03.04.2019

Shazam!: DC’nin Umudu

Güney YURDAKUL

Shazam!, DC’nin Batman v Superman: Down of Justice filminin başarısızlığı üzerine tasarladığı kalkınma planının dördüncü ayağı olarak vizyona çıkıyor. Warner Bros ve DC Comics’in tıpkı Marvel’ın yaptığı gibi, filmlerin birbirlerinden yararlandığı ortak bir evren kurma çabasında olduğunu biliyorduk. Bu hedef doğrultusunda sağlam bir başlangıç yaparak Superman’i Man of Steel ile bizlere sundular. Fakat Warner Bros’un 2013 yılında attığı bu adım, 2008 yılında en büyük rakibi tarafından atılmıştı. Marvel, Iron Man ile başlattığı blockbuster filmlerini beş senedir insanların önüne çıkarıyor ve her geçen gün yeni meraklıları bu ortak evrenin içine çekiyordu.

Öncelikle, teker teker bizlere karakterleri tanıttılar. Her filmin, kendine has bir kötüsü oluyordu ama yan hikâye olarak da bütün filmleri kapsayan ana öykünün yolu yapılıyordu. Haliyle, bu beş senelik deneyim, gişelerde de kendini göstermeye başlamıştı. Warner Bros, bu noktada, dereyi görmeden paçalarını sıvadı ve o derenin tam ortasına balıklama atladı. İki büyük kahramanın çarpışmasını konu alan çizgi roman geçmişlerindeki en önemli olaylardan birini perdeye taşıdılar. Ne yazık ki, bu karar ile temeli olmayan bir binanın çöküşünü izlemeye başladık. Tam da balıklama atladığı o dere, beton etkisi yarattı derken Batman v Superman’e göre nispeten daha oturaklı bir film olan Justice Leauge geldi. Nispeten daha iyi dediğimize de bakmayın. Önemli kötü karakterlerinden birini fütursuzca harcadı film. Bundan da önemlisi, Batman ve Superman’den sonra en çok tanınan karakterlerini de tek bir filmin içine sığdırmaya çalışarak limitli sürede çok fazla şey yapmaya çalıştı. Fakat o kötü günler, bir bakıma geride kaldı. Kötü haberler almıyor değiliz yine de ama Warner Bros cephesini sevindirecek gelişmeler de yaşanıyor şu sıralar.

Uzun bir süre Superman izleyemeyeceğimiz konuşuluyor, Ben Affleck Batman rolünü bıraktı, The Flash filminin senaryosu ikinci kez baştan yazılıyor, Flash karakterini canlandıran Ezra Miller’ın da rolü bırakma olasılığı gündemde. Bütün bu karamsar tablonun yanında Man of Steel’den beri göremediğimiz kendi ayakları üstünde durabilen altın değerindeki Wonder Woman’ın ikinci filmi yolda. Ana konumuz olan Shazam filmi ile aynı formül yapısına sahip Aquaman filmi de bir milyar barajını aştı. Yazının giriş kısmının bu kadar uzun olmasının aslında tek bir sebebi bulunuyor. Warner Bros’un ve DC’nin repütasyonu için Shazam filminin ne kadar önemli olduğu… Bundan sadece iki yıl önce böyle bir durum söz konusu değildi fakat şu noktada DC, ana kahramanlarından çok ikinci önemli kahramanlarının gişede nasıl bir performans göstereceğine önem veriyor.

Peki Shazam, verilen önemin ne kadarına cevap veriyor?

Filmimiz, koruyucu ailesiyle birlikte yaşayan on dört yaşındaki Billy Batson’ın ‘shazam’ kelimesini bağırmasıyla başlayan ve eski bir büyücü sayesinde altı mitolojik Tanrı’nın gücüne sahip yetişkin bir süper kahraman olan Shazam!’a dönüşme hikâyesini konu ediniyor. Billy’nin, bir yandan hiç beklemediği anda elde ettiği güçlere alışmasını bir yandan da geçmişini ,annesini, arayışını izliyoruz. Billy’nin sahip olduğu güçlere layık olduğuna inanması ve kendine bunu kanıtlaması, Billy’le aynı kaynaktan güçlerini alan kötümüz ile verdiği mücadele sayesinde oluyor. Hayattan yana pek bir beklentisi olmayan ve kendini bir yere ait hissedemeyen on dört yaşındaki bu çocuğun, kendine ve etrafındakilere tekrardan güvenmeye başlamasını, adeta yeniden doğuşunu göstermeye çalışıyor film.

