19.06.2018

O AN: Kynodontas

 

Babanın Sahte Cenneti

Yorgos Lanthimos’un üçüncü uzun metrajı olan Kynodontas (Köpek Dişi) bir ailenin sıra dışı yaşantısına ortak eder bizleri. Fabrika sahibi bir baba, eşini ve üç çocuğunu yüksek korunurluklu, gözlerden uzak bir malikânede yaşamaya mahkûm etmiştir. Babayı Tanrı, malikânesini cennet, içindekileri de ilk insanlar olarak düşünebiliriz aslında. Her şeyin farkında olan ama kabullenen ve babanın işbirlikçiliğini yapan anne ile gerçeklerden bihaber yaşayan çocukları düşünürsek hangi taraf için hayat daha zor kestirmek mümkün değil. Dış dünya ile hiç tanışmamış olan üç genç çocuk için hayat, hâlâ küçücük çocuklarınki gibidir. Gözlerinin önünde olmayan hiçbir şey onlar için var değildir, hiç olmamıştır. Sadece evin içinde gördüklerini ve otorite tarafından öğretilenleri bilirler. Ki otoritenin öğrettiklerinin de büyük bir çoğunluğu uydurmadan öte değildir. Peki, bu steril, korunaklı mikrokozmos içerisine otoritenin soktuğu seks işçisi, kusursuz düzene çomak sokarsa…

Üç çocuğundan erkek olanın cinsel isteklerini doyurmak amacıyla fabrikasında çalışan güvenlik görevlisi Christina’yı belli aralıklarla eve getiren baba, kendi elleriyle kurduğu düzenin içerisine çomağı sokmuş olur. Christina, yukarıdaki benzetmelerimizde Şeytan rolünü üstlenmektedir. İlk insanları yasaklarla tanıştırır zira. Christina ile yaptıkları anlaşma sonucu çantasındaki iki video kaseti (Rocky 4 ve Jaws) alan Büyük Kız (filmde Christina hariç kimsenin bir adı yoktur ama Büyük Kız, Jaws filminde köpekbalığına verilen isim olan Bruce’yu koyar. Bu nedenle yazının devamında da Büyük Kız’dan bahsedeceğim zaman Bruce diyeceğim), herkesten gizli bu filmleri izler.

Yasak Elma Bir Kez Daha Yenir

Tabii dış dünyayı hiç tanımayan, birçok sözcüğün anlamını yanlış (zombinin bir çiçek, seyahatin zemine döşenen bir madde, tüfeğin bir çeşit kuş, klavyenin vajina gibi) bilen biri için bu iki film anında büyük kızın benliğini ele geçirmiştir. Bilinmeyen, tarifi mümkünsüz bir dünyaya kapı aralayan bu filmler, Bruce’nin benliğini adeta ele geçirir. Sürekli filmlerden replikler söylediğini hatta ve hatta sahneler canlandırdığını gördüğümüz Bruce (Angeliki Papoulia), özellikle bir sahnede rol içinde rol yaparak kusursuz bir işe imza atar.

Önce Rocky 4 filminde Rocky’nin oğluyla arasında geçen kısa bir diyaloğu seslendirir Bruce. Sonra ise filmdeki dövüş sahnelerinden birini. İşte bu dövüş sahnesini canlandırdığı anlar baş döndürücüdür. Zira bu anlarda Papoulia, hem filmdeki rolünü yani Bruce’yi hem de Bruce’nin Rocky’i taklit ettiği halini birbirine yedirerek muhteşem bir oyunculuk performansına imza atar. Bruce’nin duyguları ise tarifsizdir. İlk kez bir şeyin tadına bakan, rüzgârın tenine ilk kez dokunuşu, deniz suyuyla ayakların ilk buluşması gibidir. Bruce, yaşamı gerçekten tanıma, dışarıyı keşfe çıkma isteği olan zehri damarlarına almıştır artık. Geriye dönüşü yoktur. Tıpkı Şeytan’ın gösterdiği yasak elmayı yiyen Havva gibidir Bruce de.

İşte o anlar:

Bruce’nin sahnenin başında söylediği repliğin Rocky 4 filmindeki orijinal hali: