03.11.2018

“Müslüm” Baba: Hayat Hüzünlü Bir Şarkıdır

Burak ALICI

Yapımcı Mustafa Uslu’nun “Ayla” filminden sonra hayata geçirdiği projesi Müslüm Gürses’in hayat hikâyesini konu edinen Müslüm filmi oldu. Mustafa Uslu, Ayla ile gözünü Oscar ödüllerine dikecek kadar iddialı konuşmuştu. Hollywood estetiği ile harmanlandığı filmlerini güçlü sponsorlarla çekse de ne yazık ki Oscar’a uzanmak o kadar kolay olmuyor. Ya da bizim hedefimiz sadece Oscar’ı kazanmak mı olmalı? Kendisinin bir röportajındaki deyimiyle ülkemizde çekilmeyen sanatçı biyografilerini gerçekten içtenlikle gişe amacı gütmeden seyirciye sunsa belki daha memnun kalacağız.

Müslüm Gürses’in hayatı dramla dolu, acı bir hayat. Filmden daha gerçek bir hayat, demek istediğim başka bir filmde ard arda bu kadar talihsiz olay izlesek “Bu kadar da olur mu?” deriz. Bazen oluyor işte, gerçek hayat filmlerden gerçek, bazı filmler gerçek hayattan daha gerçek olabiliyor. Müslüm Baba’nın hayatı öyle ki kim çekse kim yazsa bu filme yakın bir şey ortaya çıkardı zaten. Senaryo son zamanlarda Onur Saylak ile ortak işler yapan roman yazarı Hakan Günday’a emanet. Ancak Baba’nın biyografisi o kadar güçlü ki Hakan Günday’ın etkileri oldu mu hissedemiyoruz bile. Yönetmenler ise Romantik Komedi filmleriyle tanıdığımız Ketche ve Ayla’nın yönetmeni Can Ulkay. Filme yapımcı filmi desek de Müslüm filmi kendi kendini var edebilecek bir yapım aslında.

Bir Sanatçının Sıra Dışı Hayat Hikâyesi

Filmin ilk bölümünde Müslüm Gürses’in çocukluktan gençliğe geçiş dönemini izliyoruz. Baba ’nın çocukluğunu O Ses Türkiye Çocuklar yarışmasıyla tanınan Şahin Kendirci oynamış. Oyuncu hiç de fena olmayan bir performans göstererek rolün hakkını veriyor. İlerleyen zamanda başka yapımlarda da görebiliriz genç oyuncuyu. Müslüm Gürses’in hayatında ağır travmalar yaşadığı dönem çocukluk dönemi. Babasıyla olan mücadelesini, evi geçindirmek için hem çalışıp hem şarkı söylediğini görüyoruz. Zaten acıklı olan sahneler arkasına güçlü müzikler yerleştirilerek seyircinin ağlaması için uğraşılmış. Etkisi olmadı diyemeyiz ama biraz aşırılığa kaçılmış gibi. Yaşananlar, özellikle babasının annesini bıçakladığı sahne, olduğu gibi verilseydi daha gerçekçi olabilirdi.

Öte yandan Adana Halk Evinde Müslüm’ün saz hocası Limoncu Ali (Erkan Ccan) karakterleriyle filme derinlik kazandırılmış. Müslüm hayatının ilerleyen yıllarında da hocasının ona öğrettiklerini düşündüğü zaman zor zamanların altından kalkmayı başarıyor. Müslüm ’ün çocuk yaşta Adana ve Urfa’da var olan evliya kültüründen, tasavvuf edebiyatından beslenmiş olduğunu görüyoruz. Karakteri daha iyi anlamamızı kolaylaştırıyor bu ayrıntılar.

İlk bölümdeki kötü olaylardan sonra Müslüm’ün gençliğinden başlayarak ölümüne dek uzanan ikinci bölümde, karakterin iç hesaplaşmalarını ve çocukluk aşkı Muhterem Nur ile olan ilişkisini izliyoruz. Müslüm Gürses’in gençliğini Timuçin Esen, Muhterem Nur’u ise Zerrin Tekindor canlandırıyor. İki oyuncu da sırıtmıyor ve iyi bir uyum yakalamayı başarmış gözüküyorlar. Özellikle Müslüm rolü için Amerika’da özel bir hocadan ders alan Timuçin Esen tam anlamıyla Müslüm ’e dönüşmüş. Başarılı oyuncu Baba‘nın şarkılarını da kendi sesinden okuyarak büyük bir işe kalkışmış. Oyuncunun sesi şarkılara uymuş olsa da Müslüm Baba’nın sesini duymak isterdik filmde. Neden böyle bir tercih yapılmış bilmiyorum ama filmin etkisini azaltan bir seçim olduğunu düşünüyorum.

Şarkı Söylemek İçin Var Olmak

İlk bölüm olaylar açısından o kadar yoğun ki askere giden kardeşinin başına gelenlerin bilinçli bir tercih yapılarak ikinci bölümde flashback olarak gösterilmiş gibi. Kardeşinin başına ne geldi diye merak ederken hikâye bizi eskiye taşıyarak merakımızı gideriyor. Bir kez daha Baba için üzülüyoruz. Ailesinde, görüşmediği babasından başka kimse kalmıyor. Kendimizi onun yerine koyamıyoruz bile. Üstüne üstlük geçirdiği trafik kazası yüzünden kafasına platin takılıyor ve bir kulağı duymaz oluyor. Şarkı söylemesi çok zor olsa da, şiddetli baş ağrıları çekerek imkânsızı başarıyor. Çünkü Baba’nın var olma sebebi, şarkı söylemek. Ustası Limoncu Ali’nin dediği gibi “Senin sesin ancak sen sustuğunda kesilir.”

Baba’nın Muhterem Nur ile olan büyük aşkına, yükselmesine, binlerce kişinin katıldığı konserlerine, alkol bağımlılığına tanık oluyoruz. Yaptıkları yüzünden yargılayamıyoruz kendisini, bu kadar acıdan sonra kim olsa kendini kaybederdi. Hayranların sevgisi, Muhterem Nur’a olan aşkı ayakta tutuyor onu. Bu sayede arkasında unutulmaz parçalar bırakarak aramızdan ayrılıyor. Müslüm filmi, Müslüm Gürses’in hayatının ayrıntılarını öğrenmek ve 70’lere 80’lere kısa süre de olsa geri dönerek nostalji yaşamak isteyenler için vizyonda bir tercih olabilir.