15.06.2017

Sinefil Günlüğü: W.R. – Misterije Organizma

Kara Dalga’nın Başyapıtı

Sırp yönetmen Dušan Makavejev, doğu bloku ülkelerindeki stalinizasyondan, iktidardaki Josip Broz Tito sayesinde kısmen daha özgürlükçü bir politika izleyen Yugoslavya’da yönetmenliğe başlamış bir isim. Bu sebeple de Makavejev filmografisi, oldukça aykırı, özgürlükçü bir yerden çıkmıştır. Makavejev, Žika Pavlović , Saša Petrović , Želimir Žilnik, Mika Antić , Lordan Zafranović , Mića Popović ve Marko Babac gibi isimler ile birlikte Yugoslav Black Wave (Yugoslav Kara Dalgası) hareketini başlatır. Daha doğrusu Kara Dalga, Makavejev ve diğer yönetmenlerin filmlerine karşı yapılan bir eleştiri yazısından dolayı bu ismi almaktadır. Fakat bu karalama yazısında atfedilen isim, yönetmenlerin hoşuna gider ve bu isim ile anılmayı onlar da isterler. Fransız Yeni Dalga ve avangard sinema ile hayli akrabalığı bulunan bu akımın hiçbir manifestoları olmadığını da belirtmek gerek. Bu akımın en üretken ve en yaramaz çocuklarından biri olarak Makavejev’i kabul edersek, akımın en büyük başyapıtı olarak da W.R. – Misterije Organizma’yı kabul etmek kaçınılmaz sanırım.

Makavejev, 1965 yılında ilk uzun metrajı Covek nije tica’yı 1967 yılında ise Ljubavni slucaj ili tragedija sluzbenice P.T.T.’yi çektikten sonra 1968 yılında bir belgesel olan Nevinost bez zastite’enden sonra da başyapıtı W.R. – Misterije Organizma’ya hayat verir nihayet. W.R. – Misterije Organizma, psikanalist kuramının kurucusu Sigmund Freud’un veliahtı olan Wilhelm Reich’in yaptığı çalışmalarına odaklanmaktadır. Makavejev’in çekimlerini Yugoslavya ve Amerika’da tamamladığı bu film, aynı zamanda Makavejev’in ülkesine de veda etmesine sebep olan yapım olur. Zira film, ciddi anlamda sansüre maruz kalmıştır ne yazık ki. On altı yıl yasaklı kalan W.R. – Misterije Organizma, belki de Makavejev’in üç yıl sonra çektiği bir diğer harikası Sweet Movie’yi çekmesini sağlayacak azmi de vermiştir kim bilir?

Stalin ile Reich’in Ölümcül Aşkı

Öncelikle W.R. – Misterije Organizma’nın odağına oturttuğu Wilhelm Reich’ı biraz yakından tanıyalım isterim. Reich, Freud’un öğrencisi olarak başladığı psikanalistlik kariyerinde hocasının tarzını eleştiren ve sorgulayan bir sürece evrilir. Burjuva sınıfına hizmet eden Fredu’u eleştirerek, psikanalizm ile sosyalizmi bir araya getirmeye çalışan Reich, tamamen ploretaryaya çalışır. Cinsel baskının sınıflı toplumdan dolayı yaşandığını, cinsel özgürleşmenin sınıfları, faşizmi ortadan kaldıracağını iddia eden Reich, Hitler’e olan hayran kitlesinin sebebi olarak da cinsel baskıyı öne sürer. Faşizmi ve onun peşinden giden kitleleri hedefine oturttuğu gibi sosyalist ülkelerin programından cinsel özgürleşmeyi çıkarmasını da eleştirmiş, böylelikle her taraftan dışlanmış Don Kişot misali bir çizgi çizmiştir. Daha özgür yaşamak ve anlaşılmak için gittiği Amerika’da da baskılara, tepkilere maruz kalan Reich, her ne kadar bir dönem kitapları ve tezleriyle gençliğe ilham olsa da sonunda deli bir komünist olarak yaftalanıp, tamamen toplumdan dışlanmıştır. Elbette ileriye gittiği, kendisinin sınırlarını bile aşma noktalarına kadar varan Reich teorileri, şu an neredeyse hiç kabul görmese de bir dönem fikirleriyle fark yarattığını kabul etmeliyiz. İşte böylesi bir kişiliği özellikle filminin ilk yarısında odağına alan bir film var karşımızda.

