13.05.2016

Sinefiller İçin 34. İstanbul Film Festivali Seçkisi

Takipçisinin “Sinemanın Baharı” olarak tanımladığı İstanbul Film Festivalinin otuz dördüncüsüne hazırlanıyoruz. Her yılın yılın bu zamanlarını iple çekiyoruz. Birbirinden farklı, değerli filmleri beklediğimiz ve ilk kez izleme şansı yakalayabileceğimiz bir fırsat festivaller. İstanbul Film Festivali de iki yüzü aşkın film seçeneğiyle en geniş yelpazeyi sunuyor sinemaseverlere. Festival filmleri geçtiğimiz hafta açıklandı ve festivalde gösterilecek iki yüz dört filmi taramaya başladı gözlerimiz. İlk elde çok duyduğumuz ve beklediğimiz filmlerin bazılarını görmek bizleri heyecanlandırdı tabii. “Mutlaka görmeliyim” dedik bazı filmler için. Daha sonra listeleri biraz daha karıştırıp festivalin heyecan yaratan bölümlerinin filmlerini tek tek incelemeye başladık. Ortaya yeni yeni listeler çıkardık. İşte bu listelerden de elemeler yaparak festival takipçilerine izleyebilecekleri alternatif bir liste yaratmak istedik. Belki daha saklı kaldığına inandığımız filmlerin adını biraz daha öne çıkarmak, sinefiller için de alternatif bir izleme listesi oluşturacaktır.

Victoria (Sebastian Schipper) – Dünya Festivallerinden

Yüz kırk dakika… Tek plan… Gerçek zamanlı bir soygun filmi… Sanırım biletinizi almaya hazırsınız. 

Bâkir Dev / Fusi (Yön: Dagur Kari) – Dünya Festivallerinden

Festival takipçileri için Dagur Kari ismi hiç yabancı değil. Yeni filmi merakla beklenen yönetmenlerden üstelik. Önceki filmleri Nói Albinói, Voksne Mennesker tadında bir filmle karşılaşacaksak, neden şans vermeyelim?

 

Party Girl (Yön: Marie Amachoukeli, Claire Burger, Samuel Theis ) – Yeni Bir Bakış

Cannes takipçilerindenseniz zaten bu filmi izlemeniz için yeteri kadar sebebiniz var demektir. Altın Kamera ödüllü filmin bir de toplu performans ödülü var Cannes’dan. Filmde kendini canlandıran Angélique Litzenburger’in festivale konuk olarak katılacağını da bu vesileyle belirtelim.

Güeros (Yön: Alonso Ruizpalacios) – Yeni Bir Bakış

Üç genç ve bu gençlerin gözünden siyah beyaz Meksika… Berlin’de ilk gösterimini yapan ve birçok festival gezen Güeros izleyicisini bekleyen ödüllü bir film.

H. (Yön: Rania Attieh & Daniel Garcia) – Mayınlı Bölge

Bilimkurgu, gizem, gerilim, dram tanımlamalarını duyunca H.’yi (hatta adından da başlayarak) merak etmemek mümkün değil. Aynı ada sahip iki kadının etrafında dönen film bir meteorun dünyaya düşüşünün yarattığı etkileri anlatıyor.

Evvelden / Mula sa kung ano ang noon (Yön: Lav Diaz) – Mayınlı Bölge

Filipinler’deki bir dağ köyünde geçen ve başrol oyuncusunun etkili performansıyla övülen bu altı saatlik film… diye başlarsak cümleye filmin neden ilgi çekici olduğunu ve izleyicileri farklı bir deneyime davet ettiğini açıklamış oluruz sanırım.

Sonsuza Dek / Gia Panta (Yön: Margarita Manda) – Mayınlı Bölge

Komşu ülkeden, Yunanistan’dan bir film… Tükenen bir şehir olarak bakılan Atina’da aşk üzerine bir film çeken Margarita Manda’nın Theo Angelopoulos’un birçok önemli filminde yönetmen yardımcısı olarak görev aldığını söylesek?

Bodrumda / Im Keller (Ulrich Seidl) – Mayınlı Bölge

Zaten festival takipçilerinin yakından tanıdığı Ulrich Seidl’ın adı bile bir filmi izlemek için yeterli bir sebepken, yönetmenin bu kez bir belgesele imza atması ve özel hayata bir de bodrumdan bakması yeterince ilgi çekici.

 

Ezik / The Goob (Yön: Guy Myhill) – Aile Bağları

“En parlak keşiflerden biri” olarak nitelenen film birçok ödüle sahip. Adını baş kahramanının adından (Goob) alan film, çocukluktan çıkılan, gençliğe adım atılan ve çoğu hikâyeye malzeme olan ergenlik dönemine eğiliyor.

 

Sahipsiz Çocuk / Nicije Dete (Yön: Vuk Rsumovic) – Balkanlar: Ateşin Sineması

Sahipsiz Çocuk, vahşi bir çocuğun savaş tanıklığına ve savaşın şiddetine dayandırıyor hikâyesini. Gerçek olayları odağına alan film size savaş ve çocuk kavramlarını bir kez daha sorgulatacak.

BONUS

Şeytan / Lucifer (Yön: Gust Van den Berghe) – Yeni Bir Bakış

Fragmanından da anlayacağınız gibi farklı bir sinema deneyimine davet ediyor sizi Şeytan. Sadece bunun için bile bu film merak uyandıracaktır eminim.