11.03.2020

Pera Sohbet: İsmail Baki Tuncer ile “Sabit Kanca: Son Soru”

İsmail Baki Tuncer ile “Sabit Kanca: Son Soru” Filmi Üzerine

2013 yılında vizyona giren Sabit Kanca ve 2014 yılında vizyona giren Sabit Kanca 2 filminin ardından serinin üçüncü filmi olan Sabit Konca: Son Soru, kısa bir süre önce vizyonda kendine yer buldu. Yönetmenlik koltuğunda Nuri Yıldız’ın oturduğu, oyuncu kadrosunda İsmail Baki Tuncer, Fırat Sobutay, Zerrin Sümer, Metin Yıldız, Barbaros Dikmen, Murat Özsoy ve Volkan Kantoğlu’nun yer aldığı film, oldukça başarılı olduğu yarışma hayatını geride bırakan Sabit Kanca’nın, bir kaza sonucu tekerlekli sandalyeye mahkûm olan Zeki’nin iyileşebilmesi için soruların karşısına son kez çıkmasını konu ediniyor. Filmin başrol oyuncusu İsmail Baki Tuncer ile film ve oyunculuğu hakkında keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Keyifli okumalar.

Sabit Kanca serisinin ikinci filminin üzerinden altı yıl geçti. Uzun bir sürenin ardından serinin üçüncü filminde tekrar rol almak nasıl bir duygu?

Sabit Kanca sevdiğim ilk göz ağrım diyebileceğim bir karakter. Yıllar sonra tekrar Sabit Kanca olarak kamera karşısına geçmek çok mutlu etti beni. Onun kadar bilgili olabilmeyi eminim ki herkes isterdi. Ben de çok isterdim. O rolü oynarken bunun keyfini çıkarmaya çalışıyorum. Çekim sonrası çenem ağrıyor ama yine de seviyorum Kanca’yı.

Filmin yönetmeni Nuri Yıldız ile çalışmak nasıldı?

Nuri’yi 2017’den beri tanıyorum ama uzun yıllardır tanıyor gibiyim. Adeta kardeşim gibi. Birlikte sosyal medya içeriklerinde onunla ve Bilal Akçay’la çalışıyorum. İlk sinema filmi olmasına rağmen ekiple ve oyuncularla iletişimi çok iyiydi. İş çıkardı. Beni çok iyi tanıyor. Birbirimizi iyi tanıdığımız için çok rahat bir çekim dönemi yaşadık. Yetenekli bir yönetmen olduğunu düşünüyorum. Yolu ve bahtı açık olsun.

Herhangi bir komedi filminde oynamak oyunculara ne gibi sorumluluklar yüklüyor?

Oyunculukta en zor şey içine girdiğiniz karakterin gerçek birisi olduğuna inandırmaktır bence. Bu zaten yeterince zorken bir de bu karakterle insanları güldürmek zorundasınız. İnsanların gözyaşları aynı ama kahkahaları hep farklıdır. Bir sürü farklı anlayışta insanın gülebileceği bir performans ortaya koymaya çalışıyorsunuz. Sahne komik değilse komedi oyuncusu sorumludur seyircinin gözünde. Bu da çok zor ama bir o kadar keyifli benim için.

Filmin çekimleri sırasında senaryoya tamamen bağlı kaldınız mı yoksa doğaçlama kısımlar da var mıydı?

Senaryo matematiği çok titiz çalışılmıştı. En ufak yanlış müdahalede farklı bir boyut kazanabiliyordu. Bu nedenle çok fazla doğaçlama yapma fırsatımız yoktu ama yönetmenin izin verdiği ölçüde doğaçlama katarak filme ekstra katkı sağlamaya çalıştık.

Filminizi izleyecek seyirciye bir mesajınız var mı?

Mesajımızı filmin içinde vermeye çalıştık. Herkes kendinden bir şeyler bulup istediği mesajı alacaktır. Filmde duygusallık, sevgi ve dostluk anlatılıyor. Bunun yanında adeta bir genel kültür fırtınası estiriyoruz. Film güldürürken öğretici de olacak onlar için. Umarım eğlenir, 101 dakikalığına sıkıntılarını unuturlar ve tavsiye ederler filmimizi. Herkese iyi seyirler.