06.01.2017

The Sea of Trees: Kayıp Ruhlar

Good Will Hunting, My Own Privato Idaho, Milk gibi filmlere imza atan Amerikalı başarılı yönetmen Gus Van Sant‘in son filmi olan Sonsuzluk Ormanı evlilik, pişmanlık ve intihar konularına odaklanan, bunların karşısında yaşamı ve özveriyi yücelten bir film. Matthew McConaughey, Naomi Watts ve Ken Watanabe‘yi başrollerde gördüğümüz filmin tamamına yakını  Japonya’nın Fuji dağındaki mistik bir ormanda geçiyor.

Ölmek için harika bir yer…

 Arthur Brennan (Matthew McConaughey) onu aldattıktan  sonra bu durumu kaldıramayan, iyiden iyiye alkol bağımlısı olan karısı ile sürekli tartışan, mutsuz bir bilim adamıdır. Karısının kanser olması üzerine evlilikleri yeniden şekillenen çift, kısa zamanda birbirlerini tanımadıklarını fark ederek, hayatlarında kavgasız, yeni bir başlangıç yaparlar. İşler düzene girmeye başladığında trajik bir olay sonrası karısını kaybeden Arthur, yaşama amacını kaybederek karısının ondan istediği şekilde, ölmek için harika bir yere, Japonya’daki sonsuzluk ormanına gider. Ormanda Takumi Nakamura adlı bir adamla tanışan Arthur, çokça acıların yaşandığı, dünyanın çoğu yerinden insanın gelip intihar ettiği veya yolunu kaybedip öldüğü bu uçsuz bucaksız, gizemli ormanda yaşadığı olaylar sonrasında hayata tutunur ve yoluna devam edebilmek için yeni bir amaç bulur.

Kayıp Ruhlar…

 Sonsuzluk ormanı, Arthur’un dünyasını simgeleyen koca bir dünya aslında. Kendi içsel arayışında boğulan, suçluluk duygusunu atamayan Arthur’un bu ormanda da kaybolması bu yüzden ironik. Bu arayış, tıpkı What Dreams May Come filmindeki Robin Williams‘ın arayışı gibi; sevgiyi, güveni ve özveriyi yücelten cinsten. Filmin verdiği mesaj ise açık: ne olursa olsun, sevdiklerimiz bizimle beraber ve hayat yaşamaya değer. Konusu böylesine net olan bir filmde izlerken aldığınız en büyük keyif ise Japon kültüründeki fantastik öğelerin filme kattığı anlamlar. Bu bağlamda kaybolmuşluklarından arınıp huzur bulan ruhların bir kayanın üzerinde çiçeğe dönüşmesi, ya da en umutsuz anda yaşama değer katan yol arkadaşları filmin dramatik yapısını oldukça güçlendirdiği söylenebilir.

İzlenmeye değer bir film…

Filmdeki oyunculuk ise genel olarak güzel. Gerek geçmişteki çiftin tartışma sahnelerinde, gerekse ormandaki hayatta kalma mücadelesinde özellikle McConaughey’in performansı ön plana çıkıyor. Ayrıca yönetmenin ağaçlarla bezeli doğadaki gece sahneleri çekimleri oldukça etkileyici.  Bunlara karşın filmin temposu oldukça yavaş ve bazı sahnelerde diyaloglar filmi şişiriyor. Yine de verdiği güzel mesajlarla, büyüleyici manzaralarla dolu, farkındalık yaratan bir film var karşınızda. Kesinlikle izlemeye değer.