02.11.2019

Terminatör: Kara Kader – Gelecek İçin Bir Kez Daha

Yazarın Film Puanı: 10/7

Star Wars, Back to the Future, The Matrix, Alien ve de The Terminator… Bilim kurgu ve seri filmler denince akla ilk gelen yapımlar hiç kuşku yok ki bu yazdıklarımız sayılabilir. Sinemayla uzaktan veya yakından ilgilenen birinin dahi izlediği filmleri ele alsak hiç kuşku yok ki bu filmlerden büyük çoğunluğunu gözü kapalı söyleyebiliriz. Sinema tarihinde kendine yer edinmiş bu seri filmler zamanının çok ötesinde konuları işleyerek izleyenler için bambaşka bir yerde konumlanmış ve hep özel olmuşlardır. Aradan geçen onca zaman sonra bazılarının devam filmleri çekilen veya çekilme planları yapılan bu filmlerin serideki yeni halkalarını kimi zaman büyük bir beklentiyle karşılarız. Ne yazık ki serinin ilk filmlerindeki o tadı da alamayız ve yıllar önce izlediğimiz o güzel filmler mazide tatlı bir anı olarak kalır.

The Terminator filmi de çekildiği ilk yıllarda büyük bir sükse yapan ve sonraki yıllarda da adeta efsane haline gelmiş bir film serisi. Bundan tam 35 sene önce yani 1984 yılında The Terminator ismiyle başlayan seride 2019 yılına geldiğimizde ise The Terminator: Dark Fate (Terminatör: Kara Kader) isimli altıncı filmle buluştuk. Deadpool‘un yönetmeni Tim Miller‘ın yönetmen koltuğunda oturduğu, oyuncu kadrosunda Linda Hamilton, Arnold Schwarzenegger, Mackenzie Davis, Natalia Reyes ve Gabriel Luna‘nın yer aldığı serinin yeni filmini sizler için değerlendirerek artı ve eksi yönlerini ele alacağız. Hazırsanız başlayalım.

Efsane Geri Döndü

Film, gelecekten gelen terminatörlere karşı mücadele eden Sarah Connor ile insan-cyborg hibridi Grace’in, T-1000’in güncellenmiş hâli bir terminatörün peşinde olduğu genç bir kızı korumaya çalışmalarını konu ediniyor. Sarah Connor karakteriyle özdeşleşen Linda Hamilton ile serinin yüzü konumundaki Arnold Schwarzenegger’in yeniden bir araya geldiği film, beklentileri rahatlıkla karşılayabilecek düzeyde olduğu söyleyenebilir. 2017 yılında serinin haklarını geri alan James Cameron‘ın yapımcılığını üstlendiği film, 1991 yapımı Terminator 2: Judgment Day‘den sonra çıkan terminatör filmlerini görmezden gelerek, Cameron’ın yönettiği ilk iki filmin devamı niteliğinde olması yönüyle de büyük bir önem arz ediyor. Serinin ilk iki filminden sonra çekilen diğer filmlerin beklentileri karşılamadığını düşünürsek bu filmi serinin en beğenilen iki filmine en çok yaklaşan film olarak görmek de hiç yanlış olmaz sanırım.

Geçmişin Acı Dolu Yanları

T-800 rolüyle Arnold Schwarzenegger ve Sarah Connor karakteriyle Linda Hamilton’ın geri döndüğü filmin açılış kısmı ile serinin ikinci filminde küçük bir yolculuğa çıkıyoruz. Bu kısa hatırlatmadan sonra Sarah Connor, John Connor ve Terminatör’ün başrolünde olduğu küçük bir bölüm izliyoruz. Bu bölümde yaşanan ve serinin ikinci filminde yer alan üç ana karakterin gelecek yaşamlarını da belirleyen olayın, bu üçlünün ikinci filmdeki fiziksel görünüşleriyle bizlere sunulması bir an için adeta tüyleri diken diken ediyor.

