13.11.2017

Selanik Uluslararası Film Festivali’nde Virtual Reality

SELANİK’TE YENİ BİR SİNEMA DENEYİMİ: VIRTUAL REALITY / SANAL GERÇEKLİK

Berna Kuleli

58. Selanik Uluslararası Film Festivali 12 Kasım Pazar akşamı yapılan kapanış ve ödül töreni ile bitti. Programı  takip etmek oldukça zevkli bir sinema deneyimini yaşamak demekti. Birbirinden ilginç bölümler, konuklar, söyleşiler, sergilerle dolu festivalde günler hızlıca akıp geçti. Ben ilk olarak sinema adına oldukça yeni bir deneyim olan Sanal Gerçeklik – VR ile başlamak istiyorum. Geçen yıl 57. Selanik Uluslararası Film Festivali’nde Virtual Reality / Sanal Gerçeklik ile ilgili bir söyleşiye katılmıştım. Anlatılanları hayalimde canlandırmakta biraz zorlandım açıkçası. Sonra bir gün yeğenim bir gözlükle geldi. Cep telefonunu gözlüğe monte etti ve  bak sana ne izleteceğim dedi. Gözlüğü taktım . Gördüklerimle sanki başka bir aleme geçmiştim. Düşeceğim sandım ve kısa bir süre sonra gözlüğü çıkarttım. Ben bu sanal gerçeklik olayını sevmedim dedim. Benim gibi karanlık sinema salonunda koltuğuna gömülüp film izlemeyi seven birisi için gözlükle bu kadar içinden film izlemek sinemaya yabancılaşmak gibiydi ve çok da alışılacak bir durum değildi aslında. Aslında diyorum çünkü bu yıl Selanik Uluslararası Film  Festivali’nin programında sanal gerçekliğin ayrı bir bölüm, hem de yarışmalı  olduğunu görünce ben bununla ilgileneyim dedim.

Selanik’te sadece sanal gerçeklik filmleri gösteren ve oyunları da kapsayan bir salon var. Bu tür salonların ilki 2016 yılında Amsterdam’da açılmıştı. Sanal gerçeklik salonları geleneksel sinema salonlarından oldukça farklı. İzleyiciler filmleri yan yana oturup , karşılarındaki perde yerine 360 º dönebilen koltuklarda, hareket ederek kulaklık ve kocaman gözlüklerle izliyorlar. İskemlenizi nereye kadar oynatabileceğiniz ya da ayağa kalktığınızda nereye kadar hareket edebileceğiniz yeşil ince çizgilerle belirlenmiş. Bir de filmin geçtiği ortama ait olabilecek bir koku burnunuza gelse sanal  ve gerçek arasındaki bağın mesafesi ciddi olarak azalacak gibi.  VR çok yeni bir deneyim olarak ilgi çekiyor. Ve Selanik Film Festivali bu deneyimi takip etmeye devam edecek. Mart ayında yapılacak belgesel festivalde de VR örneklerin olacağı şimdiden duyuruldu. Selanik’te  filmler İngilizce altyazı ile gösterildi ve her bir film için bilet ücreti 5 Euro idi.

Festivalde konuk olan  Virtual Reality yönetmenlerinden Pablo Mahave‘ye göre VR’ın geleceğinde  gözlükler değişecek. Pablo Mahave festivale On Sight isimli belgeseli ile katıldı.  On Sight yönetmenin  Midilli Adası’nda Yunanistan’a iltica etmeye çalışan üç kardeşin hikayesini anlatacağı  VR belgesel serisinin ilki. Onlar aslında yetenekleri ile var olmaya çalışırken teknelerinin Midilli Adası’nda görüldüğü andan itibaren mülteci olarak adlandırılmışlar. Afganistan’dan mültecilere yapılanlarla ve  insan hakları ihlalleri ile ilgili radyo  istasyonları ve videoları nedeniyle cezalandırılmamak için kaçan kardeşlerin geleceği belirsiz. Eğer iltica istekleri kabul edilmezse sınır dışı edilecekler. Ama şimdilik birlikteler ve umutları var. Mahave, filminin hikâyesini kurgu odasında oluşturmuş. Çekimler senaryosuz, önceden planlanmadan yapılmış. Hatta sorular bile hazırlanmamış. Pablo Mahave gerçeklikle izleyici arasında  yönetmen, kurgucu ve fotoğrafçı ile oluşan filtrenin VR ile ortadan kalkabileceğini düşünüyor. Kamera yazın denize girilen taşlı kıyıların üzerinde  ilerlerken sanki adımımı atsam ben de o taşlara basacakmışım gibi hissettim.

360º dönebilen iskemlede filmin kahramanı ile burun buruna gelebiliyorsunuz. Salondaki diğer izleyicilerden ise bihabersiniz. Öyle mısır yedi, kutu kola açtı gibi dertler yok. Filme konsantrasyon garanti. Kahramanlar bazen o kadar yakınınıza geliyor ki sanki elinizi uzatsanız dokunabileceksiniz gibi. Yarışmada en iyi VR film seçilen Güney Kore yapımı yönetmenliğini Gina Kim’in yaptığı on iki dakikalık Bloodless örneğinde olduğu gibi.  Bloodless filminin ödülü  Sırbistan Film Merkezi tarafından desteklenen 3.000 Euro. Yönetmenin esin kaynağı gerçek bir hikaye. 1992 yılında Güney Kore’de bir Amerikan askeri seks işçisi bir kadını öldürür.  Kamera kadının ölmeden önceki son saatlerini takip ediyor. Daracık karanlık sokaklara giriyoruz beraber. Bu andaki duygum sıkışmışlık. Yollarda kadının topuklarının çıkarttığı sesle onu takip ediyorum. Bir an nereden olduğunu anlamadığım bir gürültü geliyor, irkiliyorum. Ve kadın yüzünü kameraya yani bana dönüyor. İşte o an kadının o kadar yakınındayım ki. On iki dakika, gözümde kocaman gözlükler, kulağımda kocaman kulaklıklar ama hepsini unutmuş , kadının duygularını hisseder olmuşum.  Ölümü anlatan sahnede küçük bir odanın tavanındayım. Yerde battaniyenin altında odaya yayılan kanı görüyorum. Kan yavaş yavaş odayı kaplıyor. Bu çaresizlik sahnesini ayaklarımın altında izlemek beni karışık duygulara sürüklüyor.

Virtual Reality artık sadece teknolojik bir yenilik olmanın çok ötesinde sinemada yeni bir anlatım biçiminin yollarını  inşa ediyor.