01.06.2017

O AN: The Godfather

Baba, Oğul ve Mutlak Güç Adına

Francis Ford Coppola’nın ölümsüz eseri The Godfather, hem Coppola’nın hem de sinema tarihinin en büyük başyapıtlarından biridir kuşkusuz. Ödüllere ve övgülere boğulan bu üç serilik yapıt Mario Puzo’nun kitabından beyazperdeye uyarlanır. Fakat The Godfather, edebiyat uyarlamaları arasında kitabın önüne geçen az sayıdaki filmlerden biri olur. Amerika’da yaşayan İtalyan bir mafya ailesinin hikâyesini anlatan üç serilik filmin en çok birincisi beğenilir. The Godfather’daki unutulmaz sahnelerden bir tanesi ise infaz ve vaftiz anlarını paralel kurguda izlediğimiz sahnedir.

Sahne, Michael’in kız kardeşinin çocuğunun vaftiz töreninin yapılacağı kilise görüntüsüyle başlar. Michael, yeğenine vaftiz babalığı yapar. Bu nedenle vaftiz kuralları gereği bebek, annesi ve vaftiz babası rahibin karşısına çıkar. Rahibin karşısına çıkarken kilisenin en ucunda konumlanan kamera ihtişamlı kiliseyi gösterir. Böylece dinin ne kadar büyük bir güç olduğunu vurgular. Daha sonra vaftiz töreninin başlamasıyla ölüm ve doğum için yapılan ritüelleri birbirini kucaklayan bir uyum içerisinde izleriz. Beyazlar içerisindeki tüm kötülüklerden uzak bebeğin başındaki şapkanın doğumunun kutsanması için çıkarılmasını izlediğimiz anları tetikçilerin silahlarını öldürmek için hazırlamaları takip eder. Arada hislerinden tamamen arınmış bir halde gördüğümüz Michael’in yüzü ise bu iki dünya arasındaki gerçekliği ifade eder. Michael bir nevi doğum ve ölüm arasındaki sırat köprüsü görevi görür. Michael artık baba –Hristiyanlıkta Tanrı’ya baba denilir- olmuştur. Bu nedenle kimin ölüp kimin yaşayacağına, sırat köprüsünü kimin geçip kimin cehennemin dibini boylayacağına artık o karar veriyordur. Ona biat ederek yaşamayı reddedeceklerini bildiği kullarının isyan etmeden önlerini kesmektir niyeti. Bebeğin vaftiz öncesi dualarla hazırlanmasını kilise orgunun sesi eşliğinde görürken aynı zamanda Michael’in adamlarının yine aynı ses eşliğinde günaha hazırlanmalarını izleriz. Her iki kurguya da aynı arka plandaki sesin eşlik etmesi, günahında Hristiyanlığın gölgesi altında gerçekleştiğini ima eder. İnfazları izlediğimiz kurguda kilise orgunun sesine o dünyadan sadece silah sesleri eşlik eder; din kisvesi altında yapılan günahın sesi. Tüm hazırlıklar tamamlandıktan sonra rahibin Michael’e yönelttiği sorular, Michael tarafından yanıtlanırken tam da verilen yanıtların tersine verdiği emirler teker teker yerine getirilir. Michael, Tanrı’ya, İsa’ya ve Kutsal Ruh’a inandığını söyler. Daha sonra ise sorulan “Şeytanı reddediyor musun?” sorusuna reddediyorum cevabını verir. Tam da verilen cevaplarla ironi oluşturacak emirler bu sırada gerçekleşir. Michael’e rakip olacak tüm mafya liderleri sırasıyla asansörde, masaj salonunda, döner kapıda, yatakta, merdivenlerde infaz edilir. Bu esnada Michael sorulan “Şeytanın yaptıkları ve tüm gösterişini de reddediyor musun?” sorularını, reddediyorum olarak cevaplar. Son olarak vaftiz olmayı kabul ettiğini söylemesi ile gerçekleşen vaftiz görüntülerine aralara giren ceset görüntülerinin eşlik etmesiyle sahne son bulur. Bu süre zarfında Michael’ın yüzü alabildiğine ifadesizdir. Zira Michael, verdiği emirleri öyle olmasını istediği için değil mecbur olduğu için vermiştir. Ailesini korumak artık onun görevidir. Ona tanınan başka bir çıkış yolu bırakılmamıştır. Michael hem sevabın yolunda yeğeninin vaftiz babası hem de günahın yolunda mafya babası olur. Biri görünen tarafı diğeri de gizli tarafını temsil eder. Michael ne yazık ki hep bu iki dünya arsında sıkışıp kalacaktır ömrü boyunca.