03.06.2020

O An: My Girl

Özlem ÇELİK

“Gözlüğü nerede? Gözlüğü olmadan göremez.”

My Girl, 90’lı yıllarda sevginin en masum halini anlatan filmlerden biri olmuştur. Amerikan yapımı aile, dram ve romantik türde karşımıza gelen filmin başrollerinde Anna Chlumsky, Macaulay Culkin, Dan Aykroyd yer alıyor. Filmi izleyenler hangi sahneden bahsedeceğimi hemen anlamıştır muhtemelen. Boğazımızı düğüm eden, yutkunamadığımız, ekranı bulanık görmeye başladığımız o sahne!

Film on bir yaşındaki Vada’nın kendisi hakkında verdiği bilgiler ile başlar. Bunların içinde hipokondriyak belirtileri, arkadaşlık ve ilişkiler hakkındaki yorumu, ailesi ve ergenliği bulunur. Vada, 11 yaşında olmasına rağmen kendi hayatını yönetir. Annesini yıllar önce kaybeder, babaannesi ve cenaze işleri ile ilgilenen babası ile küçük bir kasabada yaşar. Annesinin yokluğuyla beraber babasının dikkatini çekmeye çalışsa da başarılı olamaz ve babasından beklediği ilgiyi göremez. Bu nedenle hipokondriyak belirtileri ile sürekli doktoruna koşar. Vada’nın yaşadığı zorluklar ve hayattaki sıkıntılarında her zaman yanında Thomas J. olur. Vaktinin çoğunu Thomas J. ile geçiren Vada, günün birinde babasının kozmetikçi bir kadın olan Shelly ile evleneceğini öğrenince bir anda hayatı kararır.

Shelly herkesi büyüleyen bir karakterdir ve farklı duruşu ile herkesi kendine hayran bırakır. Vada, kıskandığı için babasıyla Shelly’nin arasını bozmaya çalışsa da, onu tanıdıkça fikirleri değişir ve hayatı hakkındaki bazı şeyleri ona danışmaya başlar. Thomas J. ile hem kendini keşfedip hem de büyürken, onunla ilişkisi, hayata bakış açısı değişir. Thomas J., Vada’nın her bunalımında yanında olur ve her ne isterse yapmaya hazırdır. Vada, Thomas J. gibi bir arkadaşı olduğu için çok şanslıdır ve Thomas J. için Vada en iyi arkadaştır.

Günün birinde Vada ile Thomas J., Vada’nın hipokondriyak belirtileri yüzünden birlikte doktora gittikten sonra oynayarak ormana gelirler. Büyük bir arı kovanı görüp, boş olduğunu düşünerek eğlenmek için kovana taş atarken arıları kızdırırlar ve canlı arı sürüsünü görünce oradan kaçmak zorunda kalırlar. O esnada Vada yüzüğünü düşürür ve çok üzülür. Thomas J. ile her gün görüşmeye devam ederken o masum öpüşmelerinin yaşandığı sahnenin aynı gününde Thomas J., Vada’yı mutlu edeceğini düşünerek yüzüğü bulmak için yeniden ormana gider. Arılara karşı alerjisi olan ve onların saldırısına uğrayan Thomas J., orada ne yazık ki hayatını kaybeder.

Vada’yı ikna etmek çok zor olur, öğrendiğinde deliye döner. Nefes alamadığını söyleyerek doktora koşar, günlerce odasından çıkmaz, yemek yemez. Cenaze işlemlerini babası yapar ve Thomas J.’ye veda etme vakti gelir. Herkes toplanarak Thomas J.’yi son kez görüp, uğurlayacaktır. Törene katılmak Vada için çok zordur, merdivende ağlayarak konuşmaları dinlerken birden ayağa kalkar, ağır adımlarla odaya doğru girerek Thomas J.’ye yaklaşır. Ve o sahne başlar…

Öldüğüne inanmak istemeyen Vada, en iyi arkadaşına bu sözlerle veda eder…

“Ağaca tırmanalım mı Thomas J.?

Yüzü acıyor.

Gözlüğü nerede? Gözlüğü olmadan göremez.

Gözlüğünü takın.”