10.01.2017

O AN: The Neon Demon

Türler arasında keşfe çıkan bir film.

Nicolas Winding Refn’in son hınzır evladı The Neon Demon, yine ihtişamı, sert sahneleri, suskun karakterleri, neon, baştan çıkarıcı renkleri, tüylerimizi diken diken eden müzikleri, beklenmedik sürprizleri, büyüleyici atmosferiyle biz seyircileri, en azından Refn filmografisine tutkun olanları derinden etkilemişti. Özellikle şöhret dünyasının görünmeyen tarafını gözler önüne sermekten ve bunu yaparken de daha önceki filmlerinde yaptığı gibi denemekten yine geri durmamıştır yönetmenimiz.

Başkarakter Jesse’nin (Elle Fannig) şöhret dünyasıyla tanışıp, kısa sürede önündeki zorlu basamakları kolaylıkla çıkarak, melek olarak girdiği bu yolda şeytana dönüşmesini, bir nevi büyümesini izleriz filmde. Bu, belki bir büyüme hikâyesi belki korku, gerilim, dram, vampir, slasher, yamyam filmi olarak tanımlanabilecek kadar türler arasında büyük bir keşfe çıkan The Neon Demon, her bir türün vermek istediğini de fazlasıyla vermekten geri durmaz.  Her bir anı ile ilgili uzun analizler yapılabilecek, imgeler ile adım adım işlenmiş olan filmin en kan donduran anlarından biri ise final sahnesidir.

Kurtlar sofrasında bir puma.

Jesse’nin hızlı başlayan sahne kariyeri ne yazık ki çok kısa sürmüştür. Zira Jesse, bu dünyada kısa sürede güzelliği nedeniyle zirveye çıkarken, bir kurda dönüşememiş, çekiciliğiyle çevresini etkileyen bir puma olarak kalmıştır. Ne var ki sürekli onu pusuda bekleyen kurtlar, uygun anı kollamaktadırlar. Jesse, sonunda kuşatılarak onlara yem olmaktan kurtulamaz. Zira orman kanunlarında pumanın kurtlar karşısında pek de şansı yoktur. Jesse tam da kurtlar sofrasına yem olur. Üç tane kurt (Gigi, Sarah, Ruby) tarafından vahşice, çiğ çiğ yenilir. Yalnız Jesse gibi güzeller güzeli bir hatunun hazmı bazısı için o kadar da kolay olmayacaktır.

Güçlü olan daha da güçlenerek yoluna devam eder.

Sarah (Abbey Lee) ile Gigi (Bella Heathcote) henüz midelerinde Jesse’i tam olarak sindirememişken onun yokluğunda kalan meydanın tadını çıkarmaya, önemli bir çekim için modellik yapmaya gelmişlerdir. Yalnız ilerleyen zaman Sarah’da gittikçe etkisini arttıran bir rahatsızlığa sebep olur. Her ne kadar çekimlere başlasa da sonunda fenalaşarak çekimi terk ederek içeriye kaçar. Arkasından onu takip eden Gigi, Sarah’ı nasıl bulur? Sarah ne yapar? Gigi nasıl karşılık verir? Tüm bu soruların yanıtı sahnenin kendisinde saklı. Her şeyin koca bir aldatmaca, yanılsama olduğu şöhret dünyasının ufacık bir güçsüzlüğe bile tahammülü yoktur. Ufak bir tereddüt, ormandaki yaşama son verir. Sonunda hep güçlü olan daha da güçlenerek yoluna devam eder. Eğer psikolojik durumunuz, yüreğiniz, mideniz müsaitse sahneyi izlemenizi isterim. Lakin izlemesi oldukça zorlu bir sahne olduğu konusunda sizleri uyarmayı da bir borç bilirim.