30.05.2017

Vizyon Dışı: A Story Of Children & Film

Sinema ve Çocukların Hikâyesi

Sinemada çocuklar… Sinema eleştirileri ve sinema üzerine belgeselleriyle tanınan Mark Cousins, çocukluk hallerini sinema tarihinden çocuk karakterlerin ön planda olduğu çeşitli filmlerle inceliyor. Mark Cousins, Sinema ve Çocukların Hikâyesi’nde, elliden fazla film üzerinde konuşarak çocukluk ve hayaller, çocukluğa özgü yıkıcılık, çocuklukta yalnızlık, maceraperestliğin en yakıştığı çocukluk anları, çocuk mutlulukları ve hüzünlerini filmler üzerinden sorguluyor.

Cousin belgeselini, yeğenlerinin ev içindeki oyunlarıyla açıyor. Yeğenlerinin kameraya önce çekingen ve temkinli yaklaşmalarıyla, sinemada bir yabancı, olay veya kameranın kendisiyle karşılaşan çocukların temkinli bakışlarını vurguluyor. Daha sonra da, yeğenlerinin oyun oynarken gördüğümüz tavırlarıyla paralel ilerliyor yönetmenin derlediği filmler ve yorumları. Örneğin, kurdukları legoları yıkan yeğeninin görüntüsünün ardından, çocukluğun yıkıcı anlarını çocuklar arasındaki savaşların yer aldığı filmlerden sahneler üzerine yorumluyor.

Cousins kendi görüntülerinden çok, sevdiği çocuk karakterli filmler üzerinden bir çocukluk ve film okuması gerçekleştiriyor. Büyük bir sinema sevgisiyle çekildiği belli olan Sinemada Çocuklar ve Film, sinemaseverleri de birçok cevherle tanıştırıyor. E.T. ve Moonrise Kingdom gibi popüler Amerikan filmleri, Meet Me in St.Louis ve Frankenstein gibi klasikler, Chaplin’in The Kid’i ile Laurel & Hardy gibi sessiz sinema örnekleri, Yasujiro Ozu, Andrei Tarkovsky, Ingmar Bergman, François Truffaut, Ken Loach gibi usta yönetmenlerden örnekler, Jafar Panahi ve Abbas Kiarostami gibi İranlı yönetmenlerin sunduğu güzelliklerin yanı sıra, Forbidden Games, El Espiritu de la Colmena, Nobody Knows ve dünya sinemasından daha nice şahane filmle çocukluğu kutluyor. Filmde yer verilen tüm filmlerin listesine buradan bakılabilir.

Cousins’in üzerine konuştuğu filmlerde yer alan çocukların ortak özelliği, hemen hemen hepsinin doğal ve sahici gelmesi. (Tümü değil, hemen hemen hepsi, çünkü Shirley Temple’ın rol aldığı Curly Top’ı yönetmen ayrı tutuyor. Yetenekli bir çocuk oyuncunun performansının sinema sistemi içinde yapmacık hale gelebileceğini söylemeye çalışıyor ve sahicilikle çocukluğu bir tutuyor.)

Sinemada sınıf farklılığının çocuk karakterlerle işlendiği filmlere ayrı bir yer veren yönetmen, sinema sevgisini çocuklarla kutluyor. “Filmler çocuklar gibidir, çocuklar da filmler gibi” diyen yönetmenin bu sözüne katılmamak elde değil belgeseli izleyince.