07.05.2016

The Jinx: The Life and Deaths of Robert Durst

HBO’nun 2015’in başlarında yayınladığı “True Crime” türündeki belgesel serisi The Jinx, ABD’de büyük ses getirdi. Bunun sebebi ise yapımın kalitesi vs. gibi faktörlerden ziyade değindiği konu. New York’un emlak zengini Durst ailesinin en büyük oğlu Robert Durst‘ün sırlarla dolu geçmişini araştıran yapım, her bölümde olayın farklı bir ayağına odaklanarak altı bölümde tüm sır perdesini aralıyor.

Öncelikle Robert Durst’ü ve geçmişini tanıtmak gerekirse; Durst, 1973’te Kathie McCormack ile evlenir. Aile ilişkileri iyi olmayan, kardeşleriyle sıkıntılar yaşayan Robert, şirketten uzaklaşıp Kathie’yle birlikte Vermont’a taşınır. Yıllar geçtikçe çiftin arasındaki ilişki bozulur ve kavgalar başlar. 1982’de ise Kathie bir anda ortadan kaybolur. Bu durumun en büyük şüphelisi Rob olarak gözükse de onu suçlayacak herhangi bir kanıt bulunamaz. Kathie’ye ne olduğu üzerinden 30 sene geçmesine rağmen hala belirsiz. 2000’de polis bir ipucu üzerine Kathie McCormack dosyasını tekrar açar. Bir mafya babasının kızı olan Rob’un yakın arkadaşı Susan Berman‘la konuşmaya karar verirler. Fakat bu görüşmeye kısa bir süre kala Susan evinde ölü bulunur.  Yaklaşık 1 yıl sonra ise Morris Black isimli birinin cesedi parçalara ayrılmış şekilde bulunur. Kanıtların peşine düşen polisin karşısına yine aynı isim çıkar, Robert Durst.

Bu belgeselin oluşmasına ise bir yerde yine Rob sebep oluyor. Andrew Jarecki, 2010 yapımı All Good Things filminde Robert – Kathie ve malum kayboluş hikayesini konu alır. Farklı isimler kullanılsa da Ryan Gosling ve Kirsten Dunst gibi isimlerin oynadığı film ses getirir  ve Rob filmi izledikten sonra Jarecki’yi arayıp röportaj yapabileceklerini iletir. Jarecki de bu fırsatı geri tepmez ve 30 yıllık gizemin peşine düşüp, konuyla uzaktan yakından alakası olan herkesle görüşmeler yapar, deliller toplar ve belgeselleştirir.

Altı bölümden oluşan yapım, her bölüm dosyanın farklı bir tarafını odağına alıyor. Robert’ın çocukluğu, ailevi durumları, Kathie’yle ilk yılları, Susan Berman’ın hayatı, Susan – Rob ilişkisi, Morris Black, Jarecki-Rob röportajı… Bu konulara değinirken de gerçek mahkeme sahneleri, gerçek mekanlar, mahkemedeki jüri üyelerine varan röportajlar, birebir gerçekçilikteki canlandırma sahneleriyle de ilgiyi artırıyor.

*yazının bundan sonrası spoiler içerir, izlemeden okumayınız*

Finalde el yazısının ispatıyla karşılaşan Rob’ın verdiği kaçamak cevaplar ve devamındaki lavaboda mikrofonların açık olduğunu unutup kendi kendine yaptığı itiraf, izleyiciyi oturduğu yere çivileyip dehşete düşmesine sebep olsa da olayın kurgu olma ihtimalini de akıllara getiriyor. 30 yıl boyunca yakalanamayan, arkasında iz bırakmayan zeki bir psikopatın açık mikrofonla yakayı ele vermesi biraz ucuz duruyor açıkçası. Bunun da ötesinde tüm bu belgesel girişiminin Rob’ın Jarecki’yle röportaj yapmak istemesi üzerine başlaması ve bir nevi kendi ayaklarıyla bu topa girmesi Rob’ın bu kadar yıllık kaçış üzerine görkemli bir final yapma isteği şeklinde de açıklanabilir.

Dizinin final bölümünden bir gün önce, 14 Mart 2015’te Robert Durst kaçma ihtimali bulunduğu için tutuklanır. Daha önceki suçlamalardan maddi gücü, zekası ve jürinin yanlışları sayesinde kurtulan Rob’ın bu sefer kurtuluşu yok gibi. Belki de Rob’ın da istediği budur, kim bilir. Çünkü bu psikolojideki insanlar için çoğu zaman esas eğlence yakalandıktan sonra başlar.