30.05.2017

Mandela: Özgürlüğe Giden Uzun Yol

Güney Afrika’daki ırkçı beyaz rejime karşı yürüttüğü mücadele nedeniyle ömrünün 27 yılını demir parmaklıklar ardında geçiren Nelson Mandela’nın çocukluğundan, devlet başkanı seçilmesine kadar olan süreci anlatan film, Justin Chadwick tarafından beyazperdeye uyarlandı.

Efsanevî lider Nelson Mandela’nın siyaseti bıraktıktan sonra kaleme aldığı otobiyografisinden beyaz perdeye aktarılan Mandela: Özgürlüğe Giden Uzun Yol filmi Nelson Mandela’nın tüm hayat hikâyesini anlatan ilk film olma özelliğini taşıyor.

Mandela’nın hukuk öğrencisiyken, politikaya duyduğu ilginin sonucunda Güney Afrika’da, siyahlara demokratik ve eşit haklar verilmesi için çalışmaya başlar. 1964 yılında arkadaşlarıyla birlikte, ‘halkı kışkırtmak, sabotajlar ve suikastlar düzenlemek’ iddialarıyla yargılandı. Halkın, tamamının temsil edilmediği ve beyazların temsil edildiği kanunlara uymak zorunda olmadığını savundu.

Beyaz yönetim tarafından ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Bu davranışıyla ırk ayrımına karşı mücadele eden Afrikalı siyahların simgesi oldu.

1993 yılında, Güney Afrika’nın beyaz yönetimi ile birlikte yaptığı görüşmeler ve uzlaşmalar sonrasında, halkına, ülkede devam eden şiddeti durdurma ve barış mesajları veren Mandela, hem Nobel Barış Ödülü’nü alır hem de bir yıl sonra ülkenin ilk siyahî başkanı olarak göreve gelir. 

Filmde sık sık ‘Madiba’ hitabını duyuyoruz. Bu hitap, Nelson Mandela’nın üyesi olduğu klanın adı.

Mandela’nın, 18. Yüzyılda yaşamış Tembu Şefi Madiba’nın soyundan geldiğini vurguluyor.

Hayatını ayrımcılığa karşı mücadeleye adayan Nelson Mandela’nın mücadeleyle dolu hayatını; ağırlıklı olarak eşi Winnie Mandela ile olan ilişkisi ve hapishane yılları üzerinden anlatan film tam 146 dakika!

Filmde Nelson Mandela’yı İdris Elba, eşini ise Skyfall ile dikkat çeken son Bond kızı Naomie Harris canlandırıyor.

Gelelim film ile ilgili izlenimlerime:

Film 146 dakika olmasına rağmen, anlatımda beklenilen derinliğe ulaşmakta zorlanıyor. İdris Elba’nın ve Naomie Harris’in performansı göz doldursa da; filmin Mandela’ların ilişkisi üzerinden ilerlemesi ve Güney Afrika halkının sokak mücadelesinin tarihi kliplerle filme eklenmesi sonucu oluşan bir mülâyim anlatım filme hâkim oluyor.

 ‘Koskoca Güney Afrika halk hareketinin neresi mülâyim?’ derseniz; aynı soruyu ben de sordum…

 Zaten film ile ilgili en büyük sorun da bu…

Bir otobiyografi uygulaması olması ve kronolojik anlatıma bağlı kalması nedeni ile; karşımızda bir halk mücadelesi filmi yok… Bir liderin hayatını, seçimlerinin onun hayatına etkilerini, kişisel acılarını, belki pişmanlıklarını, duygularını ve direnişinin psikolojik safhalarını izliyoruz.

Filmi, bir otobiyografi izlediğimizi unutmadan değerlendirmek gerekiyor. Öyle izlendiğinde ve değerlendirildiğinde bile, filmin izleyiciye, ‘unutulmaz bir lider portresini çok başarılı aktardığını’ söylemek zor.

Filmin en güzel yanlarından biri, U2 tarafından yapılan ‘Ordinary Love’ şarkısı .

Önerim, elbette filmin izlenmesi yönünde.

Çünkü, sinema sanatı açısından değeri beklentilerin altında kalsa bile; ‘politik otobiyografi ‘olan filmler her zaman izlenmeye değer.

Hele de, Mandela gibi çok önemli bir halk savaşçısına dair ise…  

*Mandela hakkındaki diğer filmler için tıklayın