06.08.2020

Sinema Tarihinin En Başarılı 20 Korku-Gerilim Filmi

9. Carrie (1976)

Yönetmen: Brian de Palma

Carrie (Sissy Spacek) çok baskıcı bir anne ile büyüyen hem evinde hem okulda psikolojik ve fiziksel şiddet gören bir genç kızdır. Bir gün telekinetik güçleri olduğunun farkına varan Carrie bu güçleri kullanmaya başlar. Mezuniyet balosu ise arkadaşlarının hazırladığı acımasız bir şaka sebebiyle tamamen kontrolden çıkacağı, kaos dolu bir geceye dönüşecektir. Artık hem okuldakilerle hem de annesiyle hesaplaşma zamanı gelmiştir.

10. Suspria (1977)

Yönetmen: Dario Argento

Gösterildiği dönem en çok ses getirmiş filmlerden biri olan “Suspria” yönetmenliği kadar sinematografisi ile de dikkat çekmiş bir filmdir. Dans eğitimi alan Suzy’nin (Jessica Harper) Almanya’da ki bir bale okuluna gelmesi ile olaylar başlar. Okula yerleşen Suzy hasta hissetmeye ve sesler duymaya başlamıştır. Üstelik okula ilk geldiği akşam, okuldan çıkarken gördüğü bir öğrencinin ölü bulunduğunu duymuştur. Neler olduğunu anlamaya çalışırken onu nasıl bir tehlikenin beklediğinden habersizdir.

11. Alien (1979)

Yönetmen: Ridely Scott

Ridely Scott’un “Uzaylı” filmi çok başarılı efektler ve görseller ile baştan sona izleyiciyi ekrana bağlayan gerilim yüklü bir filmdir. Uzay gemisinde deneyler yapan bir ekibin, uzaydan aldıkları bir sinyalin peşine düşmeleri ile film başlar. Araştırma ve deney yapmak için gittikleri bir gezegende sonuçlarını öngöremeden incelemek için uzay gemisine aldıkları bir yaratık, korkunç olayların başlamasına sebep olacaktır. Filmde başrol oyuncusu Sigourney Weaver (Ellen Ripley rolüyle) güçlü ve donanımlı kadın imajıyla korku filmlerinde çoğu zaman “kurban” olarak konumlandırılan kadın rolünden çok uzaktadır. Yaratığın karakterlerden Kane’in (John Hurt) göğsünden fırladığı an ise filmin görsel olarak epey başarılı ve meşhur sahnelerinden biridir.

 12. The Shining (1980)

Yönetmen: Stanley Kubrick

“Cinnet” filmi Stanley Kubrick’in muazzam yönetmenliği ve Jack Nicholson’ın unutulmaz performansı ile devleşen bir yapıttır. Jack (Jack Nicholson) çok sert geçen bir kış sezonunda kapalı olan otele bekçilik yapmak için karısı ve oğlu ile (Shelly Duvall, Danny Lloyd) gelir. Zaman geçtikçe otelde açıklanamayan olaylar gerçekleşmeye başlar ve Jack yavaş yavaş aklını kaybedip karsını ve oğlunu öldürmeye çalışır. Otelde nefes kesici bir kovalamaca başlar. Jack Nicholson’ın baltayla kapıyı kırıp “Honey I’m homee…!” (Tatlım, evdeyim…!) dediği sahne filmin en çok ses getiren sahnelerindendir.

12345