02.01.2018

O An: Canım Kardeşim

Ömer Cemil SÖNMEZ

Senaryosunu Sadık Şendil’in yazdığı rejisörlüğünü Ertem Eğilmez’in yaptığı, Türk Sinema tarihinin kilometre taşlarından olan Canım Kardeşim, 1973 yılında vizyona girdi. Ertem Eğilmez’in kariyerindeki tek salt dram olan film tüm ödüllere de ambargo koymayı başarmıştı. Bir daha melankolik filmlere yanaşmayan Eğilmez, istediği zaman ödül alabileceğini de göstermiş oldu. Sadık Şendil’in edebi estetikle yazdığı eser yönetmenin müdahalesi olmadan saf bir şekilde çekildi. Gişede her ne kadar başarısız olsa da Türk Sineması’nın en iyi filmlerinden biri olarak gösterilir.

Kardeşten gizlenen zayıflık…

Murat (Tarık Akan) babası ve kardeşiyle yaşamakta olan varoş bir gençtir. Hayatının baharında olmasına rağmen mutsuz biridir. Yakın arkadaşı Halit (Halit Akçatepe) ile derdi maişeti unutup bolca gırgır yapsalar da hüzün ve fakirlik alt metin olarak kendini hissettirecektir. Babasına bir nebze acımasız davranan Murat belki de durumunun sebebini o addettiğinden böyledir. Kardeşine de zayıflığını, çaresizliğini göstermemek adına sert abi zırhını giymiştir.

Babalarının ani ölümünden sonra öksüzlüklerine bir de yetimliğin eklenmesi hikâyeye ağır bir hava katmak yerine yeni hikâyenin önünü açıyor. Abi-kardeşin arasındaki ilişki daha da derinleşirken trajedinin basit ölümlerden değil incelikli senaryodan kaynaklandığını anlıyoruz. Murat, kardeşine yavaş yavaş şefkatini göstermeye başlıyor. Kahraman da (Kahraman Kıral) zaten gerek oyunculuğu gerek saflığı ile bu sevgiyi hak ediyor. Akabinde kardeşin hasta olması ile Murat, abiden aile reisliğine terfi ediyor. Hastanenin yolunu tutuyorlar.

 

Umuda veda…

Sahne hastane koridorlarının can sıkıcı kalabalığında başlıyor. Mutsuz insanlar kameranın önünden üçer beşer akıyor. Murat, Kahraman ve Halit acemice dolaşırken aradıkları yeri buluyorlar. Oradan ikinci bir sevk ve dahiliyedeler…Kuduz olduğunu tahmin eden abilerinin yanında ürkek duran Kahraman kan verirken korktuğunu belli etmemek için gözlerini kapatır. O an da Murat ve Halit’in yüzündeki korkunun çok daha büyük olduğunu görürüz.

Tahlil sonuçları beklenmeye başlar. Herkesin morali yerindedir. Kahraman “Ama beni köpek ısırmadı ki’’ der. Murat: “Halit abin ısırmıştır” deyip gülerler. Bekleme biter ve doktorla görüşme yeniden başlar. Şen kahkahaların yerini öldüren bir ciddiyet alır. Doktor, fazla uzatmadan Kahraman’ın kan kanseri olduğunu, üç ay ömrü kaldığını ve tedavinin işe yaramayacağını isterse Kahraman’ın hastanede kalabileceğini söyler. Başlar yere düşer Halit ile kısa bir bakışma olur. Murat “Bir düşünelim doktor bey” deyip çıkarken kardeşine bir daha eskisi gibi bakamayacaktır.