25.05.2017

The Spectacular Now: Kendini Arayan Bir Gencin Hikâyesi

İlk uzun metrajını 2006’da çekmiş olsa da, şahsen radarıma ‘parçalanmak’ üzere olan alkolik bir çiftin hikâyesini büyük bir hassasiyetle anlattığı 2012 yapımı “Smashed”le giren James Ponsoldt’un ikinci sürprizi “The Spectacular Now”. 2013 yılında karşımıza çıkan coming-of-age ya da en yakın Türkçe tabiriyle büyüme öyküsü konulu çok sayıda filmden bir tanesi. Fakat “The Spectacular Now”ı muadillerinden ayıran önemli bir unsur var: Bu kez başkarakterimiz sürekli başı öne eğik yürüyen, çekingen, sosyal ilişkilerinde başarısız bir tip değil. Tam aksine, Miles Teller’ın canlandırdığı Sutter Keely ‘bütün partilerin ruhu’. Eğlenmesini bilen, hatta belki de eğlenmesini biraz fazla bilip diğer pek çok şeyi gözden kaçırabilen, alkole önlenemez bir yakınlık besleyen yakışıklı bir genç adam. Dolayısıyla “The Spectacular Now”da formül biraz değişiyor ve utangaç, asosyal karakter kontenjanını Sutter’ın ilgi duymaktan kendini alamadığı Aimee (Shailene Woodley) dolduruyor.

Woodley’nin son derece dengeli bir performansla hayat verdiği Aimee, bilimkurgu çizgi romanları okuyan, son derece zeki ama çocuk ruhlu bir genç kadın. Bizim havalı Sutter’ın normal şartlarda hoşlanabileceği bir kız değil yani; hele ki eski sevgilisi Cassidy’yle (Brie Larson) yeniden bir araya gelebileceğini düşünürken. Fakat Sutter da zaman geçtikçe Aimee’ye kapılıp gidiyor ve kendini asla yapamayacağını düşündüğü pek çok şeyi yaparken buluyor. Aimee filmde bir tür ayna rolü üstleniyor; Sutter’a kendini gösteriyor, üstelik bunu büyük bir ısrarla yapıyor. Babasını araması için Sutter’ı teşvik etmesi de bu açıdan büyük önem arz ediyor. Çünkü Sutter Keely’nin kendini bulma yolculuğundaki en büyük eksik parça, Kyle Chandler’ın canlandırdığı baba figürü. Freudyen bir çerçeveyi de işin içine katarsak, babalar genellikle oğulları için ‘olabilecekleri en kötü hallerini’ temsil ederler. Hayatta hiçbir baltaya sap olamadığı gibi insani meziyetlerden de pek nasibini alamamış olan babasına dönüşmekten, hatta ona ‘çoktan’ dönüşmüş olabileceğinden korkan Sutter ve annesi (Jennifer Jason Leigh) arasında filmin sonuna doğru gerçekleşen yüzleşme bu yüzden senaryonun zirve noktalarından birini oluşturuyor ve “The Spectacular Now”ın ana izleğini vurguluyor.

Bu bakımdan “The Spectacular Now”a kısaca, hayatı boyunca kendine çizdiği rolün dışına çıkmaya çalışan bir gencin öyküsü diyebiliriz. Elbette bir insanın bugüne kadar olduğunu düşündüğü kişi olmadığını fark etmesi ve ‘deri değiştirmesi’ uzun ve sert bir süreç anlamına geliyor. Yönetmen James Ponsoldt ve Tim Tharp’ın aynı adlı romanını uyarlayan senaristler Scott Neustadter ve Michael Weber, bu sürecin iniş ve çıkışlarını takdire şayan bir hassasiyetle aktarıyorlar. Görüntü yönetmeni Jess Hall’un (ki kendisini yakında Transcendence’de izleyeceğiz) son derece özenli çalışması ve ikincil hatta üçüncül öneme sahip karakterleri canlandıran oyuncuların bile kusursuza yakın performanslar ortaya koyması da filme çok şey katıyor. “The Spectacular Now” izleyenlerin hayatını değiştirecek görkemli bir deneyim sunmuyor belki, ama bireysel bir hikâyeyi dürüstçe ve incelikle anlatarak pek de kolay olmayan bir başarı elde ediyor. .