29.12.2016

Aşk ve Onur: LGBTİ

The Bitter Tears of Petra Von Kant (1972)

Alman Sineması’nın en büyük isimlerinden Fassbinder’ın en zor ama en sanatsal, en güzel filmlerinden olan Petra von Kant’ın Acı Gözyaşları, ilişkilerdeki güç dengesinin nasıl değişebileceğini, kadın ruhunun karanlık köşelerini ve acımasızlığını, daha da ötesinde Proust’un da başyapıtında değindiği gibi; kaderin, artık sevmenin de sevilmenin de mümkün olmadığı çarkı bizim için çalıştırdığı o ânı, oldukça şiirsel bir dille görselleştirir.

Fırtınalı ve tutkulu evliliğini, şiddetli bir sonla noktalamış olan entelektüel ve güçlü kadın Petra Von Kant, O’nun kendisine aşık hizmetçisi Marlene ve Petra’nın saplantılı aşkı manken Karin arasındaki, tamamı kadınlardan oluşan bir aşk üçgeni, filmin temelini oluşturur. Petra’nın çantada keklik gördüğü, kendisine çaresizce aşık hizmetçisi Marlene’i her yönden aşağılayışı; ama kendisi de güçlü ve güzel bir kadın olmasına rağmen, manken Karin tarafından bir o kadar umursanmayışı, kendisini ruhsal bir felakete sürükleyecektir. Genelde tek mekanda geçen ve diyalog üzerine kurulu bu film, geçen yıllarda birçok sinefilin ve yönetmenin favorileri arasında yerini sağlamlaştırmıştır.

Güntaç BENGİSU