İlk yarıda Reich’ın teorilerini, onun fikirlerini benimseyip, devam ettirenlerden dinliyoruz. Ayrıca Reich’ın kendi ses kayıtlarını, onu tanıyanlarla yapılan röportajları da dinliyoruz. Birinci yarı belgesel ve arşiv görüntülerinden oluşan bir yapıda ilerlerken ikinci yarı tamamen kurmaca bir şekilde tamamlanmaktadır. Fakat yine araya Stanilist filmlerden görüntüler vs girmektedir. İkinci yarıda, bir kadın karakter olan Milena (Milena Dravic) temsilinde fikirleriyle karşımıza çıkacak Reich’ın karşısına ise Makavejev, Sovyet Rusya’nın milli buz patencisi Vladimir İlyich’in (Ivica Vidovic) temsilinde Stalin’i konumlandırıyor. Bir yandan dünyanın en büyük diktatörlerinden ama aynı zamanda da dünya üzerindeki sosyalizmin devamını sağlayan kişisi olan Stalin, bir yanda ise psikanalizm ile sosyalizmi aynı potada eriterek dünya üzerindeki özgürlüğü sağlayacağını iddia eden Reich… Peki, bu iki güçlü karaktere Makavejev aşk yaşattırırsa? İşte o vakit filmin verdiği etki kat be kat artıyor. Zira birbirinden oldukça farklı olan bu iki karakterin değil aşk yaşaması bir arada bulunması bile bomba etkisi yaratacak kadar sıra dışı bir durumdur.

Ele Geçirilemeyen Fikirler, Son Sözleri Söyler

Makavejev, elbette her ne kadar Reich teorilerine kendini yakın bulsa da bu kurmaca kısımda tamamen kendini Reich’ın yanında konumlandırmamaktadır. Yeri geldiğinde Reich’in teorilerinin aşırılıklarına da mesafesini dile getirmekten geri durmayan Makavejev, Stalinizm konusunda ise asla dilini korkak alıştırmıyor. Hatta Stanilizm’i eleştirmeyi, Stalin ile Hitler’i çoğu zaman aynı yere koyarak yapıyor. Stalin’in konuşmasının ardından Nazi uygulamalarını ya da penis görüntülerini getirmek gibi hareketlerle, entelektüel montajı oldukça hınzır bir şekilde kullanıyor Makavejev. Vladimir İlyich karakteri gibi aşırı kasıntı bir kişilik, Milena karakteri temsilinde özgürlükçü, kendine güvenen, erkeğin karşısında sesini çıkarabilen, kitlelere propaganda konuşması yapabilen muhteşem, güçlü, etkileyici bir kişilik karşımıza çıkıyor. Lakin ne yazık ki Milena’nın aşka, cinselliğe, özgürlüğe kaptırdığı ruhu değil belki ama bedeni, İlyich’in kasıntı, ruhsuz ellerinde vahşice katlediliyor. Fakat Milena, ele geçirilemeyen fikirleri sayesinde filmde son sözü söyleyen oluyor.

Makavejev’in üretkenliğinin zirve noktası diyebileceğimiz W.R. – Misterije Organizma, belgesel ile kurmacayı dans ettirirken, kurmaca, belgesel, arşiv görüntüleri, film sahneleri vs gibi tüm malzemeleri aynı yemekte buluşturan, fakat bu buluşmada enteresan bir şekilde eşsiz tadı yakalayan bir yapım. Makavejev’in en az Sweet Movie kadar belki de ondan da daha fazla okumaya müsait olan, sadece Reich değil heykeltıraşların, kadın mastürbasyon eğitimcilerinin, psikanalistlerin eserleriyle, teorileriyle vs perdede arzı endam ettiği bir film var karşımızda. Duvar yazılarından reklam jinglerine, Reich’in gerçek ses kayıtlarından üst sese, komünist marşlardan şarkılara, fotoğraflardan gazete kupürlerine, filmle alakası olmayan görüntülerden (Vietnam Savaşı protestocusu)  Stanilist dönem filmlerinden parçalara kadar yok yok. Mkavejev’in yine Stalinizme verip veriştirdiği, filmografisinin belki de en karmaşık, en çok yüklü filmi olan sarkastik tarzıyla W.R. – Misterije Organizma, emin olun ki iyi bir özümsemeyle aklınızı baştan alacaktır.