25.09.2018

Quiz Show: Para, Para, Para!

Şike

1950’ler Amerikan televizyon sektöründe sahtekarlık bulaşmış bilgi yarışması skandallarıyla dolu. Bunların en büyüğü de Robert Redford’ın yönetmenliğini üstlendiği, ülkemizde Şike adıyla gösterime girmiş olan 1994 tarihli Quiz Show / Şike filmine ilham kaynağı olan Twenty-One adlı yarışma.

Yıl 1956… Queens’li bir Musevi olan Herbert Stempel (Muhteşem John Turturro) Twenty One adlı bilgi yarışmasını haftalardır üst üste kazanmaktadır. Aslında kendisine soruların cevabı verilmektedir. Hatta nasıl davranacağı, hangi dakikada hangi mimiği veya el hareketi yapacağına kendisine öğretilmiştir. Ancak reytinglerden memnun olmayan yarışmanın sponsoru Geritol adlı şirket daha dikkat çekici bir yarışmacı ister. Bu kişi de babası Pulitzer ödüllü bir Profesör olan ve yine babası gibi Colombia Üniversitesi’nde edebiyat derslerine giren Charles Van Doren’dır. Ralph Fiennes’ın canlandırdığı Van Doren yakışıklı, kültürlü ve ünlü bir aileden gelmektedir. Bu yüzden Herbert Stempel’ın kaybetmesi sağlanarak, bir nevi zorla yarışmadan el çektirilir. Artık ileride Time dergisine kapak olacak kadar ünlenecek olan Van Doren’ın zamanıdır. Tabi ki Van Doren’ın saltanatı da uzun sürmez.

Sıkı bir eleştiri

Quiz Show televizyon dünyasının aldatıcılığına yönelik sıkı bir eleştiri. Senaryo Donnie Brasco gibi bir başyapıtı kaleme alan Paul Attanasio’ya ait. O ve Redford hem televizyon şirketlerinin yöneticilerinin iki yüzlülüğünü hem de program sorumlularının çevirdiği dalaveraları tek tek bütün çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Bunun yanında bu yalan dolu girdaba kendi istekleriyle çekilen Stempel ve Van Doren da eleştirilerin hedefinde ancak onlar “15 dakikalık şöhretlerinin” sarhoşluğu ile insan doğasının kurbanıysa eğer yine de en büyük suç şeytani televizyon yöneticilerinde gibi duruyor.

Yarışmacılar yaptıklarının bedelini fazlasıyla öderken şikeyle hiçbir alakaları olmadığını iddia eden televizyon şirketi yöneticilerinin deyim yerindeyse paçayı sıyırması güçlünün, zorbanın ve paranın her daim kazandığının bir kere daha altını çiziyor.

Robert Redford’ın yönetmenlik filmografisinin en başarılı örneklerinden biri olan filmin en iyi film, yönetmen ve senaryo da dahil olmak üzere dört dalda Oscar’a aday gösterildiğini ve aynı zamanda Ralph Fiennes’ı Hollywood starları arasına soktuğunu da belirtmeden geçmemek lazım.