14.05.2018

Suçlu Zevkler

Alkım DOĞAN

My Blueberry Nights (2007)

Filmin senaryosundaki boşluklar, atmosferden fazlasıyla medet umması, gösterişçi yanı ve Norah Jones’un yetersiz oyunculuğu düşünülünce vasat bir film olduğu hatta Wong Kar-Wai filmine benzemek için çırpınan vasat bir film olduğu söylenebilir. Fakat yönetmenin müzikler, gece görüntüleri, neon ışıklı barlar, tenha sokaklar ve yağmur altında dağılan renklerle oluşturduğu neredeyse şiirsel ve melankolik atmosfer; dağınık anlatımıyla birleşerek insanı – içinde Natalie Portman, Rachel Weisz ve Jude Law’ın da olduğu- boşlukları fazla rahatsız etmeyen bir rüyanın içine çekebiliyor. Kimi filmleri başkasına karşı savunmakta güçlük çekiyorsunuz ve neden sevdiğinizi kendinize bile zor açıklayabiliyorsunuz.

Smilla’s Sense of Snow (1997)

Film-noir gibi başlayıp sonu gitgide Amerikan aksiyon filmlerinin kötü klişelerine dönüşen film aslında oluşturduğu beklenti düşünülünce büyük bir hayal kırıklığı yaratıyor. Fakat yine sırf yarattığı atmosfer ve vaadettikleri için izleyip senaryodaki saçmalıklarına göz yumduğunuz filmlerden biri olabiliyor. Siz de filmi tekinsiz karakterleri, başrol oyuncusu Julia Ormond’un soğuk duruşu, Kopenhag’ın film boyunca insanın üzerine çöken karanlığı, Grönland’ın ve kuzey denizlerinin vahşi doğasında gizlenen suçların esrarıyla hatırlamak istiyorsunuz ve öyle hatırlayıp birden fazla kere izliyor, her seferinde de özellikle sonuna doğru biraz acı çekiyorsunuz.

Marie Antoinette (2006)

Film tarihi bir karakteri, dönemin siyasi arka planından koparıp biraz pop kültürüyle harmanlıyor ve Marie Antoinette’i saray ihtişamı, kostümler ve dekorlar geçidiyle birlikte neredeyse o dönemin bir reality show karakterini takip edercesine izliyoruz. Bu filmi düşündüğümde aklıma Kirsten Dunst’ın oyunculuğu dışında; karşı koyamadığım, nefis bir kremalı pasta geliyor. İnsan filmin sonunda tatlıyı yemenin hazzıyla birlikte, çok kaçırmış olmanın –çünkü fazla kremalı- mide yanması ve suçluluk duygusuyla kalakalıyor. Ama aynı pasta tekrar önüne gelince yine hayır demiyor.