6 Güç!

Filmin iyi olduğu noktalara gelirsek; filmin genel akışı, sizi sıkmıyor. Zaman zaman Billy’nin geçmişine gidiyor, oradan bilgiler elde ediyoruz, güçlerini kazanmadan önceki hayatına tanık oluyoruz. Bir yandan da kötü adamımız Dr. Sivana’nın onu kötülüğe iten geçmişine ve değişimine tanık oluyoruz. Film, görsel açıdan ise başarılı ve tatmin edici fakat ne Aquaman ne de Marvel’ın son ürünü Captain Marvel düzeyinde değil. Müzikler, filme güzel yedirilmiş olsa da alışık olduğumuz akılda kalan etkileyici bir DC tema müziği filmde yok. Filmin en başarılı olduğu nokta on dört yaşındaki bir çocuğun altı tanrısal güce sahip olduğunda verebileceği reaksiyonların çok güzel yansıtılmış olması. Solomon’un bilgeliği, Herkül’ün kuvveti, Atlas’ın dayanıklılığı, Zeus’un gücü, Aşil’in cesareti, Mercury’nin hızı… Kısaca, Shazam güçlerini bir anda bedeninde hissetmeye başlayan hatta artık on dört yaşında gözükmeyen bir çocuğun ve süper kahramanların hikayeleriyle büyümüş arkadaşının tepkileri, tam da olması gerektiği şekilde yansıtılmış.

Hedef Kitle?

Filmin, can sıkan yanları da yok değil. Tıpkı Aquaman filmi gibi, belli bir kesim ve yaşa hitap ediyor Shazam. Ne yazık ki, bu kitlenin yaş skalası hayli düşük. Bu noktada, film sinemanın büyüsünü bozan yollara sapıyor. Yeri geliyor, hikayenin kilit noktalarının görsel olarak verilmesi yetmiyormuş gibi birçok kez diyaloglar ile de bizlere anlatılma ihtiyacına giriliyor. Diyaloglar da hem bu sebepten ötürü hem de genel kurulu yapıdan dolayı basit ve düşük kalıyor. Oyunculuklar da bu durumdan zincirleme etkileniyor ve fazlaca rol kesme gibi yaratılan gerçeksi evrenin dışında kalan oyunculuk performansları türüyor. Yani, bir animasyonda ya da çizgi filmde karşımıza çıkan unsurlar bu filmde de var. Bu türler, bu tarz durumları kaldırabilen yapıda kurulmuş olduğundan bizler için sorun teşkil etmiyor fakat bu durum Shazam için geçerli değil, geçerli olmaması gerekir.

Bu Sefer Formül Tuttu

Shazam, iyi ve kötü yanlarıyla genel olarak değerlendirildiğinde, tıpkı Aquaman’de olduğu gibi eğlenceli bir hafta sonu etkinliği olarak vakit geçirmek adına izlenilebilecek film. Bağlı olduğu evren için de önemli olan Shazam, Aquaman ile yakalanan ‘Marvelvari’ formülü içinde barındırıyor. Bu formülün meyvesini Aquaman’de gişede fazlasıyla alan Warner Bros, bu film ile de tatmin edici bir gişeyi elde edecektir. Filmin son çeyreğinde, biri filmin sonu adına etkili olan diğeri de sevdiğimiz bir karaktere atıfta bulunan iki beklenmedik sahne bulunuyor. Ayrıca, filmin sonunda iki tane ek sahne sizleri bekliyor olacak. Biri, muhtemel ikinci film hakkında. Diğeri ise filmin, DC’nin ortak evreninde geçtiğini gösteren referans dolu bir sahne.

Shazam’ın çizgi romanlarda ilk ortaya çıktığında DC’nin yarattığı bir kahraman olmadığını biliyor muydunuz? Ya da ilk adının Captain Marvel olduğunu?

Daha fazlası için Karakter Mutfağı: Shazam! Yazısını bekleyin…