04.08.2019

Most Beautiful Thing: Pembe Dizi Deyip Geçmeyin

İlk sezonu 22 Mart’ta yayınlanan, Netflix orijinal serisi Most Beautiful Thing (Caisa Mais Linda), 2000’lerin başında çoğumuzu ekrana kilitleyen Brezilya dizilerinden çok daha fazlası. Guiliano Cedroni ve Heather Roth tarafından yaratılan ve 1950’lerin Brezilya’sında geçen bu romantik drama, mayıs ayında ikinci sezon onayını aldı bile.

Maria Casadevall, Leandro Lima, Pathy Dejesus, Fernando Vasconcellos ve Mel Lisboa’nın başrollerini oynadığı dizi, Maria Luíza Carone Furtado (Malu) adında Sao Paulo’dan Rio de Janerio’ya kocasıyla beraber restoran açmak için taşınan genç bir kadının hikayesini anlatıyor.

Malu teknik işleri halletmek için Rio’ya kendisinden önce gitmiş kocası tarafından aldatıldığını ve birikimlerinin de onunla beraber kayıplara karıştığını öğrenir. Geride kendisine kalan ise yalnızca yıkık dökük bir restoran alanıdır. Bunun üzerine Malu, Sao Paulo’ya geri dönmek yerine, kendi ayakları üzerinde durarak yeni bir hayalin peşinden koşmaya ve kendine bir Bossa Nova gece kulübü açmaya karar verir. O sıralarda tanıştığı gelecek vadeden müzisyen Chico ile de tutkulu bir aşka yelken açar.

Kadınlar Başrolde

Olayların dört kadının bakış açısıyla anlatılmış olmasının dizinin bir kazanımı olduğunu düşünen başrol oyuncusu Maria Casadevall, “Biz o dönemle ilgili hikayeleri hep erkeklerin bakış açısından dinleyerek büyüdük. Ama bu sefer, bu hikâye biz kadınların perspektifinden anlatıldı,” diye de ekliyor.

Dizi, zengin bir ailede büyüyen ev hanımı Malu, çocukluğundan beri çalışıp ailesini geçindirmek zorunda olan siyahi hizmetçi Adelia, evde oturup çocuk bakmasını isteyen kocası tarafından defalarca dayak yiyen Ligia ve zamanının çok ilerisinde hareket eden bağımsız gazeteci Thereza karakterleri ile toplumun farklı kesimlerinden kadınların o dönem Brezilya’sında yaşadığı zorlukları ele alıyor.

Malu, Rio’ya geldiği ilk günlerde üst katında yaşayan bir kadına hizmet eden Adelia ile arkadaş oluyor ve onu hayallerine ortak ediyor. Kadın oldukları için o zamana kadar kendilerine serbest yaşama hakkı verilmemiş olan bu ikili, kimsenin sınırlandırmalarına aldırmadan kendi ayakları üzerinde durmaya başlıyor ve toplum tarafından önlerine konan tüm engellere rağmen pes etmeyerek, erkeklerin hükmettiği eğlence endüstrisinde adlarını duyurmayı başarıyor.

Dizinin açılış sahnesinde Malu’nun sarf ettiği “Bir kadının güzellikten daha öte bir şeye sahip olması gerekir,” cümlesi aslında dizinin bize vadettiği alt metni daha en başından veriyor.

Bir Başyapıt Değil

Cinsiyet ayrımcılığı, ırkçılık ve sosyal önyargılar dizinin ana temalarını oluştururken, ne yazık ki verilmek istenen mesajlar renkli ve eğlenceli dünyanın içinde satır aralarında kayboluyor. Abartılı oyunculuklar, uzun bakışmalar, gereksiz diyaloglar, alışık olduğumuz klasik bir konu ve olağan karakterlerle bizi 1950’lerin Brezilya’sına götüren dizi bir baş yapıt değil. Hatta mutlaka izlenmesi gerekenler listesine girmekten de uzak.

Yine de karakterler arası güçlü ilişkilerle izleyiciyi ayakta tutmayı başarıyor ve kadınlar arası sıkı dostlukların yanı sıra tutkulu aşklarıyla da kimilerine göre eksikleri örtmek için yeterli oluyor. Malu güzelliği ve zekasıyla izleyiciyi kısa sürede kendine bağlıyor. Yetenekli müzisyen Chico ise rüzgârda dans eden saçları, elinde gitarı, çapkın bakışları ve buğulu sesiyle gün batarken söylediği romantik şarkısıyla daha ilk bölümden gönüllerde taht kuruyor, Malu’nun da kalbini oracıkta çalıveriyor.

Teknolojinin dokunmadığı, fantastik öğelerin yer almadığı sade bir dünyanın içinde aktarılan hikâye, izleyicinin dikkatini dağıtmadan, insani duygulara hitap eden bir olay örgüsüyle veriliyor. Can alıcı Bossa Nova dizi müzikleri, ilgi çekici kadro, başarılı kostüm ve sahne dekorları içimizi açıyor.

Bossa Nova

1950’lerin sonlarında, Brezilya’da daha optimist şarkılar bestelemek isteyen gençler tarafından ortaya çıkartılan Bossa Nova kısa zaman içerisinde halk tarafından benimsenerek, zamanın en popüler ve en umut verici müzik türüne dönüşüyor. Amerikan caz müziğiyle samba ritminin harmanlandığı, kelime anlamı ‘yeni trend’ olan, şarkı sözleri genelde deniz, doğa, aşk, gökyüzü ve güzel kadınlar temalarından esinlenilerek yazılan bu tür, dizinin tonunu da belirlemişe benziyor.

Most Beautiful Thing, bizlere ilkel dürtülerimizi açığa çıkartan, Brezilya’nın sıcak sahillerinden hareketli gece hayatına adım attıran, dansın, müziğin, eğlencenin tadını çıkarttıran bir yedi bölüm sunuyor.