan Adası”, “Para Avcısı” gibi filmler onun ayakları yere basan, ağır ballı ve oturaklı aktör sınıfında yer almasını sağlayan filmlerdi aynı zamanda.

Herkes onun “Titanik” ile varolmuş olduğuna kanaat getirse de “Titanik” sadece geniş kitlelere ulaşmasını sağlayan bir aracı idi zira “Gilbert Grape’i Ne Yiyor” filmi ile En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar’ı adayı olma başarısına sahip. Arthur Rimbaud’ya hayat verdiği “Tutkunun Şairleri”ndeki cesur performansı ve Baz Luhrmann yönetiminde “Romeo+Juliet” ile takip edilmesi gereken aktörler listesine dâhil olmuştu. “Titanik” ile gördüğü yoğun ilgi onun için fazla gelmiş olacak ki muhalif bir tavır sergileme çabasına girerek film ile aday gösterilmemesini gerekçe göstererek törene katılmayı reddetti. Sean Penn misali sonradan hizaya gelen Leo devamında elde ettiği adaylıkların hepsinde paşa paşa salonda yerini aldı. Pek çok sinemasevere göre adaylık elde ettiği performansları ile Oscar kazanması gereken aktör en son ödülü Matthew McConaughey’e kaptırınca sosyal medyada yapılan capsler ile kendine oldukça geniş yer buldu ama adaylık sayısından ziyade yıl bazında değerlendirmenin esas olduğunu hesaba katınca Leo’nun kaybetmesi oldukça normal karşılanan bir durum.

Yakışıklı ve zengin olunca magazinin malzemesi olmaktan kaçış yok ancak Leonardo DiCpario’nun birlikte olmayı tercih ettiği kadınların hepsinin belli bir formatta (model, model görünümlü ve genç) olması geçen yıl Tina Fey’in ağzından dökülen sözlerle ayyuka çıktı. Fey ödül sunması için DiCaprio’yu sahneye davet ederken “Tıpkı bir süpermodelin vajinası gibi hep birlikte Leonardo DiCaprio’ya sıcak bir merhaba diyelim” demişti. Özel yaşamındaki tercihleri kendisinin bileceği iş biz önümüze gelen yapımlardaki performansına odaklanacak olursak Ridley Scott, Martin Scorsese, Steven Spielberg, Clint Eastwood, Quentin Tarantino gibi herhangi bir filmografide bir araya kolay kolay gelmeyecek isimlerle çalıştı. Bundan sonra mevcutların yanına yenilerini ekleyeceği garanti olan aktörün oyunculuk dışında yönetmenliğe de el atması kaçınılmaz duruyor. Bakalım zaman neler gösterecek?

En İyi Beş Performans:

Blood Diamond / Danny Archer

 

What’s Eating Gilbert Grape / Arnie Grape

 

Romeo+Juliet / Romeo

 

Aviator / Howard Hughes

 

Shutter Island / Teddy Daniels