01.06.2017

O AN: Pulp Fiction

Hedefi ‘’12’’den Vurmak

Quentin Tarantino, Reservoir Dogs’dan sonra 1994 yılında çektiği Pulp Fiction filmiyle zirveye yerleşir. Oldukça çılgın, renkli, uçuk- kaçık bir yapıya sahip Tarantino bu filmde eteğindeki taşların hepsini döker. Ve ortaya tarif edilemez bir daha belki de benzeri yapılamayacak bir film çıkar. Pulp Fiction insanı izlediğinde mest eden tadıyla kendine çılgınlar gibi hayran kitlesi toplar. Film sadece afişlerde değil; t-shirtlerde, duvarlarda, dergi kapaklarında, birçok objede hatta ve hatta hayranlarının vücutlarında yer bulur kendine. Böylesine bir filmin beni en çok etkileyen sahnesi ya da Tarantino kafasını en çok hissettiğim sahne ise Bruce Willis’in (Butch) başlayıp Ving Rhames’in (Marsellus) sonlandırdığı intikam sahnesidir.

Sahne, Butch’un içinde bulunduğu saçmalıktan tam kurtulacağı anda başlar. Aşağıda kurtarılmaya ihtiyacı olan düşmanına takılır Butch’un aklı. Kısa süren bir bocalamadan sonra dünden beri kendisi ve sevgilisi dışındaki hiçbir hayatı önemsemeyen hatta önüne çıkan tüm engelleri ne pahasına olursa olsun yok eden Butch, merhamete gelir. Ya da zaten başlamış olduğu cezalandırma oyununa hız kesmeden devam etme arzusuna kapılır. Butch, Marsellus’u kurtarmaya (ya da Zed ile Maynard’ı cezalandırmaya) aşağıya inmeden önce kendine bir silah seçmelidir. Dükkânda etrafı karıştırırken ilk eline bir çekiç alır daha sonra gördüğü beysbol sopası daha çekici gelir. Şu işe bakın ki dükkân tam bir cephaneliktir; Butch, testereyi görünce beysbol sopasından da vazgeçer. Son olarak kafasını yukarıya doğru kaldırmasıyla asıl karar kılacağı silahı bulur. Bu anlarda Butch’un kafasını yukarı kaldırması aslında bir nevi Tanrı’ya bakması olarak yorumlanabilir. Aşağıda cezalandırılmayı bekleyenler üzerinde kullanılacak kılıcı Tanrı işaret eder diyebiliriz. Butch’un kılıcı görmesinden sonra kameranın kılıca yakın çekim yapması bu silahı daha da yüceltir. Kılıcı eline alan Butch yaşadığı tereddütten de kurtulur; kılıcı eline almasıyla kendini tam olarak bir kurtarıcı ya da cezalandırıcı olarak hisseder. Butch içeri girdiğinde o büyük, güçlü Marsellus’un tecavüze uğradığını görürüz. Marsellus’a tecavüz eden Zed’i beklerken onları izleyerek tatmin olan Maynard ekranı büyük oranda kaplar. Böylece kamera bize ilk hedefin o olduğunu açıkça söyler. Butch gerçekten de tüm sinefiller için muhteşem bir görsel şölen sunar; adamı samuray gibi kılıcıyla önce boydan boya çizer sonra da önüne geçerek kılıcını geçirir. Burada adeta Maynard kendine harakiri yapıyormuş gibi olur. Bu etkileyici cezadan sonra sahnenin başından beri bize eşlik eden The Revels’in Comanche parçası susar. Zira sessizlik gereklidir; ikinci cezalandırma çok daha dikkat istemektedir. Butch’un kılıcının altında esarete alınan Zed’in hesabını Marsellus görmek ister. Az önce kendisine tecavüz eden adamı eline geçirdiği tüfeğiyle tam da suçu yapan organından(penisinden) cezalandırır. Böylece oldukça şiddetli bir hadım edilme sahnesine tanık oluruz. Kurşunun şiddetiyle duvara çarparak yere kapaklanır Zed. Burada en dikkat edilmesi gereken şey ise; cezalandırılan adamın üzerinde polis üniformasının olmasıdır. Butch ile Marsellus zaten hiçbir kanun tanımayan, sürekli yasa dışı işler yapan iki kişi olarak kendilerini engellemeye hatta pis emellerinde kullanmaya çalışan iktidar temsilini de cezalandırırlar böylece.