15.12.2016

Tereddüt: Güzel Memleketimde Kadın Olmak

Erkek Egemen Toplum Paydası

Yeşim Ustaoğlu‘nun senaryosunu yazıp yönetmenliğini yaptığı, Türkiye galasını 53. Antalya Film Festivali‘nde yapan ve teknik, oyunculuk alanlarındaki ödülleri süpüren son filmi Tereddüt (Clair-Obscur), farklı geçmiş ve yaşama sahip iki kadını erkek egemen toplum paydasında buluşturuyor. Ülkemizin hali hazırdaki pek çok sorununun en köklülerinden olan ve hatta meşrulaştırılmaya dahi çalışılan erken yaşta evliliği ve kadına şiddeti merkezine alan film arkaplana yerleştirdiği suyun karayla verdiği savaşla da paralel ilerleyen iki ayrı anlatım sunuyor.

Tereddüt’ün özneleri, farklı yaşantıları olan iki kadın; Elmas ve Şehnaz. Elmas muhafazakar toplumda yetişen, yaşı büyütülerek erken yaşta evlendirilen birçok kadından yalnızca biri. Okul arkadaşı karşı apartmanda ideale uygun, çocukluğunu doya doya yaşadığı bir hayat sürerken Elmas kocasının hasta annesine bakıp ev işlerine yardım etmek, gece ise kadınlık görevini yerine getirip evlilik denen olguyla meşrulaştırılan tecavüze ses çıkarmamak zorundadır. Diğer tarafta ise baskıcı toplumdan sıyrılıp bireysel ve ekonomik özgürlüğünü kazanmış, kaderini kendi çizip yaptıklarından dolayı kimseye hesap vermek zorunda olmayan Şehnaz’ı görürüz. Birbirine oldukça zıt karakterde gözüken bu iki kadın filmde hasta/doktor ilişkisinde bir araya gelirken bireyin ne kadar değişmeyi başarırsa başarsın toplumsal baskının nefesini hep ensesinde hissedeceğini yüze çarpıyor.

Ülkemizde kadına yönelik şiddet ve erken yaşta evlilik hakkında yapılan birçok film (eser) genellikle toplumumuzdaki muhafazakar kesime mercek tutmayı seçiyor. Evet, sorunun en çok suyüzüne çıktığı bölge orası olsa da bu problemleri yaşam kalitesi, inanç, bireyin özgürlüğü ile kısıtlandırmak yanlış bir söylemi ortaya çıkarıyor. Tereddüt bu hataya düşmüyor ve problemin kişilerden ve yaşamlarından bağımsız, daha temel olduğuna dikkat çekiyor. Kadına şiddetin yalnızca fiziksel olmadığını, fiziksel boyutun psikolojik ve baskıcı şiddetin bir sonucu olduğunun altını çiziyor. Film, erken yaşta evliliği muhafazakar yaşam üzerinden sunsa da ulu orta bir felakete dönüşmedikçe ses çıkarmayan kapı komşuları, iş arkadaşları, bölge halkı oldukça bu iğrençliğin sonunun gelmeyeceğini ve hatta yasaya dönüştürmeye çalışacak cesaretin ortaya çıkacağını vurguluyor. Belki de gündeme gelen konulara ah vah edip vicdan masturbasyonu yapmaktansa gündemi belirlemek gerektiğini söylüyor.

Şehir dışında, küçük bir bölgedeki hastanede psikiyatrist olarak çalışan Şehnaz, özel yaşamını iş hayatından izole etmeyi başarmıştır. Şehirde sevgilisi Cem ile birlikte yaşayan Şehnaz karikatürize edilmiş bir modern hayatın temsilini yaşıyor. Muhafazakar toplumun karşı çıktığı alkol, evlilik dışı ilişki gibi konularda özgürlüğüne kavuştuğu gösterilen Şehnaz’ın bu baskıdan kaçamayacağı film ilerledikçe açığa çıkıyor. Cem tarafından herhangi bir fiziksel şiddete maruz kalmayan Şehnaz’ın ilişkisi kağıt üzerinde oldukça ideal dursa da ortaya bir sorun çıktığında değişen tavırlarla gerçeği görüyoruz. Yaşadığı felaket sonrası hastaneye gelen Elmas’la ilgilenen ve tedavi etmeye çalışan Şehnaz’ın da temelde aynı problemle mücadele ettiğini tanık oluyoruz.

Tereddüt’ü özel kılan bir diğer yönüyse konuya tek taraflı bakmamayı başarması. Erken yaşta evlilik ve kadına yönelik şiddete değinen bir film olmasına rağmen başkalarına da hata payı biçmesi. Şehnaz’ın yaptığı yanlış seçimler ya da Elmas’ı evliliğe sürükleyen süreçte annesinin ses çıkarmayışı bunlardan bazıları. Tereddüt, kimsenin mutlak iyi ya da mutlak kötü olmadığını, sorunun temelinin toplumsal olduğunu bu şekilde de vurguluyor. Elmas’ın esas korkusunun kendi geleceği değil kardeşinin de aynı dipsiz kuyuya düşme ihtimali olması yaşanılanların her gün her yerde karşımıza çıktığını gösteriyor.

Filmin Yıldızı Ecem Uzun

Filmin en çok övülmesi gereken özelliğini sona bırakmak istedim, oyunculuklar. Funda Eryiğit, Şehnaz karakterinin kendi ayaklarının üzerinde durmasına rağmen tekinsiz ruh halini gerçekçi bir şekilde yansıtmayı başarmış. Mehmet Kurtuluş da ne kadar modernleşilse de her erkeğin içinde yatan baskıcı tavrı… Ancak filmin yıldızı şüphesiz Ecem Uzun. Elmas karakterine hayat veren Ecem, film boyunca ürkeksi tavrıyla başına gelenlerle mücadele ederken Şehnaz’la gerçekleştirdiği terapi sahnesindeyse ülkedeki son yılların en etkili oyunculuğunu sergiliyor. Elmas’ın hayatını değiştiren, kişiliğini oluşturan o kararı direk bize geçiren sahne filmin de bel kemiğini oluşturuyor.

Ataerkil düzende hayatta kalmaya çalışan iki kadının hikayesini anlatan Tereddüt, finalinde bir sonuca bağlanmayarak çözümü izleyicinin bulmasını istiyor. Yalnızca orada sorunun abes bir şekilde durduğuna ve  böyle giderse ilelebet duracağını vurguluyor.