16.10.2017

Natalie Portman’ın Rol Aldığı En İyi 10 Film

Black Swan

Natalie Portman'a ilk oscar'ını getiren Black Swan, zamanının ötesinde filmlerden. Şizofreni, psikanaliz gibi konu başlıklarıyla pek çok farklı okuması yapılabilecek film Tchaikovsky'nin Kuğu Gölü bale gösterisi etrafında dönüyor. Hayatının tamamını kapsayan dans en büyük tutkusu, yaşam amacı olan Nina'nın zarif, masum ve saf Beyaz Kuğu ile kötülüğün, şehvetin ve bilinmezliği temsilcisi Siyah Kuğu'yu aynı anda canlandırabilecek bir balerin olma çabasını konu alıyor. Portman'ın görkemli kariyerinin en önemli performansını barındıran Black Swan, alt metninde bir çok mesaj barındıran eşsiz bir eser.

Garden State

26 yaşındaki Andrew Largeman'ın (Zach Braff) 9 sene sonra, annesinin ölümü üzerine eve dönmesini konu alan film Zach Braff'ın ilk uzun metraj yönetmenlik denemesi olma özelliği taşıyor. Başarılı soundtrack'iyle Grammy ödülü de kazanmayı başaran Garden State, 21. yüzyılın en önemli bağımsız filmlerinden biri. Portman'ı filmde Andrew’ın yıllardır kendini kapadığı kutudan çıkmasını sağlayan Sam karakterinde izliyoruz.

Closer

Aynı adlı bir tiyatro oyunundan uyarlama film, Portman'a ilk akademi adaylığını kazandırmıştır. Günümüz Londra'sında dört insanın hayatını anlatan filmin yönetmen koltuğunda Mike Nichols oturuyor. İlişkilerin gerçeklerini tüm yalınlığıyla anlatan senaryo, yönetmen Mike Nichols'ın elinde, usta oyuncu kadrosuyla seyri keyifli bir filme dönüşüyor. Filmin açılış sahnesinde Damien Rice'ın The Blowers Daughter şarkısıyla gördüğümüz Portman hala akıllarda...

The Other Boleyn Girl

Philippa Gregory'nin aynı adlı romanından sinemaya uyarlanan film, ailelerinin kör hırsı yüzünden yakışıklı ve tutkulu kral 8. Henry’nin aşkı için rekabet eden iki güzel kız kardeşin, Anne ve Mary Boleyn’in hikâyesini anlatıyor. Kitabın okurları tarafından bazı eleştiriler almasına rağmen başarılı bir film olarak kabul edilen The Other Boleyn Girl Natalie Portman, Scarlett Johansson ve Eric Bana'dan oluşan görkemli başrol kadrosuyla dikkat çekiyor.

V for Vendetta

Wachowski kardeşlerin sinemaya uyarlayıp yapımcılığını üstlendiği filmi, daha önce Matrix üçlemesinde yardımcı yönetmenlik yapan James McTeigue yönetti. V for Vendetta, Alan Moore'un yazıp David Lloyd'un çizdiği DC in yayınladığı aynı isimli çizgi romandan beyaz perdeye uyarlandı. Diktatör bir rejime bireysel bir başkaldırının nasıl toplumsal hale geldiğini gösteren film anlattığı konu ve replikleriyle kısa sürede dönemin en popüler filmlerinden birine dönüştü.

Star Wars: Episode III - Revenge of the Sith

Günümüzde üçüncü üçlemesiyle karşımıza çıkan tüm zamanların en epik sinema olaylarından Star Wars efsanesinin ana üçlemenin öncesindeki dönemi anlatan ikinci serisi beklentileri pek karşılayamasa da Darth Vader'ın doğuşunu izlediğimiz final filmi Revenge of the Sith, serinin hayranları için çok önemli bir yere sahip. Bazı kesimler tarafından serinin en iyi filmi olarak da gösterilen Revenge of the Sith, Anakin Skywalker'ın karanlık tarafa geçişini konu alıyor. Portman'ı bu üçlemede Padmé Amidala karakteri olarak izliyoruz.

My Blueberry Nights

Hong Kong’lu usta yönetmen Wong Kar Wai'nin ilk İngilizce filmi olma özelliği taşıyan My Blueberry Nights, gönül yarası ve yeni başlangıç arasındaki mesafede dramatik bir gezintiye çıkarıyor. Jude Law, Natalie Portman, Norah Jones, Rachel Weisz gibi isimlerden oluşan çarpıcı kadrosuyla öne çıkan film Kar Wai'nin diğer filmlerinden alıştığımız etkili sinematografisinin yanına derinliği katamasa da Hollywood romantik sinemasıyla karşılaştırılınca oldukça başarılı bir iş.

Beautiful Girls

Natalie Portman'ın kariyerinin başlarında yan rolde karşımıza çıktığı Beautiful Girls, değeri pek bilinmeyen filmlerden. Ufak bir kasabada liseden beri dost olan bir arkadaş grubunun yeniden bir araya gelmesi ve birbirleriyle yüzleşmesini anlatan film büyüdüğü yere dönen her insanın kendinden bir şeyler bulacağı naif bir hikayeye sahip.

Léon: The Professional

Fazla söze gerek yok. Zira sinema tarihinin kült filmlerinden biri olan Leon bugüne kadar yeterince konuşuldu ve hatta tartışıldı. Luc Besson'ın yönettiği efsane film Natalie Portman'ın kariyerine çok üst basamak bir konumdan başlamasını sağladı. Tabii Portman'a Leon'un katkısından çok Leon filmine Portman'ın katkısının olduğunu savunanlar da pek haksız değil.

Paris Je T'aime

İçlerinde Ethan Coen, Joel Coen, Wes Craven, Alfonso Cuarón, Gérard Depardieu, Alexander Payne, Tom Tykwer, Gus Van Sant gibi isimlerin bulunduğu 20'den fazla yönetmenin çektiği 20 kısa filmin birleştirilmesinden oluşan film, aşka ve Paris’e oldukça farklı ve alışılmadık bakışlar atıyor. Birbirinden farklı öyküleri Paris ve aşk ortak paydasında toplayan bu yapım yönetmenlerin sinema görüşü hakkında da fikir sahibi olmamızı sağlıyor.

Bonus: Hotel Chevalier

Wes Anderson'ın 5. uzun metraj filmi Darjeeling Limited'deki kardeşlerden Jack ve kendisini Paris'te ansızın ziyaret eden eski kız arkadaşı arasındaki ilişkiyi yansıtan bu kısa film, asıl film olan Darjeeling Limited'e sadece giriş yapmakla kalmayıp filmin derinleşmesini sağlayan bir ön çalışma niteliğinde. Toplam 13 dakika uzunluğundaki Hotel Chevalier, kendi başına da bir bütünlük sağlamayı başaran oldukça iyi bir kısa film.