03.06.2016

Sinemanın B’si: Çeko

Çeko

Çeko

“Bir Türk Kovboy Filmi…”

Çeko, 1962’de Nuri Akıncı‘nın “Beş Hikâye” filmiyle başlayan ve 70’lerin ortasına kadar devam eden yerli western -ya da başka bir tabirle Türk kovboy filmleri- furyasının belki de en bilinen örneğidir. Ülkemizin B film ustası Çetin İnanç‘ın yazıp yönettiği filmi, o dönem yapılan diğer westernlerden farklı tutan en önemli faktör, Anadolu’da oldukça iyi gişe yapmış olmasıdır.

Çeko rolünde Yılmaz Köksal‘ı, zalim Ramon rolünde Erol Taş‘ı ve kiralık katil rolünde Ahmet Mekin‘i gördüğümüz film, “MEXIKO 1875” yazılı girişiyle daha ilk andan seyircinin ilgisini çekmeyi başarır.

Düşünün ki, bir kovboy filmi izlemeye başladınız; başrolde İtalyan aktörleri aratmayacak şekilde giyinmiş Yılmaz Köksal‘ı gördünüz, atını dörtnala sürüyor. Yer Mexiko, ancak ilk bakışta Urfa ya da Nevşehir’e daha çok benziyor. İlk hissettiğiniz şey kesinlikle merak olurdu herhalde, “acaba neler olacak?”

Filmin western izleyicilerinin oldukça aşina oldukları bir konusu var. Büyük bir çiftliğe sahip, iyi bir adam olan Don Alvares (Feridun Çölgeçen) vasiyetinde, manevi oğlu olarak gördüğü Çeko’ya çiftliğini bırakacağını açıklar. Bu durum paragöz karısı Dolares’in ve çiftlikte gözü olan Ramon’un hoşuna gitmez. Dolares kocasını öldürtür ve Çeko’ya tuzak kurar. Çiftliğe gitmeden önce olayların farkına varan Çeko’yu, düşmanları ile amansız bir mücadele bekler.

Filmin müziklerine bir parantez açmak gerek. Çetin İnanç‘ın çekimler dışında, western müziklerinin güzel örneklerinden filme uygun olanları seçmekte de başarılı olduğunu düşünüyorum. Genel olarak müzikler, filmden kopmanızı engelleyen biçimde, özenle yerleştirilmiş diyebiliriz.

Eğer filmin düşük bütçesine ve koşulların getirdiği olanaksızlıklara ya da filmin yurtdışında yapılmış westernlerden fazlaca etkilenmiş olmasına takılmazsanız, filmi bitirdiğinizde kesinlikle vakit kaybı olarak görmeyeceğinizi söyleyebilirim. Zira bilinen çeşitli yeşilçam filmlerinde gördüğümüz bu aktörleri, adeta “İyi – Kötü – Çirkin” havasında izlemek, Selvi Boylum Al Yazmalım‘da sevgi adamı, emek adamı olarak bildiğimiz Ahmet Mekin‘in karizmatik bir silahşör olabileceğini, Erol Taş‘ın kötü adamı yine çok ama çok iyi canlandırdığını görmek fazlasıyla tatmin edici.

Ustaya saygı22 Ekim 2015. Gazetelerde bir haber: “Yılmaz Köksal vefat etti.”
Üzülmüştüm, Çeko’yu kaybettik dedim içimden. Çok fazla filmini izlememiş olsam da, benim için yerli sinemanın Clint Eastwood‘uydu Yılmaz Köksal. Hep de öyle kalacak sanırım.

Not: Film çıktıktan sonra gösterilen ilgi, aynı yıl içinde “Çeko: Sana Allah Acısın” filminin çekilmesine vesile olmuştur. Birsen Ayda‘nın yönetmen koltuğuna geçtiği ve yine Yılmaz Köksal‘ın oynadığı film, orijinali kadar başarılı olamamıştır.

Not: Hatırlamayanlar için Cem Yılmaz’ın Yahşi Batı filminde Yılmaz Köksal‘ı “Şerif Çeko” rolünde görmüştük. Keyifliydi.