11.01.2018

Sufjan Stevens’la Call Me by Your Name Üzerine Söyleşi

Sufjan Stevens’la Call Me by Your Name ve Şarkıları Üzerine Söyleşi

 

Berke Sarıkaya | Kaynak: Deadline

Baktığımız zaman Sufjan Stevens kadar seçici ve başarılı çok az müzisyen var. Detroit doğumlu şarkıcı ve şarkı yazarı, akustik müzikten elektronik müziğe, tek başına olan performanslardan başka sanatçılarla olan düetlerine kadar her alanda sıkı bir çalışmayla işin içinden çıkıyor.  Bu yüzden Luca Guadagnino’nun Call Me by Your Name’in film müziği için Stevens’ı düşünmesi bir sürpriz değildi. Guadagino “Filmi Sufjan Stevens’ın sesiyle bütünleştirmek istedim” dedi.

Ancak şimdiye kadar Stevens hiç uzun metrajlı bir filmin müziğini oluşturmamıştı. “Her zaman filmler için müzik yapmaya direndim” dedi. “Sanırım bunun sebebi sinemada müziğin rolüne her zaman şüpheci bir şekilde yaklaşmamdı. Ancak Luca bir istisna, çünkü o müzik ve sesi oldukça şiddetli ve büyük bir ustalıkla kullanan, filmlerini müziksiz hayal edemediğiniz nadir yönetmenlerden birisi.”

Ve Stevens kendi kuralını Call Me by Your Name için bir değil tam iki şarkı yaparak bozdu. Birincisi, “Mystery of Love”, Elio ve Oliver arasında tomurcuklanan romantizmin zeminini oluşturuyor.

İkinci şarkısı olan “Visions of Gideon”, filmin sonunda ortaya çıkıyor ve Elio’nun yolculuğunun derin üzüntüsünü yansıtıyor.

Call Me by Your Name bir romandan uyarlandı. Luca sana gelmeden önce romanı okumuş muydun?

Okumamıştım. Senaryoyu göndermeden önce okumak için romanı bana gönderdi ve hoşuma gitti. Ancak senaryoyu gönderdiği zaman onunla ilgili bazı sorunlar yaşadım çünkü seslendirme vardı. Bunu size söyledi mi?

Bize romandaki iç monologla mücadele ettiğini söyledi çünkü bu roman için temelmiş.

Evet doğru. Monologu eski Elio’dan almışlardı, ve bu seslendirmeye katkıda bulunmam için ilk iş olarak Elio’yu benim seslendirmemi istemişti. Ayrıca bana filmde hikayede bir mola verirmişçesine bir ozan gibi gözüküp şarkıyı seslendirmemi isteyip istemediğimi sordu.  Ona döndüm ve dedim ki “Bence bu seslendirmeyi yapmak bir hata. Şarkıyı söylerken olayı kesintiye uğratmam kesinlikle bir hata”. Bu yüzden ona“ Sana birkaç şarkı yazacağım, ama benden bunun dışında bir şey bekleme.” dedim ve o da kabul etti. Onun ilk editini gördükten sonra bana “Haklıymışsın, monoloğa ya da kesintiye ihtiyaç yokmuş” dedi.

Filmde önceki şarkılarından biri olan “Futile Devices”in remix versiyonu da kullanıldı. Bu senin fikrin miydi yoksa Luca’nın mı?

Onun fikriydi. En başından beri o şarkıyı kullanma fikrine kapılmıştı. Şarkı enteresan şekilde filmin yapısıyla çok iyi bir uyum içine girdi. Hoş bir rastlantı.

Film için iki şarkı yazdım ve onları yazdığımda herhangi bir görüntü görmemiştim, bu yüzden bunların nasıl kullanacağından emin değildim. Şarkıları teslim ettim ve onun yaptığını bildiğine güvenmek zorundaydım. Ve tabii ki, onun tüm filmlerini izledikten ve müzikle nasıl harika işler yarattığını gördükten sonra, aklımdaki bütün soru işaretleri yok oldu.

Doğruyu söylemek gerekirse, Timothée filmin final sahnesi çekilirken gerçekten de kulaklıkla “Visions of Gideon” dinliyordu. “Mystery of Love” ile birlikte bu iki şarkı bu ilişki için bir destekti sanki. Bu tasarlanmış bir şey miydi?

Başka bir hoş rastlantı daha. Burada biraz evrenin olaya el attığını hissediyor gibiyim, ya da Luca’nın yönetmen olarak ustalığının bir kanıtı var. Kendisi çok zeki birisi. Gerçekliği çok net bir şekilde görebiliyor ve onun vizyonunu ya da otoritesini asla sorgulamazsınız.

Annen ve üvey baban için yazdığın Carrie & Lowell albümünde olduğu gibi, “Mystery of Love”da da Oregon’a göndermeler var. Bu iki yeni şarkı Carrie & Lowell ile aynı duygusal boşlukta mı oluştu?

Kesinlikle. Aslında Luca ile ilk konuştuğumda, Carrie & Lowell albümüm için bir turnedeydim. Bu iki şarkıyı yazarken de bu turdaydım ve bu yüzden şarkılar bir şekilde bu dünyayla ilişkilendiler.

Carrie & Lowell annenin ölümünden dolayı duyduğun üzüntüden dolayı meydana geldi. Bu şarkılar da aynı duygusal aşırılıklardan mı oluştu? Hepimiz ilk aşkın zevkini ve acısını biliriz.

Evet. Carrie & Lowell’ı yazma süreci oldukça yıkıcıydı. Ve benim için ne bir arınma, çözüm ne de bir uzlaşma sundu.

Mystery of Love’da ve çalışmalarınızda kuşlara göndermeler var. Onlar neden sizin için böylesine üretken bir ilham kaynağı?

Belki de özgürlük sembolüdür, mutlak özgürlük. Bazen yerçekimi yüzünden çok fazla sıkıştığımı hissediyorum. Her zaman kutsallığa saplantılı olmuşumdur ve bence kuşlar kutsal yaratıklar, çünkü onlar gökyüzüne yükselebiliyorlar. Yeryüzünde bedenimizin içinde kapana kısılmışken, dünyanın gerçekliğini ve ölümümüzü hesaba katmak zorunda olduğumuzu hissediyorum. Benim için kuşlar, mutlak özgürlüğün ve aşkınlığın sembolü.