14.05.2018

Suçlu Zevkler

Oğuz ALBAYRAK

Vertical Limit (2000)

Aksiyon filmi özlemi mi yoksa Ankara’nın karlı havasına denk düştüğünden mi bilmem Dikey Limit’i ayrı bir sevmiştim. Aslında aman aman bir hikaye yok ortada, efektler desen zaten kötü ama işte adını koyamadığım bir sebepten Dikey Limit ne zaman çıksa ekrana kilitlenir izlerim. O kadar suçlu bir zevk ki sebebini bile kendime itiraf edemiyorum. 

Psycho (1998)

Sapık çekildiği dönem yüksek beklenti yaratmış ama başta oyuncu seçimleri olmak üzere neresinden tutarsan çöp olan bir film. Gelin görün ki Marion Carane’in duşta öldüğü sahnede yönetmen Gus Van Sant öyle bir kamera oyunu yapıyor ki sadece bu benim için filmi değerli kılıyor. Başta da dediğim gibi Anthony Perkins ve Vince Vaughn’un vücut yapılarının uyuşmazlığı olmak üzere her şey daha en başta yanlış.

Poseidon (2006)

Poseidon da o dönem epik ve görkemli filmler çeken Wolfgang Petersen elinden çıkma tam bir yaz gişe canavarı olacak türden bir yapımken 160 milyon dolarlık bütçesinin karşılığını nasıl geri getirdi bilemiyorum. O kadar kötü bir gişe performansına rağmen felaket filmlerini herdaim seven biri olarak Poseidon’a da kayıtsız kalamamış ve gizliden gizliye sevmiştim ki hâlâ da severim. Dedim ya felaket filmi sonuçta benim için yeter. Ne mantık ararım ne de başka bir şey.