Yıllar Sonra Yeni Bir Heyecan

Serinin ilk iki filmindeki olayların gelişimi ve hikâyenin devamlılığının sağlanması yönünden baktığımızda ise bu filmin seriye herhangi bir katkı ve ilerleme sağladığını söylemek biraz zor olur açıkçası. İlk iki filmdeki gelişim bu film nezdinde devam etmiyor ne yazık ki. Aksine, serinin ilk filmindeki Sarah Connor’ın hikâyesinin çok benzer bir halini bu filmde Meksika’da ağabeyi ve babası ile yaşayan, başına geleceklerden habersiz, standart ve göze batmayan bir yaşam süren Dani Ramos karakteri üzerinden izliyoruz. Heyecan uyandıran yeni bir hikâye ortaya koyamasa da anlattığı hikâyeyi yüksek verimlilikle anlatmayı başaran film, seyircinin serinin ilk filmindeki o tadı almasına yardımcı olmayı başarıyor.

Yeni ve Gelişmiş Bir Terminatör: Rev-9

Hikâye kısmında yapamadığı yeniliği Dani’yi yok etmek için programlanarak dünyaya gönderilen gelişmiş terminatör üzerinden yapmayı başaran film, bu yönüyle takdir toplamayı başarıyor. İlk filmde izlediğimiz T-800 ve ikinci filmde özellikleri bir hayli gelişen T-1000’in ardından bu filmde de T-1000’in güncellenmiş hali olan ve ikiye bölünme gibi oldukça üst düzey bir özelliğe sahip olan rev-9 model bir terminatör yer alıyor. filmdeki Rev-9 modelinin gücü ve özelliklerinin başarılı bir şekilde çizilmesi filmin aksiyon yönüne de etki ederek son dakikaya dek temposu düşmeyen bir iş ortaya çıkarıyor.

Artısıyla Eksisiyle

Filmin aksiyon yönü hiç azımsanmayacak derecede başarılı sayılır. Serinin ikinci filmindeki aksiyon faktörünün bir benzeri kadar başarılı birçok sahneyi bu filmde de izliyoruz ve özellikle kovalamaca sahneleri büyük bir heyecan fırtınasına dönüşüyor. Aksiyon kısmının yanı sıra tıpkı ikinci filmde olduğu gibi dram ve mizah yönünün de dengeli bir biçimde işlenmesi seyirciyi tatmin etmeyi başarıyor. Özellikle Arnold Schwarzenegger’in filme dahil olduğu ilk yarıdan itibaren onun hayatındaki değişimlerle beraber karşılaştığımız manzara üzerinden sunulan mizahi yön iyi kotarılmış.

Filmin oyunculuklarına gelecek olursak söylenecek çok bir şey yok açıkçası. Serinin yüzü olan Arnold Schwarzenegger’in yanı sıra bu filmle beraber Linda Hamilton’ın da geri dönmesi filmde kaliteyi artıran en önemli faktörlerden biriydi açıkçası. Bunun yanı sıra filmde bu iki isme eşlik eden genç isimlerin başında gelen Mackenzie Davis de filmdeki performansıyla adından övgüyle söz ettiriyor desek abartmış olmayız sanırım. Halt and Catch Fire dizisiyle dikkatleri üzerine çektikten sonra The Martian, Blade Runner 2049, Black Mirror gibi yapımlarda rol alan Davis’in performansı ilerleyen kariyeri ve yer alacağı projeler açısından da büyük önem arz ediyor. Oyunculuk anlamda şahsi kanaatimce rolüne tam anlamıyla oturmayan ve birazcık eğreti duran Dani rolündeki Natalia Reyes ise performans anlamında diğer isimlerin aksine biraz daha geride kalıyor.

Terminatör serisini özel kılan detaylardan biri olan başarılı müzik kullanımı bu filmde de kendini belli ediyor ve diğer unsurlara ek olarak filmin başarılı olmasında önemli bir katkı sunuyor.

Bünyesindeki ufak tefek pürüzleri çok büyütmediğimiz takdirde oldukça sağlam ve serinin ilk iki filmine yakın bir yapım çıktığı rahatlıkla söylenebilir. Uzun bir aradan sonra gelen devam filmine (aradaki filmleri saymazsak) göre oldukça iyi kotarılan film, özellikle aksiyon sahneleri ile kendine bağlamayı biliyor. Terminatör serisini izleyen bir sinemaseverin özellikle büyük perdede mutlaka deneyimlemesi gereken film, büyük beklenti ile izlenmediği takdirde çok yüksek keyif alınacak bir yapım.