26.09.2019

Saka Kuşu (The Goldfinch)

Annesinin Metropolitan Sanat Müzesi’nin galerilerinden bir diğerine girişi, on üç yaşındaki Theo Decker’ın onu son görüşü olur. Birkaç saniye sonrasında ise bir bomba patlayarak paha biçilmez sanat eserlerini ve Theo’nun hayatını sonsuza dek paramparça eder. Hayatını değiştiren bu trajedi, onu matem ve suçluluk, yeniden doğuş ve kefaret, dostluk ve hatta aşk ile harmanlanmış, sarsıntılı bir yolculuğa sürükler.

Theo, yetişkinliğe uzanan çalkantılı ergenlik yılları boyunca, gizlice, bir tek nesneye sıkı sıkıya tutunur. O korkunç günde kaybettiği annesiyle arasındaki yegâne bağ olan bu paha biçilmez nesne, tüneğine zincirlenmiş küçücük bir kuş tablosudur: Saka Kuşu.

“The Goldfinch/Saka Kuşu” Donna Tartt’ın 2014 yılında kurgu dalında Pulitzer Ödülü ve Andrew Carnegie Madalyası kazanmış, New York Times En Çok Satanlar Listesi’nde otuz haftadan uzun süre kalmış aynı adlı romanından uyarlandı. Çok güzel yoğurulmuş bir ergenlikten yetişkinliğe geçiş hikayesi olan film, samimi duygulara ve nefes kesici bir tasarımına sahip.

BAFTA ödüllü John Crowley’nin (“Brooklyn”) yönettiği filmin oyuncu kadrosu farklı kuşaklardan oyunculardan oluşuyor. Theo Decker rolündeki Ansel Elgort (“Baby Driver”) ile Bayan Barbour rolündeki Oscar ödüllü aktris Nicole Kidman’ın (“The Hours”, “Big Little Lies”) başını çektiği kadroda; Oakes Fegley (“Pete’s Dragon”) genç Theo’yu, Aneurin Barnard (“Dunkirk”) Boris’i, Finn Wolfhard (“Stranger Things”, “IT”) genç Boris’i, Sarah Paulson (“The Post”, “American Crime Story”) Xandra’yı, Luke Wilson (“The Royal Tenenbaums”) Larry’yi ve Jeffrey Wright da (HBO’s “Westworld”) Hobie’yi canlandırıyor.