14.07.2018

O An: Ali

Ali

Konuk yazar: Yavuz ABUT

Yer Zaire, Kinshasa… Ali, yüzyılın maçına çıkmadan önce sabah koşusunda…

Antrenörü Bundini salon çalışmasından sonra dışarıya çıkardı O’nu… Belli ki, şampiyonun halka dokunmasını istiyordu: “Dans et şampiyon! Seni buralara getirenler senatör, vali veya diplomatlar değil… Evsizler, ayyaşlar, sokaklar için salla yumruklarını… Bu insanlar seni sokaklardan kurtardı, şimdi sıra sende… Gerçek şampiyonlar spor salonlarından çıkmaz… Dans et şampiyon!”

Vietkong’larla savaşmak istemediği için ülkesinde ciddi sıkıntılar yaşayan Ali’nin lisansına el konmuştur. Bu olay, o dönemki Özgürlükler Ülkesi’nde, siyahi bir boksör için her şeyin sonu niteliğindedir. Ancak boks baronları daha sonraları bu durumu Zaire’de duygusal fırsatlara dönüştürmesini bilecektir… Maçın adı The Rumble in the Jungle… Rakip ise Smokin Joe’yu (Frazier) yerle bir eden George Foreman… 32 yaşındaki Ali, 25 yaşındaki Foreman’a meydan okuduktan sonra, herkesin beklediği gibi ya yerle bir olacak, ya da Zaire’deki binlerce insana aşıladığı umut, tüm dünyaya dalga dalga yayılacaktır.

Ve işte tezahüratlar eşliğinde kalabalıklar arasına karışıyor ringlerin kralı;

“Ali Bumaye!” (Ali Öldür O’nu!)

İroniye bakın ki, kalabalığın ölmesini istediği Foreman’nın derisi Ali’den daha kara. Çünkü Ali, siyah adam için son bir umut, Sam Amca’ya okkalı bir tokat, bu yumruklar ezilmişlerin tankı tüfeği…

Ali’yi anlatan grafitiler var Zaire duvarlarında… Afrikalı müzisyen Salif Keita’nın “tomorrow” soundtrack’iyle bütünleşiyorlar. Lubezki’nin omuz kamerasıyla kalabalığa karışmış durumdayız. Bu sıcaklık, Mann’in usta işi kurgusuyla birleşince ortaya duygu yüklü sahnelerden biri çıkıyor.