22.11.2016

O AN: American History X

american-history-x

Derek üzerinden güçlü bir faşizm eleştirisi

1998 Tony Kaye yapımı olan American History X, yönetmenin ilk uzun metrajı olmasına rağmen kısa sürede tüm dünyada dikkatleri üzerine çekmiştir. Zamanın, üstesinden gelemediği bir mevzuyu, ırkçılığı, eleştiren bu film, oldukça sert, aynı zamanda da duygusal olmayı başarmıştır. Kaye, ırkçılık, faşizm denilince ilk akla gelen, dünyanın hep nefretle anacağı Adolf Hitler’in bir nevi metaforu olan Derek Vinyard (Edward Norton) vasıtasıyla yapar eleştirisini.

Yirminci yüzyılın en büyük yüz karalarından biri olan Hitler’in insanlık dışı, zavallı fikirlerini hala benimseyen bir grup insandan biri olan Derek’in babası, uyuşturucu satıcısı bir siyahî tarafından öldürülür. Zaten babasının faşizan fikirlerinin etkisinde büyüyen Derek, onun ölümü ile birlikte tüm nefretini siyahîlere ve göçmenlere yöneltir. Tam olarak kulaktan dolma bilgilerle, özenti davranışlarla bir araya gelen, Venice Beach Neo-Nazi grubuna katılır ve kısa bir sürede bu grubun sağ kollarından biri olur. Artık kendini bir lider olarak gören ve gittikçe hadsizleşen Derek, inandığı yolu kardeşine de benimsetmek, belki biraz da gösteriş yapmak için tiksindirici bir şova girişir.

american-history-x-2

Danny’in dehşet dolu ve Derek’in anlamsız bir gururla kaplı yüzü…

Derek, tıpkı Hitler gibi benimsenip, desteklendikçe içindeki şeytanı daha da çok serbest bırakmıştır ne yazık ki. Öyle ki artık inandıkları uğruna her şeyi yapma hakkını kendinde görür. Onun için beyaz bir Amerikalı olmayan hiç kimsenin yaşamaya hakkı yoktur. Ne de olsa ülkesindeki saf kan Alman olmayan herkesin ölmesi gerektiğini düşünen Hitler değil midir akıl hocası? Vücuduna gamalı haç dövmesi yaptıracak, kafasını kazıtacak, yani görünüşü ile tam bir Nazi şekline bürünecek denli kendini kaptırmıştır ona ve fikirlerine. Derek için artık küçücük bir kıvılcım yeterlidir. Belki de uzun zamandan beri hazırlandığı, insanlık dışı şovu için beklediği kıvılcım tam da ayağına gelir bir gece.

Evin önündeki arabayı çalmaya çalışan, bir grup siyahîyi fark eden Derek’in kardeşi Danny, abisini durumdan haberdar eder. Danny’in belki de hayatı boyunca yapacağı en büyük hatalardan biri olur bu. Fakat Danny, asla abisinin, o denli ileri gideceğini düşünmez. Zaten abisinin gözlerinin önünde yaptığı, vahşi gösterisini, dizlerinin bağı çözülerek, dehşet içerisinde, tir tir titreyerek izler ya da izlemek zorunda kalır. Bu, insanı izlerken kahreden hatta birçoğumuzun izleyemediği, göğsümüzün ortasına adeta bir hançer saplayan sahneden akıllarda kalan iki görüntü kalır; Danny’in korku dolu, dehşete düşmüş suratı, Derek’in anlamsız bir gurur ve kahraman edasıyla dolu bakışları… Ve asla çıkmaz hafızalardan ne olursa olsun bu siyah-beyaz sahnede yaşanılanlar.  Öylesine güçlü, öylesine kan dondurucudur çünkü.